I
Ben bir kez de dinimi kaybetmiştim böyle.
II
Din ki, acısı hâlâ dinmez içimde.
III
Soluk resimlere bakarken, yaslı bir gün batımı…
I
Ben bir kez de dinimi kaybetmiştim böyle.
II
Din ki, acısı hâlâ dinmez içimde.
III
Soluk resimlere bakarken, yaslı bir gün batımı…
Gecelerimizin kalbinde neden arıyorsun beni sanki
Kalayım tek başına dövüşeyim cinlerle perilerle ne olur
Ne olur o uğursuz yıldızlardaki nefret bulutları içinde bırak beni
İşte kutup rüzgârlarının dilinde vardı bak hep bahar türküleri
Onlar akbaba kanatlarının üzerinde şimşek gibi geldi ve geçti
Onlar o unutulmuş vahşi ülkelerin uzağından çok eski
kumları ısıtan güneş
ve alnım bir iz kalsın diye
geçip gitmediğim de oldu
durduğum
dinlediğim
her uçan kuş her akan çay
ellerimiz, bir deliliği çalabilmeli; kevin kern´li bir piyano
gibi. ama farjad´lı bir keman akışında,
başın omza sindiği
coşku:
en büyük seyircisidir açıklık orkestramızın doğa,
utanmaksa; onların.
değil miydi sevişmesi kuşların da böyle?
yanağı´nda gamzegül boyları.
meydan: rastlaşılar meydanı!
çekince göz kapak kalkan,
dermişler kim gibi
hem sevinç hem üzünç birlik;
sorular savaşırlarken özet akıl,
talan bir kenti kılmak iyi:
“…özlem mi? onun zil sesine benzeyen adını iki ucundan çektikçe, yukarıdan bırakılmış denli azalıyorum….” (Üstad E. K. dokundu yaraya…)
yoksul çırparak ırmak dolu nefes yola çıkma vakti
zincir kemik ağrı tüy çekik tırnak kum
deniz gıcırdar umut son dans pütür
atan uzak yurdun el tütünde ileri
yabanıl şiddet usul ten kifayet
bunalım geri tepilen söz
kime gerek..
(ben hayran değilim…)
Şiir dışındaki bilgi biçimleri, eşya düzeni dediğimiz sürekliliğin bir parçasıdır. Çünkü varlık nedenleri olaysallığa dayanır. Daha açık bir deyişle “olay mantığı” denebilecek algılama biçimine. Bu dayanak, aynı zamanda içeriği oluşturan nesnel bağ konumundadır. Sözgelimi olaysız gazete düşünemeyiz. Hukukta olay vardır. Matematikteki, felsefedeki ve iktisattaki olaya problem diyoruz. Sosyoloji ve psikoloji de olayları inceler. Tarih de çözmek zorunda olduğu olaylar ve problemlerle uğraşır. Roman, öykü ve masal gibi anlatı türleri de.
Devamını okumak için »
bir adam vardı
şehri arkasından kovalardı
o şimdi yine eskisi gibi bir sigara yaktı
bir adam vardı
anlatmak istediği çok şey vardı
bütün anlatmak istediği yıldızların arasında kaldı
yüzün
güvenli bir bölge gibi
duruyordu
en pahalı silahlarla korunan
karşıda
yine de sordum sana
"benimle gelir misin?"
durduğum yerden bakınca hayat
başkalarının, bize yaşamak kalır; kıyısında,
kıyısında gerçeğin ve umut saflığında ölgün
beceriksizlik bekler bağrında bir taş
gibi çökerek kendi içine..
tut! bu sarmaşığın iki ucu boşlukta. ne diye ben uçmayı ..