Devamı »
Kasım, 2008 Kategorisi için Belgelik
Tamburî Bir Ozan’Nû
Ama şimdi tamburası gecenin,
çalınır ölümler büyüyor Ozan
Sokağı ‘nda bir ölücü;
bunu kimselerin bilip görmediği
hançer!
"Sesinde can kırığı tünemiş" kuşudur,
vurup kalbini kanla düştüğü kendinin
fotoğrafı O, çekişim Karayer’de;
ağzında karanfiller, aralıkta gökgözü
Nû çiziyor tutuşurlu yıldızlara; gülleyin!
Tersi ve Düzü
Ussuz, yalnızca site yazarlarının değil, isteyen herkesin katılabileceği yeni bir bölüm açmaya karar vermiştir: “Tersi ve Düzü”. Burada; tartışılması, sorgulanması yahut açımlanması gerektiğini düşündüğümüz kimi edebi olay, durum, sorun ya da kavramlar etrafında çeşitli görüş, eleştiri, deneyim ya da gözlemlerin paylaşılması yoluyla belirli bir açıklığa varılabilmesi amaçlanmakta/umulmaktadır. Açılan konu başlıkları site yönetimince hiçbir zaman kapatılmayacak, Ussuz’un yayın seyri boyunca yeni katkılara açık olacaktır.
Devamı »
MÜZİK I
I Devamı »
Ortak bir dünyamız var diyorlar
ortak bir işaretler sistemi mi rüzgâr
uyku sesleri arasındaki yolculuğumuzda
ne sonsuzluğa ne de genel bir başlangıca doğru dikilmiş ağaçlar altında
bir yastığa baş koymak gibi uslu bir duygu çocuklarımızda
bana bir ateş çemberi çizdilerse sana da çizdiler
imece işi hayal devşirmeye yatanların ülkesine bahar gelmiş
bir katkı belki bir uygulama modeli bir çiçek mahşeri
ve yeryüzü bir galeri
Sur
taş at da düşür beni eller ıslık uzun ip
anne kudüs taşı at da düşür beni teller
mili çekilmiş tekerlek misinası çözük yüzün
sönen gözleri oğlu ibran apansızın düşmek
uçarak uçarak kıran camını dili ateş
Kelebekler ve II
bu senin dalgınlığın
her şeyin sonunda bir sonsuzluğun resmi olarak
dikey bir kuş resmi gibi duruyormuş havada
ve hayat bir kuyu
çalıntı mezar taşlarından örülmüş bir duvar
ve sen o duvara toslayan bir karınca
ve senin dalgınlığın
bir kıyı boyunca
örümcek yuvalarını bozmak
işte yıldızların ucuyla sınır çizmek
havaya atılmış bir taşın düşerkenki haline bakarak
düşük
düşük düzeydeki sonsuzluğuna
göz ucuyla
Kraliçe Viktorya ve Ben
Kraliçe Viktorya Devamı »
babam ve bütün tütünleri sevmişti seni
ben de seviyorum seni her halinle
herkesin yatağa atabileceği itici narin bakire
gösterişli güvercinler arasında uçan beyaz endam
devasa pembe haritaların aksi mürebbiyesi
bir prensin yalnız ağıtçısı
Kraliçe Viktorya
üşüyorum ve yağmurluyum
bir tren garındaki cam çatılar kadar kirliyim
hiç ziyaretçisi olmayan bir dökme demir eserler sergisi hasretindeyim
istiyorum her şeyin incelikle süslenmesini
çünkü aşkım olacak kız başka oğlanlarla düşüp kalkmakta
Her Uçurtma Bir Kurbandır
Her uçurtma bir kurbandır şüphesiz.
Seversin onu, çünkü sürükler seni
efendim diye diye merhametle,
budalam diyerek de şiddetle;
yaşamakta
ehilleşmiş umutsuz bir şahin gibi
gökyüzünün tatlı derinliğinde
ve istediğin an hızla aşağı çekebilirsin
uysallaştırmak için onu çekmecende.
sapsız bıçak
geldim sana ve kaldım bir şölen gibi
toprağına yayılan çiçeği seçtim dilimden doğma
selama durmuş tepelerde nahif istanbul şehri
geldim sana ve kaldım bir çocuk gibi
seni seviyorum demeyi seçtim çığlıktan doğma
sözcüklere sıkışmış sessiz bir düşbaz pimi
geldim sana ve kaldım bir yarın gibi
umuda susamayı seçtim telveden doğma
üç vakte beş fal sığdırmış camdan mangal külleri
Trapez ve Köprü
Trapez
Rilke’ye
