Kasım, 2008 Kategorisi için Belgelik

1

Çocuk

           Akşam vakti, birbiri ardına sıralanmış teknelerin ışıkları kıyıya vuruyordu. Limanda ağır, tok adımlarıyla uzaklaşarak geceye karışan bıçkın adamların siluetlerini izliyordu çocuk.
            Hava ayaz olup kesiyordu ellerini ayaklarını. Paltoya sarındıkça daha çok üşüyordu. Uzakta, deniz kuşlarının artık azalan çığlıkları karanlıkta, bağıran karaltılar olarak üzerine geliyordu sanki. 
            Ne korkak, ne cesur; kendi başkalaşan adımlarıyla gecenin içinde bir başına. Açık gözü, açık kulağı. Ancak geride kalmış, çok çok uzakta kalmış kalabalık bir evin hayali artık hiçbir şey hissettirmiyor ona. Yarını, yarınki yiyeceğini ve artık isim olmayan isimleri düşünüyor. Birbirinden çözülen ilmekleri. 

Devamı »

0

Tamburî Bir Ozan’Nû

Ama şimdi tamburası gecenin,
çalınır ölümler büyüyor Ozan
Sokağı ‘nda bir ölücü;
bunu kimselerin bilip görmediği
hançer!

"Sesinde can kırığı tünemiş" kuşudur,
vurup kalbini kanla düştüğü kendinin
fotoğrafı O, çekişim Karayer’de;
ağzında karanfiller, aralıkta gökgözü

Nû çiziyor tutuşurlu yıldızlara; gülleyin!

0

Tersi ve Düzü

Ussuz, yalnızca site yazarlarının değil, isteyen herkesin katılabileceği yeni bir bölüm açmaya karar vermiştir: “Tersi ve Düzü”. Burada; tartışılması, sorgulanması yahut açımlanması gerektiğini düşündüğümüz kimi edebi olay, durum, sorun ya da kavramlar etrafında çeşitli görüş, eleştiri, deneyim ya da gözlemlerin paylaşılması yoluyla belirli bir açıklığa varılabilmesi amaçlanmakta/umulmaktadır. Açılan konu başlıkları site yönetimince hiçbir zaman kapatılmayacak, Ussuz’un yayın seyri boyunca yeni katkılara açık olacaktır. 

Devamı »

0

MÜZİK I

I
Ortak bir dünyamız var diyorlar
ortak bir işaretler sistemi mi rüzgâr
uyku sesleri arasındaki yolculuğumuzda
ne sonsuzluğa ne de genel bir başlangıca doğru dikilmiş ağaçlar altında
bir yastığa baş koymak gibi uslu bir duygu çocuklarımızda
bana bir ateş çemberi çizdilerse sana da çizdiler
imece işi hayal devşirmeye yatanların ülkesine bahar gelmiş
bir katkı belki bir uygulama modeli bir çiçek mahşeri
ve yeryüzü bir galeri 

Devamı »

0

Sur

taş at da düşür beni eller ıslık uzun ip
anne kudüs taşı at da düşür beni teller

mili çekilmiş tekerlek misinası çözük yüzün
sönen gözleri oğlu ibran apansızın düşmek

uçarak uçarak kıran camını dili ateş

Devamı »

0

Kelebekler ve II

bu senin dalgınlığın
her şeyin sonunda bir sonsuzluğun resmi olarak
dikey bir kuş resmi gibi duruyormuş havada
ve hayat bir kuyu
çalıntı mezar taşlarından örülmüş bir duvar
ve sen o duvara toslayan bir karınca
ve senin dalgınlığın
bir kıyı boyunca
örümcek yuvalarını bozmak
işte yıldızların ucuyla sınır çizmek
havaya atılmış bir taşın düşerkenki haline bakarak
düşük
düşük düzeydeki sonsuzluğuna
göz ucuyla

0

Kraliçe Viktorya ve Ben

Kraliçe Viktorya
babam ve bütün tütünleri sevmişti seni
ben de seviyorum seni her halinle
herkesin yatağa atabileceği itici narin bakire
gösterişli güvercinler arasında uçan beyaz endam
devasa pembe haritaların aksi mürebbiyesi
bir prensin yalnız ağıtçısı
Kraliçe Viktorya
üşüyorum ve yağmurluyum
bir tren garındaki cam çatılar kadar kirliyim
hiç ziyaretçisi olmayan bir dökme demir eserler sergisi hasretindeyim
istiyorum her şeyin incelikle süslenmesini
çünkü aşkım olacak kız başka oğlanlarla düşüp kalkmakta

Devamı »

0

Her Uçurtma Bir Kurbandır

Her uçurtma bir kurbandır şüphesiz.
Seversin onu, çünkü sürükler seni
efendim diye diye merhametle,
budalam diyerek de şiddetle;
yaşamakta
ehilleşmiş umutsuz bir şahin gibi
gökyüzünün tatlı derinliğinde
ve istediğin an hızla aşağı çekebilirsin
uysallaştırmak için onu çekmecende.

Devamı »

1

sapsız bıçak

geldim sana ve kaldım bir şölen gibi
toprağına yayılan çiçeği seçtim dilimden doğma
selama durmuş tepelerde nahif istanbul şehri

geldim sana ve kaldım bir çocuk gibi
seni seviyorum demeyi seçtim çığlıktan doğma
sözcüklere sıkışmış sessiz bir düşbaz pimi

geldim sana ve kaldım bir yarın gibi
umuda susamayı seçtim telveden doğma
üç vakte beş fal sığdırmış camdan mangal külleri

Devamı »

0

Trapez ve Köprü

Trapez
                                   Rilke’ye

Kendiliğinden atılır köprüler
daha bırak ellerini ovasına
akışan bedenin soluklasın
kesikli görüntüler
 
Ey kara kanatlı
çakıl düzlüklerine kuş biçimliliğin,
gaga: bir uzvudur yaşamda yassılaşmanın
neye dokunsa söylendi güzeli.
 
Toplam 3 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123