Deliler ve Hücre Arkadaşları adlı şiirden seçmeler

Ben, delirene kadar, bir mahkûm olmalıyım. Çünkü mahkûm kıyafeti giydiğim, değil mi?

 
Us, özgür değil. Ama usun içine doğduğu sistem özgür; sistem öylesine özgür ve us da öylesine özgürlük yoksunu ki, sistem ve us bir sona doğru yaklaşıyor.
 
Vicdanımdaki kahpe musluk,
kamburumu ısıran bu kalabalık.
Bu ayakkabılar, bu eski püskü ceket çileden çıkarıyor beni.
Kulüp dansçıları, çığırtkanlar, haydutlar, muhbirler
kamunun cilalı siyah çizmesinde.
 
Devlet kadir-i mutlaktır, sen zayıf düşmüşken acıyla.
İktidar ve üniforma aynıdır birbirinin.
Ağzını kapalı, aklını denetimde tut,
Yürü, uğrumuza hiç kimsenin kesmeyeceği ormanlar içinde.
 
Düşünmeye olan bağımlılığın sonuçlarından hareket edersek, bizi geride bırakmaksızın gerileten anlam sorununa varmış oluruz.
 
Berraklık, en büyük çaresizliğin en büyük berraksızlığa öykündüğü yerde varlık bulur.
 
Kendine hükmedebilen insanın her şeye hükmetme hakkı vardır. Yine de hiç kimsenin kendine hükmetme hakkı yoktur.
 
Ayaklarım düşünür, aklım yürür.
Baştan aşağı bu dünya, geçemez
ötesine çürümüşlüğün.
Ve kentin bizzat kendidir katil.
 
Gözlerimde yasanın kasırgası çakıyor
ısırgan ve keskinliği olan.
Ben kendimin köpeğiyim ve sen sadece eşlikçimsin
şehvetin hücresine kadar takip ettiğim.
 
Sen ne çeşit bir şarapsın, sidik efendim?
 
Çeviren: Hasan Ağan