Her Uçurtma Bir Kurbandır

Her uçurtma bir kurbandır şüphesiz.
Seversin onu, çünkü sürükler seni
efendim diye diye merhametle,
budalam diyerek de şiddetle;
yaşamakta
ehilleşmiş umutsuz bir şahin gibi
gökyüzünün tatlı derinliğinde
ve istediğin an hızla aşağı çekebilirsin
uysallaştırmak için onu çekmecende.

Her uçurtma bir balıktır oltana takılan
balıkların hiç uğramadığı bir gölcükte,
bu yüzden bir çekip bir bırakırsın misinayı dikkatlice
ve beklersin pes etmemesini
ya da rüzgârın kesilmesini.

Her uçurtma son şiirdir yazdığın
ve rüzgâra bıraktığın öylece,
ama göz yummazsın yitip gitmesine
ta ki birileri seni bulana,
başka şeyler yapana dek.

Her uçurtma bir zafer anlaşmasıdır
güneşle yapılması gereken,
dostundur artık açık alanlar
nehirler ve rüzgâr,
o zaman duacısın soğuk gece boyunca,
seyir halindeki kablosuz ayın altında,
onurlu, lirik ve masum olmaklığa.

The Spice-Box Of Earth’den

Çeviren: Hasan Ağan