Ölüm Vaazı

Ve sonunda girilir artık ölümün hükümranlığına
sahnededir manga, geçmişin parantezi,
paragraf ve ayraç, devasa el ve ayrılışı iki sesli harfin;
- nedendir Asur masası? Nedendir kilise minberi,
gürültüyle sürüklenen vandal möble,
hatta sonlara doğru şiddetlenen inziva?

Son bulmak için mi
yarında, fallik bir teşhirin taslağında,
şeker hastalığında, beyaz bir lazımlıkta,
geometrik bir yüzde, ölü bir adamda
ihtiyaç duyan bir vaaza ve bademlere
ki aslında fazlasıyla patates var
ve akışkan bir hayalet, altın gibi parıldayan
ve karın bedeli sıcakla eriyen?
Bunun için mi böylesine ölmemiz?
Bir kez ölebilmek için
her an ölmeli miyiz?
Ve paragraf mı yazdığım?
Ve ilahi parantez mi tırmandığım?
Ve miğferim mi delinen o mangada?
Ve ayraç mı her şeyi içine alan?
Ve iki sesli harfin ayrılışının retoriği mi, el mi
patatesim mi, etim mi, yatak örtüsü altındaki çelişkim mi?

Deli oluşum, kurt oluşum
koyun oluşum ve tam bir at oluşum!
Yazı masasıdır, evet, bütün hayatım; minberdir
aynıyla bütün ölümüm!
Barbarlık vaazı: bu sayfalar;
git gide şiddetlenen bir inziva: bu deri.

Bu şekilde düşünce yüklü, altınsı ve kucak dolusu
savunacağım avımı sesim ve gırtlağımla
iki durumda,
belirgin bir koku içre dua edişimde
ve hareketsizlik içgüdüsüyle yürüyüşümde
kendimle iftihar edeceğim yaşadığım sürece – söylenmeliydi bu;
ve atsineklerim kabaracak gururla
çünkü hem merkezdeyim hem sağda
ve soldayım da aynı zamanda

* Cesar Vallejo’nun yazdığı son şiir. Poemas Póstumos’dan.

Çeviren: Hasan Ağan