YAZDAN KALAN

yürüyorum. yürüyen ben değilim de sanki iki dağın kesiştiği vadiden ovaya doğru hızla devrilen dolunay. ay ki süsü gecenin ve sonsuzluğun tek sahibi. burada doğduğum topraklarda yolunu yitirmiş kentli bir seyyahım. yönünü otlara ve gevenlere sora sora uzatan… elim yüzüm salt uyku. unutuyorum adımlarımı bazen, iyiden iyiye duruldu mu ne!


birden ürkmüş bir yaban domuzu kaçıyor önümden. burnu yerde, koşuyor karşı çalılıklara doğru. kuyruğunu sağrısına vura vura. ya bu dünyaya o ait değil ya da ben… anızın bozuluyor doğanın ritmi. ve alıç ağacı korkunç bir av hayvanı artık. uzun uzun ötüp susuyor omzundaki kuş. sonra silah sesleri… ardı ardına üç kez yırtılıp dikiliyor gece: sus, sus, sus…

 

köpeklerin havladığını duyar gibi olunca irkilerek geliyorum kendime. az kaldı…yürüyorum… şimdi ay beni takip ediyor.