Mart, 2009 Kategorisi için Belgelik

0

nida!

-karaya çakılmış bir aydın balığından-

ey hayat
geç kalmadan kov beni

güllere uzaklık besledim güneşi yerdim
tufanlar hazırladım elimin ayasına hırs için
kale burcunda akreptim ortadoğuda aydın
erk kıskacıyla asıldım külveren coğrafyaya
yangına bakarken buzdağıydım sonrası lâl
masada bilge kesildim meydanda cüruf

Devamı »

0

Trilce

      Bir yer var bu dünyada
kendimle bildiğim, tam da orası,
hiç ulaşamayacağımız.

      Bir anlığına ayak
bassak da oraya
hiç olmamışızdır aslında orada.

      Bir yerdir, görünür
her darlığında bu hayatın,
yürür de yürür tek sıra.

Devamı »

0

SCHIBBOLETH

Almancadan çeviren:
Melahat Kul

Taşlarımla birlikte,
ağlandıkça büyüyen,
parmaklıklar arkasında

sürüklemişlerdi beni
orta yerine pazarın;
oraya,
üzerine hiç yemin etmediğim
bayrağın açıldığı yere.

Devamı »

0

Çöl – L’amour Sentimental

çok üzgün bir adam
uyanmış yorgun
birinin tuhaf rüyasında
eğilip doğrulurken
kumun da gözleri nemli
dalıp kalmış kadar
hatırlanış kadar amansız
rüyasında o günün
uyanmış yorgun

Devamı »

2

sokakların karşılamadığı…

sokakların karşılamadığı soğuk kin
yastığa gömülü tarih
üstümüzde muteber gölgesi
cinsiyetine ilişmiş kıvrımların
adım ötesinde jiletle oynayan kedi…

sevişirken toz toprak sarhoşluk bu defa
arka çıkmayız çirkin yüzlerin ayna yanılmasına
baştan ölürüz kurşunlar ve biz
tavanda asılı içimize çekili
perdeler gibi karmakarışık acele
sevecenliği sigaranın…

Devamı »

3

üçiŞŞŞ

Üç Ayaklı Kedi’nin Hazin Hikâyesi

üç ayaklı gözü – bozuk kedi
yüksük ve şahadet
parmakları kesik
                    ve üstelik
iğnesi büyük ipi ‘Pamuk’
parababası terziye şayet
veresiye vermeseydi tamire
paçalarını ‘pantol’unun
                    bile bile
bir incirin çekirdeklerinin
birbirine değmediğini hiçbirinin
en çok satan ‘gaste’sinde memleketin birinin
manşet olabilir miydi düşünde olsa bile
hatta ve dahi kim başını okşardı
gelip çattığını bile bile
erbain başı uçurtma mevsiminin
?

Devamı »

0

tür bilinci mönüsü

-yahudilere, filistinlilere, ingilizlere, erkperestlere, vb…-

biri seveceği kadar yaşamadı hiç
anladıkça öldürüldü
öteki sevgi penceresi açmak yerine
yoketmekle örüldü

biri sevmeyi istemedi hiç
nefret kapısında öldü
diğeri nefrete vakit bulamadı
sadece öldürdü

Devamı »

0

Aklımın Yolu*

—nasıldı bilseniz… bir, sevince şâhlanırdı uzun
ihtimal ayakları kesilmiş yerden; çılgı sesinde
değil çevresinde, hiçbirşey umra dursun olacak.

-at´layıp da uzamak için en elbet yalnızlığına,
götürecektir öpülü yelelerini -esintiler boyu
arkasında, rüzgârlarının şaşkınlığı ki kim´ler?

Devamı »

0

Hak Söz Veriyorum!

   I. yüzeyüz kırmalar tutkusu olmamış bir dil hiç, kalbi; susku, biraz daha susku.
  II. ölegülünç acılar şakrağıdır bu: biz´i bir piç gibi bırakıp gidiyorlar ibrahim*
 III. ama hiç gelmemiş olmayı verin vardığınız kaç yere; hak söz veriyorum!

  (*Onur AKYIL)

0

Köstekbüken

 o sokakta köstekbüken balığı yüzer

1.
Habeşbaşı sıcak gelip soğuk gitmiştir
Çanakkaleli Melâhat çekmeceye sürülür
siciliyle birlikte
                     Küçük Çekmece’ye

2.
kurtlar kuzulara yem olacaktır
çünkü kuzular keçidir de
                                   günümüzde

Devamı »

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12