SCHIBBOLETH

Almancadan çeviren:
Melahat Kul

Taşlarımla birlikte,
ağlandıkça büyüyen,
parmaklıklar arkasında

sürüklemişlerdi beni
orta yerine pazarın;
oraya,
üzerine hiç yemin etmediğim
bayrağın açıldığı yere.

Flüt,
çifte flütü gecenin:
anımsa, karanlık ikiz kızıllığı
Viyana ve Madrid’deki.

Yarıya indir bayrağını,
anı.
Yarıya,
bugün ve her zaman için.

Kalp:
açık et kendini burada da,
burada, orta yerinde pazarın;
haykır onu, schibbolethi, dışarı,
yurdun yabancılığına:
Şubat. No pasarán.*

Tekboynuz:
haberin var taşlardan,
haberin var sulardan,
gel
götüreyim seni,
seslerine
Estremadura’nın.

_________

*”Geçit yok!” anlamında, İspanyolca bir ünlem.