Çıplak Elle Av II

kuruyorum
kurdum!
ağırlığım ki binince üstüne
bir heykel gibi batıyorum
içtiğim suya kokladığım göğe

ben insan suyunu kuzulardan almışım. ne diye ben ..

bir yokluğa gülümsenmiş, yoksulluk üzre
ayağının kınasıyla
dur durak yok kırgınlığın nimeti
kendini boğazlamakta
bıçaklığıyım ben bu buzağının

sallanır durur, boynunun altında. ne diye ..
(o vakit terbiye olunmuş her hayvan gibi
içmeye dururum
kıysınlar ve yeniden. için bu..)

tırnakları evrenin bütün renkleri
bakışları, o kuzgun susuşu
usumu yararcasına geçti işte
us o mızrak sesiyle kendini biçer
adamını bulmuş bir küfür yerli yerinde

kırgınım, dalımda çürümüş tomurcuk. ne diye ben elmayı ..

(karnımda ölü bir çocuğun yolunu gözlemişim
hesapsız
hayvan olmak fazla gelmiş hayata
o zaman yakarsa aşk yanalım
kendi elimizle kendimizi ..)

(koşmak bir yazık uğraş, taşta. ne diye ben..)

geçer ufuktan kuşlarla beraber fabrika
demir çelik tuğla ve insan kanı
bir tuzak gerekiyor ah hayata
bir tuzak tavşan sessizliğinde
ve cesur olabildiğince

insanlıktan geçerek. ne diye ben..

gözlerimdeki irin kalktı kalkalı
damarımdaki sidik çıktı çıkalı
bunu bilmek üzere
yaşadım yaşadımsa
bakır bir akrebe söz geçirir gibi

dilimde türeyen bu öfkeden kime ne. heyadi[i]! ne diye..

bir beyrut kasidesi yazmak ne mümkün ne kolay
öfke düşünceye üşüşür ve yapmak
kuşkudan mayalanır, heyhat lirik acılar
yaşanmış değil henüz,
yaşanmamış da

boğazlamak gerek o zaman, avlanılacaksa.

harflerim yetmiyor dilime, düşünceme dilim
ben ki dilimle getirirdim
ağır ıslak gecelerde
iki nokta yan yana; bir hayatı

rüya bittiyse bitti, yasını tutalım. ne diye sen..

________________________________________
[i] annesinin çığlığıyla çağırmaktır bir şairi, o ki yakışır. gerisi.. gerisi edebiyat tarihçisinin işidir.