Çıplak Elle Av III

durduğum yerden bakınca hayat
başkalarının, bize yaşamak kalır; kıyısında,
kıyısında gerçeğin ve umut saflığında ölgün
beceriksizlik bekler bağrında bir taş
gibi çökerek kendi içine..

tut! bu sarmaşığın iki ucu boşlukta. ne diye ben uçmayı ..

nerde bağlanmış bir çokluğun suyunu içiyoruz
o zaman dur gitme değil elimizde kalan,
yalnız bir kurdun vurulduğu yerdir işte
durduğum yer
kal, gitme, değil durduğum yer..

yaşasın! bir kere daha törpülendi büyük harfler, büyük dilimde. ne diye bu..

çıplak elle kendini avlar insan avlarsa,
kendini avlar damarını tırnağıyla yırtarak
boğazlamak ya da sunaksız kurban etmek kendini
iki günahkar gibi duruyoruz, günah işlemeyen
[1]

ah kulaklarımda hâlâ; nereye nereye, beni bırakıp nereye? ne diye ben bu yolu..

tırnaklarında bir kırmızı alev gibi gitmenin izleri
düşlerim kanatlarından çoktan vazgeçmiş
göğsümde volkan, acemi, gözyaşların kırıldı
duvarda kalsın yumruklarım.. su, yeni başlayanlar için su..
yansın işte bu sunakta kanım zift, damarım petrol isi

irin içinde yüzdürmekse gövdeyi yaşam. ne diye ben kum ..

 

——————–
[1] omnis definitio est periculosa