“…özlem mi? onun zil sesine benzeyen adını iki ucundan çektikçe, yukarıdan bırakılmış denli azalıyorum….” (Üstad E. K. dokundu yaraya…)
yoksul çırparak ırmak dolu nefes yola çıkma vakti
zincir kemik ağrı tüy çekik tırnak kum
deniz gıcırdar umut son dans pütür
atan uzak yurdun el tütünde ileri
yabanıl şiddet usul ten kifayet
bunalım geri tepilen söz
kime gerek..
(ben hayran değilim…)
şarap aynı bardak ne çok istek düş
kırık mektup apaçık okşayış siyah çalış
yaslı imge aşarken kayıtsız ket
öyle üst baş asılı kapalı bahçe imha..
(soru hayvan kemiğimde kırılan dergâh…)
tutanak sakin ağaç çılgını ciddi bir meyhane
her yerden püsküren kenar yama
işte güçte kısır frenk dargını
göze alınmaz haberdir yüz kızartma
öksürük yeltenme pas perişan..
(çilek severim plastik günah!…)
aczin lanet ayak düzeyi lirik kırçıl kişi dönmeleri kendi protesto bakımında..
tükürük şehri kabul anlam buyruk seti
dikilen harf kapıda basamak yorma
yordamında kalbin telaş hayır
şimdi vurur anın hür temposu özlem çarpan çıplak kapı..
kül günden yakarı dem kopma
zaaf teori ağrı tafra sökülü
yan yana sancı banliyö acısı sorarlar
özlü aşk yazılan kan grubu morfin
neden sonra kafa derisi açık
parça parça tül zavallı temsil
ilgi çocukluk kötüsü loş kin
severim yerime bırakılan meczubu!…


