Zikir

bir ölüyü anıyoruz göz göze gelmemiz böyle
(bir ölüyü anıyoruz kuşlar çok ağır uçuyor)

günışığı yüzümüzün yerini alsa biz de mi gitsek
(bir ölüyü anıyoruz kulağımızda ısrar damlası güneş)

çiğnenmiş gözlerde niyazsız ışık parçaları akamadan kalmış
(bir ölüyü anıyoruz çatlayan kemik dolunan anda)

bilmezmiş yıldızların da göçmen olduğunu yerli kalıklar
(bir ölüyü anıyoruz elimizi duvarda soğumaya tuta tuta)

biliyorum neremi kessem oradan konuşacaksın duraksız
(bir ölüyü anıyoruz kol saatleri namazda kıbleleri yok)

komşularım haklıdır kapımın önü eziktir içerideki başsızdan
(bir ölüyü anıyoruz her türünde içerinin en genişinden kanayan)

meleksi tasarımlar uzun uzun pıhtılaşıyor akşama doğru
(bir ölüyü anıyoruz bundan böyle bütün lambalar yarım)

bir ölüyü anıyoruz kuşlar çok ağır uçuyor
(taşı’yoruz karşılıklı: göz göze gelmemiz böyle)