Ekim, 2009 Kategorisi için Belgelik

0

Mâziperest

Hayal mi gördüm bomboş vagonların içinde uyur uyur gezerken hayal mi
bana eski on paralarını verdi annem şıkır şıkır salladım ağladım

hayatı anlamanın sınırlarına yaklaştığımı biliyorum
ipleri kesilmiş uçurtmaların düştüğü kırmızı ormanı
anlamın yerini tahta atlara bıraktığı son şarkıyı

Devamı »

0

Sadece bir gülü yaslanacak

Kendime oda hazırlıyorum havada
canbazlar ve kuşların arasında:
yatağım duygunun trapezinde
sanki rüzgârda bir kuş yuvası
en son ucunda dalın.

Bir yorgan satın alıyorum en yumuşak yününden
güzel ve özenle taranmış koyunların

Devamı »

2

Çıplak Elle Av IV

kurumuş bir göl gibisin yanılmış gönlüm
tanınmaz dinlenmez sanrılarla gelir sesin
ve bu kırık bir ok gibi dururken ortasında
çığlıklar, öfke dolar dilime
dilime dilimde türkülerden bir pas

ben ki dilimle getirirdim.. ne diye bu sevdayı. boş.

Devamı »

0

gün delik Gülizar

günün deliğini kalbinle yamar gündelikçi Gülizar
yoksulluğun bodrum katında üşür düşleri
rakı rampasını tırmanırken gün boyu kocası
akşam dayak dağları karşılar gündelikçi Gülizar’ı

mülkiyeti aklayamaz silmekle
açlığa barikat avuçları

Devamı »

0

Susmak Gerekmişti

boşluğun sonsuzluğunda yıkanan tanrıların
bittiği yerde başlar yolculuğu suyun

koklayıp ilkelliğin sızısını
kavganın olmadığı bir yel bulmaktı
huyum
yaprağın gizlediği iklime eklenmedi

Devamı »

0

Spinoza Üzerine Bir Mektup

Çeviren:
Erdoğan Kul

Bu dergide şahsıma ithafen yayımlanan son derece yüksek düzeyli makalelerden çok etkilendiğimi ve Lendemanis’nin bu gözü pek davranışından kendi adıma onur duyduğumu belirtmeliyim. Ben de, elimden geldiğince, başından beri ilgimi çekmiş olan Spinoza’ya ilişkin bir sorunu açarak -tüm cesaretimle onun koruyucu kalkanının ardına sığınıp- bu gözü pek davranışınıza bir karşılık vermek istiyorum. Bu, aynı serüvende “yerimi almam” için bir fırsat da olacaktır ayrıca. Büyük filozofların aynı zamanda büyük üslupçular olduğunu düşünüyorum. Felsefenin sözvarlığı üslubun bir ögesiyken; bir yandan ortaya yeni sözcükler sunmakla, bir yandan da sıradan sözcüklere alışılmadık anlamlar yüklemekle üslup, her zaman sözdiziminin bir konusu olmuştur. Ama sözdiziminin kendisi, dizimsel hatta dilsel olmayan (dilin dışında yer alan) şeylere doğru bir tür tazyiktir.

Devamı »

2

hayır

bu sonsuz dönüş bu yollar:
        dağların ağırlığı altında
        büyüyen bu istenç, aklın
        gönlünü çelen yanan rüzgâr
        yorgun soluma: sonrasızlık
        içinde lirik güneş.

yazıyorum: içimde ateşle

Devamı »

0

Sadık Hidayet Alaylı Bir Aldatmaca: Yaşam

          Modern İran edebiyatının en önemli öncülerinden biri olan Sadık Hidayet 17 Şubat 1903 tarihinde Tahran’da aristokrat bir ailede dünyaya gelir. Altı yaşına kadar sevimliliği, cana yakınlığı ve konuşkanlığıyla ailenin ilgi ve sevgi odağı olmasına rağmen altı yaşında birden sessizleşip içine kapanır. O andan sonra yaşamı boyunca iflah olmaz bir münzevidir artık o. En sert, en radikal eleştirilerini bile sessizce, odasına kapanarak, oyun arkadaşlarından kaçarak ve yazarak haykırır bundan böyle.

Devamı »

0

Orda

´´uzasın; bir duruşmak sonrası çatlayacak sabır
ve dağılacak sıvası ev ve ev ellerimizin de.´´

park boylu bir yalnızlık ilk kimde görmüştüm onu
gezinen kendi içinde hep aynı varışın şarkısı
-benim ayaklarım da geçişlerdi, anahtarlardı-
ve hep aynı yere çıkmanın şaşı sabırsızlığı

Devamı »

3

Tesettürlü Cümleler

Saat beş.

Güneşin doğmasına hâlâ saatler var. Yatağın içinde küçük kızımla yatıyorum. O uyuyor, bense televizyonda dün gece canlı yayınlanan tartışma programının banttan kaydını izliyorum. Hükümetin sosyal güvenlik reformu taslağını eleştiriyorlar. Kel profesör, zaman zaman sol kulak memesini çekiştirerek burnuyla oynayarak bir de gözlerini sık sık kırparak söz alıyor.

Devamı »

Toplam 3 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123