ardak

eşyanın ruhuna sığınalım, giz
yalnızlığa, düşünde deli bir fırçanın
eylemsiz bekleyiş, hiçzaman…
çevrilmiş masmavi yorgunluk, hep
uzak ülke gülümsemesi
kaos kuşlarını emziriyor terli cesetler
çürük flamalarında köhnemiş buyurganlık
susboyut, akıl içi varlık
kendimize yalanlar büyütelim
lisanında kırık bir sevinç
insanın insana yorgunluğu
bir deniz gibi ölelim sevgilim, unutulan
ben, hızla çevrilen sayfalar kaydı
alışkanlıklar ağacı, susma
sana kuklaları anlatamıyorum
ip de çürür, boyna aşina