Susmak Gerekmişti

boşluğun sonsuzluğunda yıkanan tanrıların
bittiği yerde başlar yolculuğu suyun

koklayıp ilkelliğin sızısını
kavganın olmadığı bir yel bulmaktı
huyum
yaprağın gizlediği iklime eklenmedi
gün
soyundukça giyindim kelepçelerini korkunun
büyümedi ağacın
yüzündeki neşe / sözü geçmedi umudun

çünkü susmak gerekmişti
ve sustum
ama içimde birikti
bir ömrü bir uçtan bir uca geçen
örselenmiş umudum
hem sessizlikte öyle duru
kol kola ağaçlar ve düşünen
bir nehir uykusuydum

susmak gerekmişti sustum
acının eteğinden kurtarıp elimi
sabrı bir taşta yuğdum
uçurummuş eskiden
aklından nice rüzgarlı düşmeler tuttum