Açık Dilde Manifesto

Çeviren:
Erdoğan Kul
 

Eğer Şeytan’a da Tanrı’ya da inanmıyorsam, bunca güçlü bir yıkma eğilimi duyuyorsam içimde, mantıkça kabullenebildiğim ilkelerin düzeninde hiçbir şey yoksa eğer, asıl neden etimdedir.

Yıkıyorum, çünkü akıldan ortaya çıkan her şey güvenilmezdir benim için. Ben, ancak iliğimi coşturan kanıta inanırım, kendini Aklın yoluna uydurabilen kanıta değil. Düzlemler buldum sinir alanında. Şimdi kanıtları değerlendirmeye hakkım olduğunu düşünüyorum. Benim için, Aklın alanıyla ilgisi bulunmayan saf etin alanında bir kanıt vardır. Akılla kalp arasındaki çatışkı, tam da benim etimde karar kıldı, ama sinirler tarafından sulanan etimde. Ölçüye gelmez etki alanında sinirlerin sağladığı imge, en yüksek zihinselliğin biçimini alıyor -zihinsellik vasfını soyutlamayı reddettiğim. Demek ki ben, içinde şeylerin gerçek ışımasını taşıyan bir kavramın oluşumunu izliyorum, bana yaratma sesiyle ulaşan bir kavramın. Bir imge aynı zamanda Bilgi değilse ve onun açıklığını taşıdığı kadar özünü de taşımıyorsa, beni tatmin etmez. Kopuk kopuk akıl yürütmelerin bitkin düşürdüğü zihnim, yeni, mutlak bir çekim gücünün çarkına kapılmak istiyor. Benim için bu, içinde yalnızca Mantıkötesi katılım kurallarını ve yepyeni bir anlam bulma başarısını taşıyan olağanüstü bir yeniden-düzenleme demektir. Dağınık haplar arasında kaybolmuş ve uykunun birbirine karşıt hayaletlerine derin bir zekâ görünümü sunan bu Anlam, zihnin kendisine karşı kazandığı bir zaferdir ve her ne kadar akıl yoluyla indirgenemezse de, vardır, zihindedir. Düzendir o, zekâdır, kaosun anlamıdır. Ama bu kaosu olduğu gibi kabul etmez, yoruma tabi tutar ve yorumladığı için de elden kaçırır onu. Mantık-olmayanın Mantığıdır. Söylenebileceklerin hepsi bu. Benim açık mantık-olmayanım bu kaostan korkmaz.

Zihne ilişkin hiçbir şeyden vazgeçtiğim yok. Tek istediğim, yasaları ve organlarıyla zihnimi başka yerlere taşımak. Kendimi zihnin cinsel mekanizmasına bırakmıyorum; tersine, bu mekanizmada açık aklın elde edemediği bulguları ayrıştırmaya çalışıyorum. Düşlerin ateşine teslim oluşum, yalnızca, onlardan yeni yasalar türetmek içindir. Sayıklamalardaki zihinsel görüş yeteneğini geliştirmektir amacım, yoksa kâhinliğe filan soyunmaya niyetli değilim.

Ama yarı düşsel bir bıçak bu; içimde tuttuğum, apaçık duyguların sınırına gelmesine izin vermediğim.

İmge alanına ait olan, akıl yoluyla indirgenebilir, imgede kalmaya devam edebilir ya da yok edilebilir.

Yine de imgelerin bir mantığı vardır, imge yüklü canlılık dünyasında daha açık imgeler vardır.

Aklın ani coşumlarında, hayvanların çokbiçimli ve göz kamaştırıcı bir anıştırması vardır. Bu duyarsız ve düşünen toz, kendi içinden doğan yasalara göre düzenlenir; açık ya da engelli aklın ve bilincin alanı dışında.

Yüce imgeler alanında düzgün konuşan Yanıltı ya da maddi hata, bilgi yanıltısından daha az var değildir; bu da yeni bir bilginin yaşam gerçekliğine nasıl inebildiğini ya da inmesinin ne denli gerekli olduğunu bir kere daha ortaya koyar.

Yaşamın gerçeği maddenin ataklığında yatar. İnsan zihni kavramlar tarafından zehirlenmektedir. Hoşnut olmasını beklemeyelim ondan; yalnızca sakin olmasını, yerini bulduğuna inanmasını bekleyelim. Ama yalnızca Deliler gerçekten sakindir.