vınlıyor çürüyüşü kurtçuğun
çürüyüşü sıra kurtçuğumuzun.
“saydam yaz gecelerimizin içobur
ayışığına sunmak için
en uygun simge hayvan o”
diye düşünüyor, çoktan aynanın karşısında
yaşamını düzeltirken kaybolmuş çocuk:
derisindeki d harfi
görülecek kadar ıssız… oda-salon
uğramamış kafka’cıl falanlığında
çıkartıp üstünden oluşu, bir taşın
üstüne bırakıp, gidiyor;
kendini okumaktan usanmış bir mektup
gibi -kimse
dokunamaz ya ona- öyle… neden sonra
anımsıyor, fırlayıp korkuyla
soruyor gidene çocuk:
“olmuşluğun var mıydı hiç
elinden bir tek zaman
gelmeyen ustam benim?”
