219

´´gibisi, atlaslarında uzunbeyaz bir göğü öpmek gibisi
ve biz gitmemiştik henüz yerine, durmak denilen şeyin!´´

 

günlerde beklenir bir Cumartesi

önce sokaklar vardı adıyla karanlığın
ve ne çok yalnızlığımız sonra
bir köşe başında, en yasak öpüşlüsü dudakların
bira içimleri, sigara içimleri, sohbetler
daha başka şeyler karnavalında keyfin

şiddetin ve yalnızlığın arasında
ve kör cesaretin topladığı
o morbeyaz ardlarında bir gül!

şimdi acılarından, soylu tarihinden dağılışların
yalancı bir göğe doğru ikizi
-büyük yapıların da büyük asansörleri-
yüzümüzün, diri bir köpeği andırdığı aynalarda
gizli tarihçesiyle öz yıkımlarımızın

sevişip dövüşüyoruz ağlaşıyoruz 219!