narinçe

ben bu gölün anlatıcısıyım
bir de benden dinle suyun ağlama noktasını
hızla geçtim iki ölüm arasından
akşamdı
bilsen ne de güzel ağlıyordu arafın kadınları
dizlerinde mayasıl tutmuş çocuklar
ziftin pekiyle beslenen sabırsız
ve biz kamburduk narinçe
aşıktık

yanlış sureler fısıldıyordu birileri
birileri çevirse diye bekliyorduk saf dilimize
senin içinden camiler minareler
benim kucağımda yeni doğmuş cemevleri
okuduk söyledik narinçe dilim şahit
bazımızın tanrısı erken ölür dedik
ezberledik
değil mi ki ölüm hep aynı kapıdan gelir
en acıyı ovar gibi usulca

karga siyahıydı ya gözlerim
gözlerim neft yağı
hani sen baktın ben gördüm
ben baktım sen kördün ya
beni böyle ücra belleme
beni böyle zavallı
bir sabah çekip giderim çok ağlarsın
sen ağlarsan dilim fenalaşır
sen sustukça ölüm siyah aşk kırmızı