yanık sahne

Kendi acısını es geçiyor rüzgâr. Çocuk kollayan
şifa otları faltaşı. Çeşme meydanının sübyan
hayaletleri misket peşinde. Şaşkınlık
oyununu kanıksayan yaşlı ölüler.

Susuluyor hepsi. İnsan sesi biriktiren aşk
şarkıları uzak. Küçük ayakların izini
saklayan patika. Ünleyiş umuyor. Yok.

Kül giysili dağ evleri. İs karasına bakan pencereler.
Acıyan yerinden ses arıyor vadi. Yamaçlarına kapanmış
zirve. Yanık orman. Kavruk dere.
Hayvansız otlak. Çoban kendini çalarken
tutuşmuş. Kavalın sol anahtarı ıslak.

Cehennem birlikleri ağır aksak iniyor tepelerden.
Av yorgunluğu. Benden başka kimse yok.

Görseler insan sanacaklar.
Mırıldansam yakacaklar
cehennem tiyatrosunda insanı oynamaktan sabıkalı
kaçak üyelerini.

Demin dilimdeydi repliğim. Şimdi çıt yok.