Bekle Beni Tugnasyus

iveğen bir güz
kurumuş süsenler ah
avlu da yalnız

İçinde özgürlükler, bir dünya ör, varlığın lekeli bilinç cübbesine renkleri anlatacak.

Renkler kalbinde taşıyor yorgunluğunu…

Yorgunum, kirli dansın avlusunda. Yazmalar disiplininden uzak içsel ve öznel bakışları süzüyorum. Camlarla sevişen italik gölgeler ırmağı beslemiyor.

Haydi yine kör bir dürtü mayala Tugnasyus. Kavramlara tahammül edemeyen maskeli düşünceler ek o beyaz toprağına.

Veya bir sonuç koy ortaya, kabuğunda bütün yönlerin alfabesi… Etkileşim vadisinde, esintiler üfle fesleğenlerin ruhuna…

Beni değerin bilgisine götür. Ütopyalar atlasında yaşanılacak zamanlar resimle…

Kin terliyor yamalı ruh.
Az konuşuyor alegorisine perçinlenen nü.
Biçare tutku motifleri.
Bir mutluluk vampiri, gülümseyen.

Artık dokunmak, yanmaktır…

Yorgunum.

Ve bir pencere ne zaman gülümser, Tugnasyus? Ki orada anlam henüz söylenmemiş olandır.

Ama yaratı taraf tutar, bir durumu getirir önüne koyar: Bir durumlar estetiği. Kabında kurutur, öteye geçemeyen imleri…

Her şey bir şey içindir, işte.

Ağlıyor mu, ürkü yağmurunda ıslanmış budala su kuşu göremeyince aynada yüzünü? Öğretilmiş kelimelerle kur cümlelerini… Kendine sözlükler satın al. Sözlükler büyüt.

Ah Tugnasyus şu imgeler, çözülmesi gereken… Şu sorun ağacı, acımasız sırlarıyla önünde duran!

Şu içine gizlenen yaratık…

Ayaklarının altındaki çığlık…

Susma, Tanrı’nın bile hayal edemeyeceği bir sonsuzlukta…

Ötesi de insan hali işte!

Sözün de arkasında durmalı, söylenmişi sonradan farklı bir renge boyamak tuvali üzüyor, Tugnasyus.

Ah kendini eleştirmeyen tavır, ne kadar da geveze!…

Birbirini öpüyor kurumuş dallar…

İşte yine olguların derinine inemedik, anlamlara karşılık kazandırmayan, yüzeysel, bağları kopuk ve alanları somutlaştırmayan, aynı kavramı farklı anlam için kullanan ve işleri karıştıran anlaksal bir boşluğun içinde kaybolduk. Gerçek bize uzak.

Güncel yakın kavramlar üzerinden sinmiş bu boşluk, bizi eritecek, Tugnasyus.

Ah Tugnasyus, siyah kapanıyor kıvam, öylece uyumlu ilgiler arasında…

Sis…

Şimdi gitmeliyim, gerçeğin evine.

Ama bekle beni, bekle Tugnasyus…