Temmuz, 2010 Kategorisi için Belgelik

1

KAHKAHADA SAKLI HIÇKIRIK: SÜRGÜN

Can dostum Erol’a…

Sürgün, doğduğun, ana dilinde ağlayarak büyüdüğün, denizinin dalgasını gözlerinde, yeşilinin canlılığını damarlarında, dağlarının çetinliğini kişiliğinde taşıdığın yerden, yüreğini yumuşatan sevdiklerinin kokusundan sırf ceza olsun diye, zorla sökülüp atılmaktır. Seni sen yapan, bütünleyen her şeyden kopartılmaktır.

Olduğun şeyin dışında, olmadığın şeyin içinde olmaktır.

Sürgün onulmaz bir tamamlanmamışlık duygusudur.

Ruhuna bir türlü söz geçirememektir. Bulduğu en ufak bir fırsatı bile değerlendiren ruhunun bedeninden sıyrılıp kopartıldığın yerlere gitmesidir.

Sürgün hiçbir şekilde avutulamayan ve inceden inceye insanın bütün hücrelerine sızan bir acıdır.

Devamı »

2

EKSİK SABAHLAR ANTOLOJİSİ

Bu sabah da ağladın aynanın karşısında
Gözlerinin şişliği gitsin diye suyu bol vurdun yüzüne
Havluyla her kurulamanın ardından yeni bir dalgaya engel olamadı kirpiklerin
Bu sabah da dün sabah olduğu gibi ağlayarak kapattın banyonun kapısını. Dönüp sana baktım, yorgun güzelliğine. Saçma ‘günaydın’ tonunu duymadım. Başımı öne eğdiğim an suçlu sayılmam. Her sabah, bu sabahki gibi olmak zorunda mı?

Aynı evin içinde bile bir yerlere yetişme telaşındasın. Tek düşüncen uzaklaşmak benden. Elimden geleni yapmama rağmen bana alışamadın. Ne annen gibi içimden çıkarabildim seni ne de oğlun gibi ruhlar aleminde sürdürebildim yaşamını. Gece “Işıkları kapatma” dediğimde “Oğlum” dedin; alnım göğsünde ilk sevişme gibi beyazken annenden nefret ettin. Eksiktin, yeteneksizdin, kusurdun.

Devamı »

0

ORSA

´´mut yok mus!
tâhlil-i sükûnda ıskartayızdır
bir orta bacağımızsa hep konuk ve kopuk
ve çokluk, reng-i müsemmâ:
birkaç iyi solo yalanlar
oysa, bu iyi yalanlar!´´

rubya;

burda kimse uzun bir şarkı değil
çok yanlış şeyler de olabilir illâ ki
sevebiliriz de az şeyleri

Devamı »

1

Bu Küçücük

– bu küçücük sokuluşlu tabutu ne
yapacaksın
ara ara uyanmaklarında bulduğun?

– bilmem, gök onda solur
yer onda inip çıkar bazen…

hani vardır
maden iğrisi gözleri önünde doğa’nın
ışığı ellemek birden, yüzünü soyup
çıkarıvermek sesinden:

Devamı »

1

Bu

İ. Azar’a

sarı ışıklar yakılmış
odamıza dağılan bu -mors alfabesi
istanbulu istiyorlar ibrahim
ateşler içinde

deniz duvarlarına çekilmiş
görüme alınmış surlarımızın kavsi -mahrem
uyan ey uykumuzu almaya gelmişler
kızıl bir göğül öpüşle
felaketlerimiz de dahil, sokaklarımızı da
o delik tastaki hamamımızı; su-
yu da, uyan ey, yüzünü,
ellerini yumaya gelmişler
sıratlarında dünya işçilikleri
ellerinde gökölümler

Devamı »