Hafif Bir Esinti Gibi

Çeviren:
Hasan Ağan Karaduman

Çırılçıplak duruyor karşında öylece
seyredebilirsin onu, tadabilirsin de
ama o sana gelir
hafif bir esinti gibi
içebilirsin onu, alabilirsin de şefkatle kollarına
nasıl tapındığın da önemsiz
dizlerinin üstüne çöktüğün sürece.

Böylece diz çöktüm orada, deltada
alfada ve omegada
nehirlerin ve denizlerin beşiğinde
göklerden gelen bir kutsama gibi
bir anlığına
iyileştim ve kalbim huzur içinde.

Ah canım ne zamandır bekleyip durdum
beni öpmeni,
bir şeyler olmasını
ah ya da öylesine bir şeyleri.

Ve zayıf düşmüşsün, bir köşedesin kendi halinde
uyuyorsun zincirler içinde
ve rüzgâr şiddetlenmekte şimdi ağaçlarda
tam da bir hapishane sayılmaz
ama hiç affedilmeyeceksin
artık ne yaptıysan o anahtarlarla.

Ah canım ne zamandır bekleyip durdum
beni öpmeni,
bir şeyler olmasını
Ah ya da öylesine bir şeyleri.

Hava karardı ve kar yağıyor
Ah canım gitmek zorundayım
nehir de donmaya başladı
bıktım artık numara yapmaktan,
kırıldım eğilmekten,
yaşıyorum ne zamandır
dizlerimin üstünde.

Öyle incelikli dans eder ki sonra
kalbin katı ve nefretle doluyken
çıplaktır ama bir aldatmacadır bu sadece
ve bir tiksintiye teslim olursun
nefretinden ve sevginden gelen
ve gelir sana o
hafif bir esinti gibi.

Ah canım ne zamandır bekleyip durdum
beni öpmeni,
bir şeyler olmasını
ah ya da öylesine bir şeyleri.

Her bilezikte kan vardır
görebilirsin de, tadabilirisin de
budur işte lütfen canım, lütfen canım
ve o der ki ey yolcu iç kana kana
ancak unutma ki bir kadındır hâlâ
muhteşem geceliğinin altındaki.

Böylece diz çöktüm orada, deltada
alfada ve omegada
imanlı biri gibi diz çöktüm orada
göklerden gelen bir kutsama gibi
bir anlığına
iyileştim ve kalbim huzur içinde.

*Leonard Cohen: The Future albümünden “Light as the Breeze”