Jerzy Grotowski’nin Son Yazısı*

Çeviren: Erdoğan Kul


(Bu metin, Jerzy Grotowski’nin isteği üzerine, ölümünden sonra yayımlanmıştır.)

Büyük olasılıkla, artık ömrümün sonuna yaklaşmış bulunuyorum. Her şeyden önce, Jerzy Grotowski ve Thomas Richards Çalışma Merkezi’nin çalışmalarına ilişkin yanlış anlamalara yol açan bir bilgiyi düzeltmek istiyorum.

Action: Grotowski’nin son oyunu.” Bu bilgi, gerçeğin üç bakımdan çarpıtılmasını içeriyor.

Bir kere, benim tiyatro yönetmeni olarak sahneye koyduğum son oyun Apocalypsis cum Figuris adını taşımaktadır. 1969’da yaratılmış ve son kez 1980’de sahnelenmişti. Bu tarihten sonra sahneye koyduğum herhangi bir oyun yoktur.

Sonra, Action bir oyun değildir. Sanat alanına aidiyeti, bir temsil olması dolayısıyla değildir; o, araç olarak sanat alanında yaratılmış bir opus’tur. İcracılarının, gösterim sanatlarına ilişkin bir gereçte, kendi kendilerine çalışmalarını düzenlemek üzere tasarlanmaktadır.

Tanıklar, dış gözlemciler hazır bulunabilirler de, bulunmayabilirler de; bu, farklı koşullar altında, bu yaklaşımın gerektirdiği durumlara bağlıdır.

Ben, araç olarak sanattan söz ettiğim zaman, dikeyliğe göndermede bulunuyorum. Dikeylik… Bu olguyu enerji kategorileri içinde düşünebiliriz: Yoğun ama organik enerjiler (duyarlığa, içgüdülere ve yaşam güdülerine bağlı) ve daha incelikli öbür enerjiler. Dikeylik denince, bir bakıma “güncel düzey” olarak da adlandırabileceğimiz kaba düzeyden, daha incelikli bir enerji düzeyine, hatta daha yüksek bağıntılara geçmek anlaşılmalıdır. Ben basit bir biçimde rotayı, yönü işaret ediyorum. Burada bir başka geçit de var: Bir kişi daha yüksek bağıntılara ulaştığı takdirde -yani, enerji kavramından hareketle konuşacak olursak, kişi çok daha incelikli enerjiye erişirse eğer- o kişi açısından, aynı zamanda bu incelikli şeyleri bedensel yoğunluğa bağlı daha ortak gerçekliğe getirirken, bir iniş sorunu da vardır. Thomas Richards kendi algısını, böylesi bir sürece ilişkin kişisel deneyimini analiz etti ve bunu iç edim olarak tanımladı.

Dikeylikle amaçlanan, doğamızın bir bölümünü yadsımak, ondan vazgeçmek değildir; her şey kendi doğal yerinde kalmalı, kendi doğal yerini korumalıdır: Beden, baş, “ayağımızın altındaki” şeyler, “başımızın üstündeki” şeyler. Hepsi dikey bir çizgi gibidir ve bu dikeylik, organiklik ve farklılık arasında sıkıca tutulmalıdır. Farkındalık, dile (düşünmenin aracına) değil, varlığa/ öze/ mevcudiyete bağlı olan bilinçlilik demektir.

O halde yineliyorum: Action, bir “oyun” değildir; tümüyle Thomas Richards tarafından yaratılan ve yönetilen bir opus’tur ve o, 1994’ten beri bunun üzerinde aralıksız çalışmaktadır.

Action’un Thomas Richards’la benim aramda bir ortak çalışma, bir işbirliği olup olmadığı sorulabilir. Şunu söyleyebilirim: Bir işi dört elle yapma anlamında böyle değil; ama, geleneksel olarak anlaşıldığı biçimiyle 1985’ten beri onunla birlikte yürüttüğüm çalışmamın ‘bulaşma, yayılma’ özelliği taşıyan doğası anlamında, böyle. Ona benden bulaşan, yaşamım boyunca erişmiş olduğumdur: İşin yönü.

Thomas Richards, Action’un özel yazarıdır.

Bu ifadeleri tekrarlamamın nedeni, çoktandır içimde yer etmiş bulunan konulara yaklaşmadan önce tam anlamıyla bir temizlik yapmak, ortalığı silip süpürmektir.

Kişi neyi, kime ve nasıl bulaştırabilir; yayabilir? Bunlar, bir geleneği miras alan herkesin kendine yönelttiği sorulardır; çünkü o, aynı zamanda bir tür ödevi de devralmıştır: Aldığı, benimsediği şeyi yaymak, bulaştırmak.

Araştırmanın gelenekteki rolü nedir? Kendi kendine çalışma geleneği, örnekleme yoluyla konuşursak, yoga ya da içsel yaşam geleneği ne dereceye kadar aynı zamanda bir sorgulama, araştırma olabilir ve her yeni kuşakla bir adım daha ileri gider?

Tibet Budizminin bir kolunda şöyle bir söz vardır: Bir gelenek; eğer yeni kuşak, onların yaptığı keşifleri unutmaksızın ve mahvetmeksizin önceki kuşağın bir adım önünde gidiyorsa yaşayabilir.

Biliyorum, biliyorum… Sanat alanında gelişimden, ilerlemeden değil, yalnızca evrimden söz edebiliriz ve diyebilir ki Beckett’in çalışmaları, kendi zamanının çok ötelerine ulaşabilmiş olan Shakespeare’inkilerden daha ileri değildir.

Ama ben burada hem sanatsal alan üzerine hem de salt sanatsal olmayan alan üzerine konuşuyorum. Araç olarak sanat alanında -Thomas Richards’ın Action, antik şarkılar ve buradaki araştırmaları işgal eden geleneğe ilişkin tüm bu geniş alan üzerine çalışmalarını göz önüne aldığımda- yeni kuşağın, bir önceki kuşağa göre şimdiden bir ilerleme gösterdiğini gözlemliyorum.

 

Jerzy Grotovski

4 Temmuz 1998


* The Drama Review 43, 2 (T 162), Summer 1999.