Haziran, 2012 Kategorisi için Belgelik

0

Metinlerarası İlişkiler Bağlamında Ece Ayhan Şiiri

Özet: Bu yazıda, genel olarak “metinlerarasılık” teriminin tanım ve belirli biçimlerinden hareketle Ece Ayhan’ın şiirleri incelenmeye çalışılmıştır. Metinlerarası ilişkilerin yalnızca yazılı metinlerle sınırlı olmadığı, bu terimin çok daha geniş bir ilişkiler ağını imlediği göz önünde tutularak, mevcut kuramsal yaklaşımların yanı sıra, seçilen örneklerin de gerekli/olanaklı kıldığı ölçüde bir sınıflandırmaya gidilmiş; konuya ilişkin terimlerin, yapılmaya çalışılan tanımlar doğrultusunda yeterli sayıda örnekle desteklenerek somutlanması amaçlanmıştır. Konu Ece Ayhan özelinde irdelenmekle birlikte, aynı zamanda “bir şair”in/“şair”in imgelem ve söylem evrenini belirleyen, ona kaynaklık edebilen metinsel arka planın işlevine de dikkat çekilmek istenmiştir.

“Metinlerarasılık” (intertextuality), “metnin özerkliği” düşüncesinin benimsenmesinden sonra, özellikle 1960’lı yıllarla birlikte kimi eleştirmen ve kuramcıların metni tanımlama çabalarına bağlı olarak kullanımı yaygınlaşan bir terim olmuştur.[1] Bununla birlikte, çalışmalarını bu alan üzerinde yoğunlaştırmış olan Mikhail Bakhtin, Julia Kristeva, Roland Barthes, Michael Riffaterre, Laurent Jenny, Gerard Genette gibi belli başlı kuramcıların genellikle birbirlerinden farklı yöntemler izledikleri, bu terimin kapsam ve temel niteliği açısından farklı yönleri öne çıkararak daha çok öznel tanım ve terimleri doğrultusunda kendi kuramlarını geliştirmeye çalıştıkları görülür. Bunları ayrı ayrı ele alıp karşılaştırmak, ortak ve farklı yönlerini tek tek göstererek işlevselliklerini tartışmak bu çalışmanın kapsam ve amacını aştığı gibi farklı bir araştırmayı gerektirir.  Kubilây Aktulum’un konuyla ilgili yapıtının “Sonuç” bölümünde vurguladığı gibi, denebilir ki yapılan “onca tanımlamaya ve çalışmaya karşın bu kavramın tam olarak sınırları çizilememiştir.”[2]

Devamı »

0

Nasıl da Ölmedim Anne*

-Kafama kaç dize sıktım da ölmedim anne!

Senden kaç kez eksilttin beni de ölmedim
Aç açıkta bırakarak bodoslamadan
Alenen iterek sokağın ısırgan kimsesizliğine
Kederin vandal kollarına kusarak gençliğimi

-Kaç kez ıskaladım kendimi de ölmedim anne!

Çok dövdüler en çocuk düşlerimi
Gençliğimin ince yerini yıkık hecelerle ördüler
Kaç kez çöl bıraktılar güpegündüz beni
Tarumar ettiler en filiz heveslerimi anne

Devamı »

0

Her Şiirin Uyaksızı

İki yalnız bir adaya yakışır
Burgaz’ın mavisinde unut beni
Martların düşlerine teyelle
Tenhaydık, tarumardık hayat valsinde
Çocuk gülüşlerine ilikli iki haylazdık
Viran günleri susuyorduk denize baka
İnatla elma şekeri bir sabaha birikiyorduk
Bütün kediler bencileyin uzak atlas
Tüm dalgalar sencileyin bahar hecesi

Devamı »