Kıyı

geriye ne kalır deme
bir yosun parçası da bulsan getir bana
bir yıldız çiçeği olur mu
bu dünyada olmayan bir sen kaldın
bu rüzgarda yetişmeyen bir yıldız çiçeği gibi kaldın
bir yelkenli geminin küpeştesinde paramparça bir pusula
bir şehir gibi kaldın bir liman gibi bir dağ gibi
boynu bükük  bir papatya sonsuz bir elvada gibi
deniz gibi bir şey
sallanıyor
ama varolmuyor
bu bir dünya
neden istediğim gibi olmuyor deme

sen taç yaprakları yeni açmış bir aslanağzısın
bırak uzak ve yakın limanlara yanaşan gemiler sığ sularda parçalansın
benim işim değil ki seni özlemek seni kucaklamak
ellerim yetişmiyor desem yalan
yıllarım yetişmiyor desem yine yalan
ben köpük parçalarını saya saya bir yere varmışım
mezarlara vadi olan kuşların kanatları gökyüzüne dokunur arkadaşım