2013 dünya şiir ne değildir günü

yarın yirmi bir mart dünya şiir günü. benim içinse geleneksel “şiir ne değildir günü” yarın. ki her yirmi bir martta dünya şiir günü bildirisini “şiir ne değildir” başlığıyla paylaşırım.

genel olarak her sene kadıköy’de etkinlik düzenlerler. niye kadıköy onu da anlamış değilim. fakat etkinliğin yerini şöyle bir kenara koyup genele bakarsak bu etkinlikler tam manasıyla bir kusurlar komedyasıdır. konu genel olarak kuş-böcek-bahardır. sanki her şey normalmiş gibi kuşlu böcekli şiirler okurlar, ruhu takım elbiseli insanlar. sanki ülkelerinde alınması gereken bütün hakları kazanmışlar gibi… tüm bunların yanında tonla devlet dayağı yemiş herif ve herifeler de oradadırlar. sanki hiç o devlet dayağını yememişler gibi kuşlu böcekli şiirler okurlar onlar da: elleri kolları sargılı, yüzleri, bilinçleri vd. yerleri mosmor, bir şekilde. sanki hiç o yedikleri dayağı görmezden gelmiş yahut pısırık bildirilerle durumu idare etmiş yazar birliklerinin düzenlediği etkinlikte değillermiş gibi… sanki bu ülkedeki azıcık dik her şair ve yazar fiziki ve manevi darbe yemiyor gibi… yarın da farksız bir gün olacak.

bu yazar birliklerinin kimi temsil ettiklerini tam manasıyla anlamamış olan ben cebimde bir dimdik şiirim ve elimde bir paket çekirdeğim ile bu kusur komedyasını yine izleyeceğim. şiiri mi çekirdeği mi seçeceğime ise komedyanın kalitesi karar verecek! (geçen sene epey kaliteli bir kusur komedyası vardı, çekirdeği seçtim.)

gelelim şiir bildirisine: bu senenin şanslı ismi eray canberk. tahmin edebileceğiniz gibi ödüllü ve sakin(!) bir yazar. ne kadar yuvarlak bir yazı yazmış ah. önceki senelerin bildirilerinin aldığı tepkiyle epey bir yuvarlak, -evrensel değil yuvarlak- yazdığını sanıyorum. aşırı romantik, yer yer de depresif ruh haliyle yazmış. fakat yine de ruhundaki takım elbiseden kurtulamamış, muhterem. neden o yazmış onu da anlamış değilim. bu senenin bildirisinden, yukarıdaki yorumlarımın hepsini kapsayan ufacık bir alıntı:

“Şiir para getirmez doğal olarak; ama bu yargı şiir para etmez demek değildir. Belki de bunun ayırdığında olunmadığı için şiiri ve şiirini  yitirmekte olduğumuz bir dünyada yaşadığımız söylenebilir ama şiirin yok olduğunu göstermez.”

şimdi bu alıntıya başka iki alıntıyla cevap verelim: bir, “mesele mühim!” iki, “neyin kafası bu arkadaş!”

yarın da farksız bir gün olacak. halka attıkları “siz şiirden n’anlarsınız!” kodundan hiç bahsetmiyorum bile: halk bunu kabul ediyorsa yapabileceğim bir şey yok.

bir de bu tarz yazılara, : “bunu kim söylüyor?!” diye bir iğneleme/eleştiri yapan ben, bu yazı için bu soruyu kendime sorup cevaplamak istiyorum. bunları peşinde koştuğu hakların hatırı sayılır bir kısmını kazanmış fakat bunları her yerde ballandıra ballandıra anlatmamış -bilirsiniz ki insanlar haberdar olmadıkları şeyi yok sayarlar- ve bundan sonra da anlatmayacak, girdiği ortamların hiçbirinde akıllıca durarak esas komediyi kaçırmamayı tercih etmiş biri söylüyor.

yarın orada kuytu bir köşede olacağım. ilgilenenleri de yarın o taraflara beklerim.

şey iyiler.


notlar ve kaynaklar:

1. devlet dayağı: fiziki şiddet, aleni ve gizli sansür vd.

2. 2013 dünya şiir günü bildirisi: http://www.pen.org.tr/tr/node/1795

3. etkinlik buluşma yeri: 21 mart 2013 / saat 11:00 / kadıköy postanesi önü (akmar pasajı sokağı)