Tutkal Payı

müsveddelerini tuttum rüyaların
beyazlarını sarartıp güneşte  
kuruttum saç tellerini
küllerin avucuma sığsa  
saklarım gözeneklerimde  
voltasız sabahlardan kalma
küçük bir sis duraklatır bizi

her söz sabaha kalır mı  
bitirir mi dil  
sureti yansıtmadan
uykusuz kelimelerin tek sesli hecelerini

ey sancısı güz kokan şehir
eskimiş dillerin yasak başlarında
sahaf tozu kilitllenir  
gözleri far yanığı sokaklarında…