Kısa Bir Karakol Ziyareti

Anlatılan, asıl anlatanıdır kendisinin; anlatılmak istenen, başlamamış bir yolculukta asılı kalır. Anlatmaya niyetlenen de karışır bu toz kümesine.

 

Öyle gider insan, belirli bir makine olarak imlerinin toplamına.

Camı açık bırakılmıştır kasten, kapısı dışarıdan içeriye doğru örülü ve hepsi aynı çerçeveye göre devinimli biçimde. Sevdiğine öyle gider; tükenmiş ağlamalarda bir kuyu dibi hazzıyla.

Sen daha mevsimleri renklerle anlamaya çalışırken kopuş yerlerine belirli ifade çentikleri atılmıştır, döner durursun aynı iskelede havaya bile değmeden:

(Merkez seni kendi dışına dönük icat etti, adın bile düşünülmeden bunu sana etti. Dokunda dokuntu yok, üç görü geriden başlıyor bilinci hecelemen.)

Arzulayamazsın kendin; ondan ki ziyaretine geldik.