Şarkı Kulesi

Çeviri: Hasan Ağan Karaduman
.
Göçtü bir bir dostlarım, ak da düştü saçlarıma işte
Acıdan da kıvranıyorum eskiden koşup oynadığım yerlerde
Ve mecnunuyum ben aşkın hiç ulaşamadığım
Sadece kiramı ödüyorum her gün
Şarkı Kulesi’nde.
.
Hank Williams’a sordum: Ne kadar derinde yalnızlık?
Hank Willams bir yanıt vermedi henüz bana
Ama gece boyunca öksürdüğünü duyuyorum
Benden yüzlerce kat yukarıda
Şarkı Kulesi’nde.
.
Böyle doğmuşum, kaderim bu işte
Tanrı vergisi altın bir ses ile doğmak.
Ve yirmi yedi melek yüceler yücesinden
Bağladı beni buraya, Şarkı Kulesi’ndeki bu masaya.
Minik iğnelerini batırabilirsin böylece bu bezden büyü bebeğine
Afedersin canım ama hiç benzemiyor ki bu bebek bana
Önündeyim şimdi de ışığı iyi alan pencerenin
Bir kadının seni öldürmesine müsaade yok
Şarkı Kulesi’nde bile.
.
Şimdi acılarla büyüdüğümden dem vurabilirsin, ama seni temin ederim ki
Kanalları vardır zenginlerin fakirlerin yatak odalarına açılan
Ve yaklaşmakta kudretli bir hüküm, ama yanılıyorumdur belki de
Duyuyorken sen bu tuhaf sesleri
Şarkı Kulesi’nde.
.
Karşı yakada bekliyorsun görüyorum
Nehrin bu kadar yarılıp açılabileceğini de bilmezdim hiç.
Seni sevdim canım, kapandığında gerisin geri kendi üstüne nehir
Ve alevler içindeyken geçebileceğimiz bütün köprüler.
Ancak kaybettiğimiz her şeye öylesine yakınım ki
Bir daha hiç kaybetmek zorunda kalmayacağımız kadar yakın hem de.
.
Şimdilik elveda sana, bilmem ki
Ne vakit dönerim
Yarın zaten götürürler bizi yolun ilerisindeki kuleye.
Ama alacaksın haberimi canım
Ben göçtükten çok sonraları.
Sesleneceğim sana tatlı tatlı
Şarkı Kulesi’ndeki bir pencereden.
.
*Tower of Song