tabutumda hırsız, bir daha düşünüyorum..
dilenir soytarı, kör ve sapık dinler
suçsuzluğumu unutur.. yetişkin
şehir yeniden karşımda ışık
bulamaz.. ana dilim..
zengin ve militan rüyamda
teşebbüs ettim sana, boynun Devamı »
tabutumda hırsız, bir daha düşünüyorum..
dilenir soytarı, kör ve sapık dinler
suçsuzluğumu unutur.. yetişkin
şehir yeniden karşımda ışık
bulamaz.. ana dilim..
zengin ve militan rüyamda
teşebbüs ettim sana, boynun Devamı »
-ilk defa kokuna ağladım, şimdi şiirimde yarım sigaran
saplı durur, kanatırken gökyüzünde yırtık bir parçam,
öfkeyle sızarım, göğsümde ıslak sen..-
sıradan korkular değil sahipleniş, kalabalıktan
şehvetle uzaklaşmak, sonunda aynısı,
değişmez siyah..
Devamı »
küfür..
belki bozuktur, hatırlamam, büyük cemaatler
hayaletimle seviştim, yırtılmadı,
çarpışarak düşkün meşrep
kasık aramda genç kadın
kolumdan öptüğü zaman
aslında aldatmak.. Devamı »
-geri dönüp içeri girdiğim terli tarih, mayısına kaçtığım
deniz yapıştı yakama, linç ediliyorum,
soruyorlar… bataklık gözler…-
duvar yarıyorum, öcümden dizili, önüme
kalın ve gereksiz ücra, hayalin terbiye ediyor,
fit taşan kiralık, uhde, kalabalık aşk Devamı »
-yüz bıraktığım yerden başka yaşanan uzak memleketler
ait olmayan unutuş dökülüyor sakal arası.. çiçek
gömerek öksüz kılıç darmadağınık yazılmamış çırpıntı
barışsın tuhaf kahramanlar hayalin uğrak kadınıyla
çaba sesi cüretkâr biter.. yalan ya da infial..
kılmadan dağılmam sana
beyaz ölümler söylüyorum, sevgilim..-
bir aşk bağlamaz kalacaksa Devamı »
tenden kılıç defter bozumu bir korsan cenaze..
kadın zamanlar loş ve kibar
bırakış gayreti aşk, imla
hareket uyaran etkisi sade
hayat yerinde..
kırmak tanrısal geri dönüş sözü sözüne..
Devamı »
bırakın kaçış tütünüm olsun geri geldiğim elinizdeki
kendim sayılırım bela olsam da, ölü bulunur
tenin derininde kalın bir hâlim, bulanık batı yüzleri gibi
son olur, sevsem de, hiç yaşamadım..
beyaz çarşaflara kalırsa yerimden kalktığım
duyarım, bana dokunduğunda
ayrılık büsbütün, şüpheden saydam
kararışım.. gökten..
Devamı »
kemikler kırılıyor, kırılıyor kemikler…
belki umursamayız oyunlar, kadınlar, kir ve pas
ölü ten kullanılmış bir çingene
susadığımız soğuk aşk tuhaf
biraz, biraz tuhaf
düşü paylaşıyoruz kayıt altı
yaslanan yaralı baş omzumda karanlık
hiç sabah olmadı iştahlı kira yeri
teksiz çocuklar sarar köhne sayfaları
ağır aksak tanır, iniş..
-bugün iyi şiirler okumalıyım, yazdığım kötülüklerden günah çıkartırcasına, hesabı sorulmamış şiirler…
bugün yaşamaya başlamadan önce avucumdan çiviler sökmeliyim…
bugün dönmeden mektup bırakmalıyım………-
güneş ten kurutuyor gebertircesine ayıp..
büyük topraklarına girmek zorundayım, eski firuze
sigara düşen koltuktur, kızım kağıttan dünyasını batarken
bekler, feci gözler kurtuluş..
rastgele kızlar akşam ıslak
dudak dolusu yıkıcı huzur feci
ilk iş yarım kimseye izin yokken
boğulmuş değirmenler, çuvallar, katiller
el tutkusundan terk mektubu
sivri özlem tapınaklar boyu cahilce
en soylu ilişkide katil ve kurban dönüşür
senli benli
küçülmek istenen diş sıkar
hovarda sahip yıpranmış
kucağım sürülen
aşınmış kötü masallar koşturur kahramanım..
çıkar?… susarak inlem..
kurgu hatası can yavaş işte tertemiz
intikam boş gelen gayret yak düşü sihirbaz
kırılıncaya kadar saklanan rüya tekrar körkütük tiz
doğu kendinden geç öz anlatım oyuğunda ergin merdivensi
saksıda lekesi yeniyetme kaçında olurdu şereflendirse
nezaket karıncalanırken demir lokma
huylu şairler atlası dik dik kasık yarışı şıra bere içi
ayıp..
düz karşı.. tekme savrulur saç birikinti yüzünden..
“…özlem mi? onun zil sesine benzeyen adını iki ucundan çektikçe, yukarıdan bırakılmış denli azalıyorum….” (Üstad E. K. dokundu yaraya…)
yoksul çırparak ırmak dolu nefes yola çıkma vakti
zincir kemik ağrı tüy çekik tırnak kum
deniz gıcırdar umut son dans pütür
atan uzak yurdun el tütünde ileri
yabanıl şiddet usul ten kifayet
bunalım geri tepilen söz
kime gerek..
(ben hayran değilim…)
tek geceye delirir
gövde imkansız muhalif huzur
bir cümleye tekrar ne kadar yalan varsa
boşa aramadan kitaplar alaylı
kahve dökülü soysuz ışık
unutuş hayat başlatır her sevgili
tarihsiz karşı yalnızlık…
basit
duruş, duruş, tek..
kuşku…
ufak olsun! hırçın fotoğraf yanığı
sobe sobe korktuğum dünya vedasız
caymak, bu kaçıncı sokak intiharı
hüzünkeş ölüm repliği
dilediğim kent, şerefsiz!…
dik yumruk ağır, kötürüm
bela vurgunu çakılı kibrit dikişsiz
hangi sırsa son dostu kesik anlamaz
koyu adi yağmurudur erime noktası
bıkkın kilitli nefessiz pişman
yapma sağanak arka..
ruleti sahiplenip olmak…
yasak güneş yırtık ceket af
yoldan geçiş sarhoşluğu
elde kesik meme gerçek kırmızı
bütün pencerelerden önce
arsız teklif ağız bozan
son güzel havada…
yüzünden emin kayboluş
planlı hatıralar kucak kucağa
bekler ışığa inat sevgili diz çöken
düşmek yürümekten uzun
belirli gün ve haftalar…