Yazar: Aysu Beyza

Aysu Beyza Yazılar

0

Mühür

zamanın yırtık eti sevgilim,
ağzımı sana eksilten

çiçekbozumu yalnızlık’ın serinliğini yürürken
horlandığım kalabalık
gece’körü düşük dünyanın karnında
yağmurun kemikleriymiş meğer
gözlerimde kırılan

düşün zarafetinden
işgal ediyorum yüzünü
yüzün bir sırrın ayaklanması
sağır kuşların ses bilgisi
ormanı sürüklerken peşinden yaprak uçuşu

Devamı »

0

Kül

Ne gidiyor ne de kalıyorum, dedi kadın
kimsesi  yok yolculuğun.

avuçlarımda bir incir ağacı
göğe  uzanan uçurtma  saçlarımın lâneti
eşik kırığı yazgı
kalemimin boynundaki vebal
aykırı değil bu dua her aminde kendine küs

nefesimden doğ istemiştim, dedi adam
unutuşun sürgünlüğünde
ay çarpıntısına mülteci olmalıydı
çok’tanrılı yalnızlığın

Devamı »

0

İnkâr

-Sen tohumlarını avuçlarıma uçur,
ben toprağa ekerim…

dedi, yalnızlığın kırık saçlarında
ne mevsimine tutunabilmiş ne de dalından savrulabilmiş
bir yaprağa…

örselenmiş kök, ağrısı
kursağımda yara
heves yenilgisi ay ışığında solan su çiçeği
izi biribirimizin arasından geçmemiş
doğuş çiziği

Devamı »

0

Sonrasız

Durdum.

Gece terliyordu avuçlarımda.
Gövdesi sus işlemeli  yalnızlığın sırtına tırmanıyordu,
gözlerine deniz kaçmış bir çocuk.
Kedi gölgesi geçiyordu saçlarından.
Yüzüne kangren olmuş gürültüler çiziyordu,
ağzının çukuruna gömülürken düşlerinin cesedi.

Yürüdüm.

Tırnağım etinden kopuk.
Sızlıyordu sokağın adı, ah kalabalığın kanserli ağrısı!

Devamı »

0

Ol’ma

 

Geceyi öptüm, karanlığımdan uzun. Gün tümsekli bir yalan,
bakışlarımın görmezliğinde
ahraz yüzünün hamağı
düşlerimin uykusu

Doğma. Her oluş üveyliğin.
Kendini denize gömüyor, orada
bir martı.

0

Ay Deniz’e düştü. Adı’m; Su!

Planlanmış bir cinayetin kurbanlarıydık,
intihar mektubumuz yazıldığında…
Çığlıklarımızı duymayacak kadar sağırdı kalabalıklar,
sürüle sürüle sürgünleri aşındırmış yollardık.

Yüzünü gömerdim içime,
ne zaman sus(a)san yarına.
Sözlerimi soyuyordun sevgilim
güneşine yasladıkça başımı
çırılçıplak kalıyordum karşında
göğüs kafesimden güvercinler havalanıyordu
dudağındaki emek kırıntılarına doğru…

Şehirler zil zurna sarhoş,
sokaklar iliklerine kadar sırılsıklamdı aşktan!
Ayazın güne kesik olduğu gecelerde,
ağlarına takılırdın yalnızlığımın.
Gök yıldızları kovardı kucağından,

Devamı »