Logo Background RSS

» İbrahim Azar

  • ORDA - DIETRO CASA*
    Yazan İbrahim Azar | 7 Aralık 2009 | Yorum yok Comments

    belirli bir maviliğini geçiyoruz göğün uçmaklarla
    kaygılar çoğalan bir dünyadaymışız unutalım
    çatlatırcasına gövdeyi bölendir çünkü ikiye bizi bizden
    alıkoymaksa gelip dayanan hep bir zaman
    hep bir zaman oyunlarında geçer saatler kavmi Devamı »

  • Orda
    Yazan İbrahim Azar | 17 Kasım 2009 | Yorum yok Comments

    neremi dönsem bir ad çekimi baktığım o yerde
    korkuyorum
    gelip vuracakmışlar gibi beni korkmuyorum ama Odessa
    hayır! kim nereye düşse bir bölge parçasını kalıyordu renklerin
    bir aynı türlüsünü hiç kapanmayan ya da açılan yerlerimizin
    bir ölüm de üstüne sonsuz gizini bırakıyordu usulca
    bir ölüm de avuntular ayartısında uzun mu uzun
    kurup dengesini şaşmaz bir alışkanlığın Devamı »

  • Orda
    Yazan İbrahim Azar | 7 Kasım 2009 | Yorum yok Comments

    avutan bir şeyleri, bir şeyler şeyi –sizbizo
    bir, döngöraynasınabakmaz!
    (bırakalım sizbizo o işleri)
    mutsuzluğun dengesidir yaşamak,
    kan gelimi ağızdan.

    kan gelimi ağızdan Devamı »

  • Orda
    Yazan İbrahim Azar | 14 Ekim 2009 | Yorum yok Comments

    ´´uzasın; bir duruşmak sonrası çatlayacak sabır
    ve dağılacak sıvası ev ve ev ellerimizin de.´´

    park boylu bir yalnızlık ilk kimde görmüştüm onu
    gezinen kendi içinde hep aynı varışın şarkısı
    -benim ayaklarım da geçişlerdi, anahtarlardı-
    ve hep aynı yere çıkmanın şaşı sabırsızlığı Devamı »

  • ZENCÎ ÇALGI
    Yazan İbrahim Azar | 3 Eylül 2009 | Yorum yok Comments

    parmaklar tutumundan bir Art Tatum; içerlerden dışarlara dağıl-
    dumanını müziğin müzik, siyahıyor: konup, Çağıranlar ve Belirenler Boşluğu´ma;
    lekesi büyük asfaltları gezişen- kuş yüzlüğünü sürmüş o sabahların.

    parmaklar tutumundan bir Art Tatum; çıkıp düşülür sesiyle seviyorum çatıları,
    çıkma balkonlarımın. soyunan gri gömleği parklarıma karşı,
    asılmak telâşesi beyaz bulutlara; birbirlerini hep iyi ananların

    parmaklar tutumundan hep Art Tatum:
    bir zencî çalgı!

    Temmuz 2009, Art Tatum.

  • KUBÛR
    Yazan İbrahim Azar | 2 Eylül 2009 | Yorum yok Comments

    öte karşımda duran bir toz silsilesi misiniz
    rengi cümbüş inan iril ufak buluttunuz siz
    adı çarpışıpçakışan fiziğin de adıydınız siz
    oynayacağım baba kozunu sizi reddedişin
    en göndere çekilmiş o çocuğuydunuz siz

    unutuyorum hepinizi ağırdıkça dişim lan
    dindikçe aklıma üşüşüyorsunuz birden
    (ne boka üşüşüyorsunuz bir şey mi var)
    tütünsüz çekilmez şu gece vaktinde
    periler peygamberler ve güzel Allah´ım
    sabrın son kozunu oynuyoruz sanki

    Devamı »

  • ORDA
    Yazan İbrahim Azar | 5 Ağustos 2009 | Yorum yok Comments

    seni bir olukta buldum önce
    seni bir tuğla dilinde

    hiç tamamlanmamış
    akıntılar öyküsü
    ve onun örgüsü

    fazla bir şeye
    benzemiyordu durmak
    yürümek en güzel eylemindi
    gördüm güneşlerden çok

    Devamı »

  • Aksamış´a Ritim Ters
    Yazan İbrahim Azar | 5 Temmuz 2009 | Yorum yok Comments

    gölgelenirmiş yoktan Ara Sokakları´na,
    istem kuşlarının da incir ağaçları!

    kir yoğunsu bir beyaz senin gökyüzün; uçulan alçak, çok ele geçmiş´li kuşlar için
    —için de; boşluğuna cinsin gelip istifâde oturmuş, ölümdeney oynu.
    hamlen bildirilemezmiş hiç, bir mavinin de aksi açamayacağı kesinkes bakışın
    yere şâhlanırmış çünkü boş! yine de taş konmazmış ellerinden masa ceplerine;
    çekilişine, aynı İsa gibi göz süzdüren baloncuklarının.

    Devamı »

  • MÜZİĞİNE AŞKIN KİMYA
    Yazan İbrahim Azar | 17 Haziran 2009 | Yorum yok Comments

    ellerimiz, bir deliliği çalabilmeli; kevin kern´li bir piyano
    gibi. ama farjad´lı bir keman akışında,
    başın omza sindiği

    coşku:

    en büyük seyircisidir açıklık orkestramızın doğa,
    utanmaksa; onların.
    değil miydi sevişmesi kuşların da böyle?

    Devamı »

  • KUL
    Yazan İbrahim Azar | 17 Haziran 2009 | Yorum yok Comments

    yanağı´nda gamzegül boyları.
    meydan: rastlaşılar meydanı!

    çekince göz kapak kalkan,
    dermişler kim gibi
    hem sevinç hem üzünç birlik;
    sorular savaşırlarken özet akıl,

    talan bir kenti kılmak iyi:

    Devamı »

  • MUT KAYIŞ
    Yazan İbrahim Azar | 19 Mayıs 2009 | Yorum yok Comments

    Sevincak pişmanlık koşu

    bir tavşan gördük, beyazına kan çalma isteği
    zıpır zıpır zıplıyordu; o keskiye doğru!

    Cemalpiç denizi görmek isterse´dir.

    ışıma: O’nun, dalga boylarını —denizde
    geceyle ölç bilir bir denizci.

    Gece’de inanç

    —her yatak kendini kanamıştır anne,
    ben tek tanrı sesine güvendim.

    Devamı »

  • Deniz Kokusu ya da Gözlerim Deniz’de
    Yazan İbrahim Azar | 17 Nisan 2009 | 1 Yorum1 Yorum Comments

    I

    de, seni ben daha kaç geceye yayayımdır alaca
    —bana uzamış bana kolların dirsekiçi kokusu?

    II

    dokunaksı bildirgelerini okuyorsun bir sevişmenin
    ellerin, uzun ve güzel
    kimi eğdiğindir ve doğrulttuğun, bakışlarınla

    yazıyorsun ki okunaklı türkçe ben de seviyorum
    halklarıma doğru haykırırlı bir özgürlük söylevini

    Meydanlarında Ölebilirim´den.

    Devamı »

  • Dün Senli Zıbarıptır
    Yazan İbrahim Azar | 7 Nisan 2009 | Yorum yok Comments

    onlara de —üç çiçek açancası bandolarla bir ölüm
    kuşanmış şarkısı karşı çocuklar gelecekler tarihi

    onlara de —dağardı veysel güneşi ki o körbakmaz
    fikret de onun için vurup sıcak çalacağızdır olmuş

    teline sazın gitarın halk türküleri kavgamarşkardeş
    ne çok harfin oldu senin hep gerçekle çiçek çiçek

    Devamı »

  • Aklımın Yolu*
    Yazan İbrahim Azar | 9 Mart 2009 | Yorum yok Comments

    —nasıldı bilseniz… bir, sevince şâhlanırdı uzun
    ihtimal ayakları kesilmiş yerden; çılgı sesinde
    değil çevresinde, hiçbirşey umra dursun olacak.

    -at´layıp da uzamak için en elbet yalnızlığına,
    götürecektir öpülü yelelerini -esintiler boyu
    arkasında, rüzgârlarının şaşkınlığı ki kim´ler?

    Devamı »

  • Hak Söz Veriyorum!
    Yazan İbrahim Azar | 9 Mart 2009 | Yorum yok Comments

       I. yüzeyüz kırmalar tutkusu olmamış bir dil hiç, kalbi; susku, biraz daha susku.
      II. ölegülünç acılar şakrağıdır bu: biz´i bir piç gibi bırakıp gidiyorlar ibrahim*
     III. ama hiç gelmemiş olmayı verin vardığınız kaç yere; hak söz veriyorum!

      (*Onur AKYIL)