Yazar: Metehan Karaduman

Metehan Karaduman Yazılar

0

Çöl – Fark

baktığım yerden
ekinleri ayırmış rüzgar saçlarını ellerin
tepeyi aşan bir yol çıktıkça hafiflediğim

her bir kelimeni kağıttan okudum
durmak dudaklarımı kurutuyor
uzak bir deniz iniyor çıkıyor kanımda

bir adım daha atıyorum
her şey dönüyor bir kez daha
her şey zamanda çözülerek isimsizliğine

Devamı »

0

Çöl – Kilit

bütün kapıları çaldık
hiç kimse kalmamış
çıktık
işaretleri karanlıkta kıvılcımlar
gazeller geçiyor taşlıktan
bir yayı esnetiyoruz ikizimle
eğilen her şeyden önce eğilerek

eşeleyip kumları
gömdüğümüz putları buluyoruz

Devamı »

0

çöl – orak

baktığında bir
yüzünden geçer ırmak
eğilip suya ver saçlarını  
bakışı kuş
okurken yazısını saçlarının
dalgalanır yüzün
çekilip kaybolduğun
yer
gözlerimden
derin

baktığında bir
buğday tarlasında elim

Devamı »

0

Çöl – Nem

uçlarına tırmanıp baktığında işittin mi
çıtırdayan kızıl ufkum sessiz çöl

gözlerini kısıp baktığında
dönüyor mu uzaklığın kuşları
bir kırbaç sesinin izine sıralanmış
sonsuzluğa savrulan

sanki ilk
kalemin ucunun bir kalbi delmesi
fazladan bir damla mürekkep imkân
inişi tersine dönüşü ağacın
ne garip kendi ölüsünün
yanından geçmesi

Devamı »

0

Çöl – Cehennem

arının vızıltısı
akan suyun sesi
taşları kızdıran
bu bekleyiş
sensizliğin çölünde
seçip en eğrisini
yayın büküyorum
yırtılıp da geçilen geceden
düşüyor önüme
uçları kırık bir yel
alıp da bırakmış seni
içimde esen değil
içinde estiğim

Devamı »

0

Çöl – Malihulya

üç şey öğrendim
hiçbir harfi silemezsin
hiçbir ok bulmaz hedefini
arpın çözülen telleri söylüyor
nefesimle kurumuş otlar
her avcı kayıptır
işittiğinde

Devamı »

0

Çöl – Sin

beni bu ağacın altında bırakmıştın
başımı kaldırıp baktım
ne bulutların geçti üstümden
ne kuşların uçtu bir daha
yanmış şehirlerin anlatıldı
nefesini tutup üç gün dolaştığın
bana bu ağacın altında söylenmedi

Devamı »

0

kromatik gam

köpek parçalanmıştı zardan önce ilk
satır bacağıma tıkırdıyorum altı kere çift
e artık kalkılır masadan iki kumru ravenna’da
kayıp kanatlarının çırpıntısı iner duvara
açılmamış çalınmış bir kapı bükülür
domino taşlarını ayıran çizgi sağlaması
tutmayan hesabının kafatasında zardan önce ilk
ayağımı çelen şey mi düşüren
çıktığım dalının ucundan dut ağacının
yemişleri taştandır yaprakları ayrılıp yelken
sizi kim ağırlar sandınız ölçülerden gam
uzak durulan lavtasında saklı

Devamı »

0

Çöl – İnhiraf

yıkılmış köprünün altında
gözlerim dalıp…

gecem
bıraktığın iz
ay ışığında yürüyen
hayalinin
uçup giden
gölgesi
kumlarda
çok eski çok derin
hiç söylenmemiş
her şeyi bilmekle
yaralı
tek tek gördüm
hayvanlarını

Devamı »

0

Çöl – Ayna

yaklaş
biraz daha
yenilenen hayata inanan
suyun içindeki ışığa
balıkçı babasının pullu elleriyle
işaret ettiği
su üstünde yürüyene
hiç diyorum
bırakmadım
bırakamam

Devamı »

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12