Yazar: Tamer Gülbek

Tamer Gülbek Yazılar

0

KÜRESELLEŞME SÜRECİ, ŞİİRİN ZAYIFLAYAN MUHALEFETİ VE BİR İMKAN OLARAK İNTERNET

Sanatsal dönüşüm sürecinin toplumsal, siyasal ve ekonomik dönüşümden bağımsız düşünülemeyeceğini biliyoruz. Aynı şekilde, adına küreselleşme dediğimiz sürecin yeni bir süreç olmadığını, onun kapitalizmin ortaya çıkışından bu yana geçerli bir kavram olduğunu da biliyoruz. Ancak, hızlanarak artan teknolojik yenilikler, dönüşümü özellikle son 25-30 yıl içinde çıplak gözle takip edilebilir hale getirmiştir. Böylece, neo-liberal kapitalist dünya görüşünün ve serbest piyasa ekonomisinin bütün dünyaya büyük bir süratle yayıldığı emperyalist bir süreç yaşanmıştır, yaşanmaktadır. Küresel kapitalist kültür, toplumların geleneksel kültürel değerlerini erozyona uğratmakta ve onların yerini almaktadır. Bu yeni kültür, kendi öz kültürüne yabancılaşmış, kişisel çıkarlarını her değerin önünde tutan, rekabetçi, bencil ve fırsatçı bireyler ortaya çıkarmıştır. Uzun zamandır, görselliğin giderek önem kazandığı, anlamın biçime yenildiği bir imaj çağını yaşıyoruz. Kimilerinin şakayla karışık “cilalı imaj devri” olarak adlandırdığı bu durum da yine doğrudan küreselleşme sürecinin insani ve toplumsal değerler üzerinde yarattığı aşınmanın bir yansıması ve sonucudur.

Devamı »

0

Crystal

Üç güzellerden biriydin sen Crystal

Zarif ve latif ve yumuşak
Hoş ifade edilmiş bir çılgınlık
Hizmet-içi eğitim kovanında vızıldaştık

İnekler artık yapay yolla dölleniyor Crystal
Gizli bilgilere ulaşmak her zamankinden kolay

Yaşımızı göstermeye başlayabiliriz artık
Lületaşından bir pipo getirdim sana
İki yakası bir araya gelsin diye Boğaz’ın

Devamı »

0

Adriana

Her akşam sarı bir ışık
Tarıyor suratımı Adriana
Arkamda bıraktıklarım
Dikiliyor karşıma

Aileni gömdüğünü gördüm
Geçtiğin sınıra

Neden bazı insanlar
Daha ödemeli yazar Adriana?

Geniş beyaz meşeler olsa
Bizim de şemsiyemiz
Ama bedel ödemeden olmuyor ya
Belki ondan bu intihar ataklığı

Devamı »

0

ateş suyu

“öyle bir şey yapalım ki
örtbas etmeye mecbur kalsınlar” diyoruz

bilardonun kırmızı ışıklarını
yutuyor hüzün şişeleri
günah havuzunun harında
erirmiş gibi tesadüf topu

gizli bir arkaik şifre saklanıverirken telâşla
tuvalet duvarındaki al gore karşıtı
otantik grafitilerin arasına
jukebox’ın yamacından göz kırpıp
kaçıyor mu bir cehennem cücesi
yoksa yalnızca
siyasi bir sığınma talebi mi bu
anlamaya inan hiç takatim yok

Devamı »