Logo Background RSS

» César Vallejo

  • Zaman Zaman
    Yazan César Vallejo | 13 Ekim 2009 | Yorum yok Comments

    II
    Zaman Zaman.

    Öğle vakti neminde tutuklu gecenin.
    Dört duvarın yorgun tulumbası
    tahliye ediyor
    zamanı zamanı zamanı zamanı Devamı »

  • Trilce
    Yazan César Vallejo | 27 Mart 2009 | Yorum yok Comments

          Bir yer var bu dünyada
    kendimle bildiğim, tam da orası,
    hiç ulaşamayacağımız.

          Bir anlığına ayak
    bassak da oraya
    hiç olmamışızdır aslında orada.

          Bir yerdir, görünür
    her darlığında bu hayatın,
    yürür de yürür tek sıra.

    Devamı »

  • Kesafet ve İrtifa
    Yazan César Vallejo | 23 Ocak 2009 | Yorum yok Comments

    Yazmak istiyorum ama çıkan sadece köpük,
    Çok şey söylemek istiyorum ama saplanıyorum çamura;
    nasıl söylenirse söylensin yoktur rakam, bir toplam olmadan,
    nasıl yazılırsa yazılsın yoktur piramit, köksüz.

    Yazmak istiyorum ama bir puma gibiyim,
    defne olmak istiyorum ama benim pembeleşen soğan;
    nasıl ses verirse versin yoktur öksürük,
                           sisin içinde yitmeden,
    ne tanrı ne de tanrı’nın oğlu vardır,
                           tecellisiz.

    Devamı »

  • Ölüm Vaazı
    Yazan César Vallejo | 9 Ocak 2009 | Yorum yok Comments

    Ve sonunda girilir artık ölümün hükümranlığına
    sahnededir manga, geçmişin parantezi,
    paragraf ve ayraç, devasa el ve ayrılışı iki sesli harfin;
    - nedendir Asur masası? Nedendir kilise minberi,
    gürültüyle sürüklenen vandal möble,
    hatta sonlara doğru şiddetlenen inziva?

    Devamı »

  • Geçmeye çalışıyoruz…
    Yazan César Vallejo | 17 Aralık 2008 | Yorum yok Comments

     

    XXXVI

    Geçmeye çalışıyoruz iğne deliğinden
    zafer arzusuyla yüz yüze.
    Çemberin dörtte biri amonyaklaşıyor neredeyse.
    Dişi erilliğe geçmekte, kökünden
    olası göğüslerin ve tam
    kökünden ne çiçeklenmezse!

    Devamı »

  • Öyle seslenir ki…
    Yazan César Vallejo | 14 Aralık 2008 | Yorum yok Comments

    LXXVII

    Öyle seslenir ki hatırlatıp
    çoğaltırcasına incileri
    her fırtınanın
    tam da burnundan topladığım.

    Hiç kesilmesin bu yağmur.
    Yağmadıkça
    ben onun üstüne ya da gömülmedikçe
    her şeyimle suya
    her ateşten bir anda savrulan.

    Devamı »

  • Ayırırım kendimi…
    Yazan César Vallejo | 5 Aralık 2008 | Yorum yok Comments

    XLV

    Ayırırım kendimi denizden
    sular üzerime geldiğinde.

    Hep ayrılalım bir yerlerden. Tadını alalım
    enfes şarkının
    arzunun alt dudağından dökülen.
    Ey muhteşem el değmemişlik.
    Tuzsuz esiyor meltem. 

    Devamı »

  • Firari Azap Girer ve Çıkar…
    Yazan César Vallejo | 12 Kasım 2008 | Yorum yok Comments

    LIV

    Firari azap girer ve çıkar
    aynı kare delikten.
    Şüphe. Dengedir sürekli acı çeken
    dibine kadar.

    Bazen tüm çelişkilere şiddetle çarparım kendimi
    ve bir anlığına en kara yüksekliği olurum zirvelerin
    Uyumun kaderinde.
    Sonra patlak gözler kendini irkiltir ilahice
    ve kesik kesik ağlar ruhun sıra dağları,
    sağlam imanda vahşileşir oksijen,
    yakar yanmayacak ne varsa ve
    acı bile çoğaltır kahkahadaki gagayı.

    Ama bir gün ne girebileceksin
    ne de çıkabilecek, firari gözlerine
    atacağım bir avuç pislikle.

    Trilce’den.

    Çeviren: Hasan Ağan

  • Öfke, Bir Adamı Çocuklara Bölen Öfke…
    Yazan César Vallejo | 11 Kasım 2008 | Yorum yok Comments

    Öfke, bir adamı çocuklara bölen öfke,
    çocukları benzeş iki kuşa,
    ve sonra kuşları ufacık yumurtalara:
    fakir adamın öfkesinde
    rafine bir yağ iki cins sirkeye karşı.

    Öfke, ağacı yapraklara bölen öfke,
    ve yaprakları benzeşmez iki tomurcuğa,
    ve tomurcukları da alabildiğine küçük saban izlerine:
    fakir adamın öfkesinde
    iki nehir denizlere karşı.

    Devamı »