Çeviri Kategorisi için Belgelik

0

Kaç kişiyim ben?

Çeviren: Erdoğan Kul

Çevremdeki her şey, beni çevreleyen her şey buharlaşıyor. Tüm yaşamım, belleğim, imgelemim, imgelerim, kişiliğim… buharlaşıyor, uçup gidiyor. Her zaman başka biri olduğumu duyumsuyorum; başka bir şey, başka… Burada rol aldığım sahne, başka bir oyuna ait. Ve katıldığım bu gösteri kendi kendimim.

Kimi zaman, on-on beş yıl önce yazdığım metinlere rastlıyorum karmakarışık çekmecemde. Bunların çoğu, tanımadığım biri tarafından yazılmış gibi geliyor bana; kolayca tanıyamıyorum onlardaki kendimi. Ben yazmışım; ama başka bir yaşamda, ondan henüz uyanıp geride bırakmış olduğum başka bir yaşamda.

Çok gençken, daha on sekiz-yirmi yaşlarındayken yazdığım kimi metinlerde, mahiyetini tam olarak kavrayamadığım bir etkileme gücü var.

Devamı »

0

Gölete İtiraf (ya da “Şeytanın Göleti ile Bir Diğeri”)

Çeviren: Tamer Gülbek

Dr. Szygeti’ye

Yusufçuk mavi bir ışındır öğle sıcağının altını çizen. Ovaların huzurunun sonucudur. Devinen ve devinmeyen yusufçuk! Bakire gökyüzüne paralel ani hareketler yapıyor; sonsuz üçgenin tabanını biliyor sanki. İltihaplı şu gölet için ne soyutlama dersi ama! Havada çizdiği yol balığınki gibi, ama daha düz. Bir üniversite felsefecisinin zihni kadar alçakgönüllü bir halde süzülüyor. Ne erkek kurbağaların obur vıraklamalarını, ne de dişi kurbağaların mesanelerindeki hışırtıyı duyuyor. Küçücük ve kısacık bir çimen yaprağına konup dinleniyor ve onunla bütünleşiyor yusufçuk. Sessizlik, sessizlik!

Yusufçuk, sen benim kız kardeşimsin. Önünde gizli bir anahtarla başka bir gölet açılıyor, siyah arafı gördüm işte ben orada, hayatımda ilk kez.

Devamı »

0

Antonin Artaud ve Jerzy Grotowski Üzerine Birkaç Saptama

Çeviren: Erdoğan Kul

Artaud öldüğünde Grotowski henüz 14 yaşında olduğuna göre, tanışmadıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Yanlış anlaşılmasın, temelli bir iletişimsizlikten söz etmiyorum; Grotowski sonraları elbette hem Artaud’dan hem de onun, Shakespeare Kraliyet Tiyatrosunca 1964’te -tiyatro dünyasında Grotowski’nin tanınıp ilgi görmeye başladığı yıllarda- sahnelenen ve büyük takdir kazanan Marat/Sade yapımında rehber teknik olarak kullanılan “vahşet tiyatrosu” kuramından haberli olacaktı.

Artaud, çoğunlukla “gerçeküstücü” olarak tanımlanır; oysa Grotowski “gerçeküstücü” değildir. Simgeci drama konsepti içinde kimi ortak noktalar bulunsa da yaklaşımlarının tümüyle farklı olduğunu düşünüyorum. Kanımca Artaud, yaşanan hayatın tümüyle dışında, uzağındadır ve onu “vahşet”e sürükleyen ana etken de bu durumdur; gözlemleyebiliyorsanız, karşılık verebiliyorsanız ‘hiç değilse yaşıyorsunuzdur’ çünkü.

Devamı »

0

Jerzy Grotowski’nin Son Yazısı*

Çeviren: Erdoğan Kul


(Bu metin, Jerzy Grotowski’nin isteği üzerine, ölümünden sonra yayımlanmıştır.)

Büyük olasılıkla, artık ömrümün sonuna yaklaşmış bulunuyorum. Her şeyden önce, Jerzy Grotowski ve Thomas Richards Çalışma Merkezi’nin çalışmalarına ilişkin yanlış anlamalara yol açan bir bilgiyi düzeltmek istiyorum.

Action: Grotowski’nin son oyunu.” Bu bilgi, gerçeğin üç bakımdan çarpıtılmasını içeriyor.

Bir kere, benim tiyatro yönetmeni olarak sahneye koyduğum son oyun Apocalypsis cum Figuris adını taşımaktadır. 1969’da yaratılmış ve son kez 1980’de sahnelenmişti. Bu tarihten sonra sahneye koyduğum herhangi bir oyun yoktur.

Sonra, Action bir oyun değildir. Sanat alanına aidiyeti, bir temsil olması dolayısıyla değildir; o, araç olarak sanat alanında yaratılmış bir opus’tur. İcracılarının, gösterim sanatlarına ilişkin bir gereçte, kendi kendilerine çalışmalarını düzenlemek üzere tasarlanmaktadır.

Devamı »

0

Hafif Bir Esinti Gibi

Çeviren:
Hasan Ağan Karaduman

Çırılçıplak duruyor karşında öylece
seyredebilirsin onu, tadabilirsin de
ama o sana gelir
hafif bir esinti gibi
içebilirsin onu, alabilirsin de şefkatle kollarına
nasıl tapındığın da önemsiz
dizlerinin üstüne çöktüğün sürece.

Böylece diz çöktüm orada, deltada
alfada ve omegada
nehirlerin ve denizlerin beşiğinde
göklerden gelen bir kutsama gibi
bir anlığına
iyileştim ve kalbim huzur içinde.

Devamı »

0

YANKININ KEMİKLERİ

Türkçeleştiren:
Suat Kemal Angı 

AKBABA

yeryüzünün ve gökyüzünün kabuğuna
açlığını kafatasımın göğüne sürüklüyor

üstüne pike yaptığı meyyal
çarçabuk toplamalı hayatını onların ve kaçmalı

kirli bir mendil ile alınmış alaya
açlıktan kıvranan yer ve gök çöplük oluncaya

Devamı »

0

MARSİLYA’DA ESRAR

Türkçeleştiren:
Suat Kemal Angı
 
Ön Açıklama: Esrarın etkisini göstermeye başlamasının ilk işaretlerinden biri, “kasvetli bir önsezi ve huzursuzluk hissi, tuhaf, kaçılamaz bir şeyin yaklaşıyor olduğu duygusudur. (…) İmgeler ve imgeler silsilesi, uzun süredir gizli kalan hatıralar belirir; tüm görünümler ve durumlar tecrübe edilir.Bunlar başlangıçta ilginçtir, arada bir zevk bile verir, ama sonunda, onları başınızdan defedemediğiniz noktada, yorgunluğa ve eziyete dönüşür. Olan biten her şeyle birlikte, söyledikleri ve yaptıkları da kişiyi şaşırtır ve teslim alır. Kahkahaları ve söylediği her şey kendi dışında oluyormuş gibi gelir. Aynı zamanda, esinlenmeye ve aydınlanmaya varan deneyimler yaşar. (…) Uzam genişleyebilir; zemin inanılmaz dikleşir; atmosferle ilgili şaşırtıcı olaylar meydana gelir: buğu, saydamlığını yitiren ve ağırlaşan hava.

Devamı »

0

Açık Dilde Manifesto

Çeviren:
Erdoğan Kul
 

Eğer Şeytan’a da Tanrı’ya da inanmıyorsam, bunca güçlü bir yıkma eğilimi duyuyorsam içimde, mantıkça kabullenebildiğim ilkelerin düzeninde hiçbir şey yoksa eğer, asıl neden etimdedir.

Yıkıyorum, çünkü akıldan ortaya çıkan her şey güvenilmezdir benim için. Ben, ancak iliğimi coşturan kanıta inanırım, kendini Aklın yoluna uydurabilen kanıta değil. Düzlemler buldum sinir alanında. Şimdi kanıtları değerlendirmeye hakkım olduğunu düşünüyorum. Benim için, Aklın alanıyla ilgisi bulunmayan saf etin alanında bir kanıt vardır. Akılla kalp arasındaki çatışkı, tam da benim etimde karar kıldı, ama sinirler tarafından sulanan etimde. Ölçüye gelmez etki alanında sinirlerin sağladığı imge, en yüksek zihinselliğin biçimini alıyor -zihinsellik vasfını soyutlamayı reddettiğim. Demek ki ben, içinde şeylerin gerçek ışımasını taşıyan bir kavramın oluşumunu izliyorum, bana yaratma sesiyle ulaşan bir kavramın. Bir imge aynı zamanda Bilgi değilse ve onun açıklığını taşıdığı kadar özünü de taşımıyorsa, beni tatmin etmez. Kopuk kopuk akıl yürütmelerin bitkin düşürdüğü zihnim, yeni, mutlak bir çekim gücünün çarkına kapılmak istiyor.

Devamı »

0

Büyü

…Ama insanın
en korkulu karşılaşması
insandır.

Alacakaranlıkta
bize doğru gelen
bir insan,
yalnız birisi,
belki de bir insan kümesi
tanımadıklarımızdan,

Devamı »

0

Çöptür Bütün Yazılanlar

Çeviren:
Erdoğan Kul
 

Aklından geçenlerin bir bölümünü dile getirmeye çalışan şu zıpçıktılar,

domuzdurlar.

Tüm bir edebiyat sahnesi bir domuz ahırıdır, özellikle bugün.
Şu, zihinlerinde referans noktaları bulunanların tümü,
kafalarının belli bir yerinde demek istiyorum,
beyinlerinin iyi lokalize edilmiş bölgelerinde,
şu, diline hâkim olanların tümü,
şu, kendileri için sözcüklerin anlamı olanların tümü,
şu, sözleri anlam taşıyanların tümü,

Devamı »

Toplam 6 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.12345...Son »