Otobüsün üst katında en öndesinizdir. Yaşadığınız şehrin, hatta ülkenin eğlence merkezine doğru yol alıyorsunuzdur. İçiniz kıpır kıpır, umut ve arzu doludur. Uzayıp giden yol, bir gün öncesinin yağmuruyla ıslaktır. Birden otoyolun ortasında bir işçi çizmesi teki görürsünüz, sarıdır. Öylece orada durmaktadır, hızla üzerine gelen arabalara aldırmaksızın… Belki de sahibi gibi kaybedecek bir şeyi kalmadığından öyledir diye geçer aklınızdan. Henüz beş dakika bile geçmemiştir ki, bu defa siyah bir erkek ayakkabısı teki görürsünüz. Demek ki ıslaklıkta sadece solucanlar çıkmazmış ortaya, bunu düşünürsünüz. Ama bu içinize sinsice sokulan hüznü dağıtmaya yetmez. Bilmeseniz de hissedersiniz: hazırlıksız ve acele biten yaşamdır ayakkabı teki, yersiz ve kesin ayrılıktır.
Devamı »
Edebiyat Kategorisi için Belgelik
Yeni Sinsiyet Tipolojisi’nin “Biz” Söylemi ve Retorik Arsızlığı
Devamı »
Merdiven
dedi ki ya da dada ki Devamı »
merdiven
ey su üstünde sanki
taşa yürürbasar insan
bir kedikara tırmansın için
son basamağa çıkmaya
ve
kendine bakmaya korkarsın
inatçısın madem
bari gözlerin sürmeli olsun
Tutulma
baştan aşağı deniz kokan bir adamla tutuldum sevmelere
tek bir gecenin içinde aşk oluncaya dek konuştum kendisiyle
içtiğim tek şekerli bir çay keyfinde
bindiğim bir vapurun efkarla üflediği nefeste
geceye dökülen şarabın şehvetinde
kan ter içinde uyanan bedenimde
baştan aşağı deniz kokan bir adamla tutuldum sevmelere Devamı »
bağladı beni mavi bir iple galata da ölüm inerken sesime
dalga dalga gelen yalnızlığımda bile
aynadaki sırrım ile
gözlerimin ferinde
kanımdaki kırmızı büyüde
Ölü Kanatlar
pas tadının altında Devamı »
kanın ve yosunun
kırmızı yeşil karışımı yazılır
derinin üstüne
his yitirir kimliğini
mekanik bir sese bozar
ani bir titreme konar
omurgasına gecenin
terk ediş başlar sabahı
kulak çınlaması
çığlıksız susar
Hafif Bir Esinti Gibi
Çeviren:
Hasan Ağan Karaduman
Çırılçıplak duruyor karşında öylece
seyredebilirsin onu, tadabilirsin de
ama o sana gelir
hafif bir esinti gibi
içebilirsin onu, alabilirsin de şefkatle kollarına
nasıl tapındığın da önemsiz
dizlerinin üstüne çöktüğün sürece.
Böylece diz çöktüm orada, deltada
alfada ve omegada
nehirlerin ve denizlerin beşiğinde
göklerden gelen bir kutsama gibi
bir anlığına
iyileştim ve kalbim huzur içinde.
Çağırmak
Devamı »
Kestirme
MOROKYANUS
kül ve dans; trans, bir ölüler açıklanışı zaman
düşer yüz kitaplarla şairîn gecesinde tanrının
oğullar kızlar tahliye departmanları dünyanın
. . .
paşa kart kadınların da oh tutup okşayacak zar aranıp geldiği
rakılar sürahiler ve türlü üleş masalarında felekten bir geceleri
külhanbeyidir bir baba açılır saraylarında tek düşn-ü paranteze
(–olacak teşvikini mütevellit pekiyi ödüllendirmemiz oğul şaire!)
Devamı »
Kış Olgunu
Sarkaç keskin mevsime benziyor biraz şimdi
Hiç acımadan tümleçlerinden kırdığım zamanlar
Ve kendinden alacaklı o köstek
Duyunuz diye çömeliyor dizlerimde
Zaman niye çoğul konuşur ki
Nefese odaklı tüm dakikalarım Devamı »
Gerdeksiz soyunduğum hayata yaşama isteği
Bir devriklik sergileniyor damarlarımda
Mahvolmuş havalardan biraz ayaz
Portede güz akıyor
Tuvalde yaz
