tinerci çocuklara…
üzerimde eylül tozu görüyorsanız
hazirandan beri saklıyorumdur
kandırdım
kırmızı bültenle arananlar
listesinde resminiz
yağlı üstübüde patlayan güneş Devamı »
tinerci çocuklara…
üzerimde eylül tozu görüyorsanız
hazirandan beri saklıyorumdur
kandırdım
kırmızı bültenle arananlar
listesinde resminiz
yağlı üstübüde patlayan güneş Devamı »
arının vızıltısı
akan suyun sesi
taşları kızdıran
bu bekleyiş
sensizliğin çölünde
seçip en eğrisini
yayın büküyorum
yırtılıp da geçilen geceden
düşüyor önüme
uçları kırık bir yel
alıp da bırakmış seni
içimde esen değil
içinde estiğim Devamı »
bütün bir ahenk içinde -
sınırsız bir arzu var beynimde
havaya –
ışığa –
suya –
toprağa karışan Devamı »
Vahasız bir başlangıç
sarısı bulut, mavisi kum
Gölgesiz gezinir tenimde
Yarası kesik kaktüs düşer
Yer altı tarihini yazar köksüz
Serapsız aşktı suya yazılan
Güneşli bir zamana bırakıldı ismi Devamı »
kendine hakim varlığıyla
oturdu odama
parıldayan gözlerimle baktım ona…
konuşmak istedim
buluttan düşen
yağmurun hevesiyle
çırılçıplak bir şiirle Devamı »
tabutumda hırsız, bir daha düşünüyorum..
dilenir soytarı, kör ve sapık dinler
suçsuzluğumu unutur.. yetişkin
şehir yeniden karşımda ışık
bulamaz.. ana dilim..
zengin ve militan rüyamda
teşebbüs ettim sana, boynun Devamı »
dansta namlusu ivmenin. başını kovalayan ışın yuvarlağı, burkuk. zamanın rastgele çıkartılmış gömleklerinden, yoksa, hangi birini giyinip kendine gelsindi dünya?
bir de yağmurun uzunluğuna çakılı çocuk. usulca kalkıp üstünden kanın inceliş çığlığı, yarıyor baştan başa evleri ve gözden göze.
uzun habercilerinin üstünde çakan son soru: kayaların tuz damarı mı bellek? Devamı »
Boynunda sallan mai
Griye dönen taş
Kesik başı ellerinde
Kalakalmış gövdesiz
Siyahın geçişi denizlerden başlar
Kışın soğuğu bedenden
Sessiz kalır çukurlar
Gözün son noktasında Devamı »
Türkçeleştiren:
Suat Kemal Angı
AKBABA
yeryüzünün ve gökyüzünün kabuğuna
açlığını kafatasımın göğüne sürüklüyor
üstüne pike yaptığı meyyal
çarçabuk toplamalı hayatını onların ve kaçmalı
kirli bir mendil ile alınmış alaya
açlıktan kıvranan yer ve gök çöplük oluncaya Devamı »
bütün güzellikler geçicidir otobüsü
geçmeyi unutmaz Eşrefpaşa’dan
döş uzak bir bakışla evlenir
bu yüzden günler kısalırsa
ay incinir karşıdan
imbat eserse kordon renklenir
sıcak bir yudumdur aşk Devamı »
vınlıyor çürüyüşü kurtçuğun
çürüyüşü sıra kurtçuğumuzun.
"saydam yaz gecelerimizin içobur
ayışığına sunmak için
en uygun simge hayvan o"
diye düşünüyor, çoktan aynanın karşısında
yaşamını düzeltirken kaybolmuş çocuk: Devamı »
"dingin bir kayık
kendi kendine konuşan bir göl
gökyüzü’’
Kadir Aydemir
(Jale Kahraman’ın "Botlar" adlı resmi üzerine yaptığı çalışmasından)
1
derin bir uykuda
toprağın karnındaki karınca
girmek istedim uykusunun hayatına
2
bir fısıltı geldi rüzgardan
yıktı küçük tepeleri
bozdu rüyasını geleceğin Devamı »
-ilk defa kokuna ağladım, şimdi şiirimde yarım sigaran
saplı durur, kanatırken gökyüzünde yırtık bir parçam,
öfkeyle sızarım, göğsümde ıslak sen..-
sıradan korkular değil sahipleniş, kalabalıktan
şehvetle uzaklaşmak, sonunda aynısı,
değişmez siyah..
Devamı »
üç şey öğrendim
hiçbir harfi silemezsin
hiçbir ok bulmaz hedefini
arpın çözülen telleri söylüyor
nefesimle kurumuş otlar
her avcı kayıptır
işittiğinde Devamı »