Şiir Kategorisi için Belgelik

0

kuş adımı geçtiğim dünyam

gün eşelenmiş
göğsünü toprağa sürüyorsun
ürkek, kanıyor anakaraların
karanlığa kökler kurutuyorsun
mavi lüzumsuz bir ayaz, büyüyor sanki
vadiler göçüyor dudaklarında
biraz toprak yeter diyorsun bana
biraz toprak, yeter diyorum
ve eski bir gidişle geçiyorum senden
hiçbir şey kalmayıncaya kadar
vazgeçiyorum işte
her şeyden biraz

 

0

hasaRRaporu IV

sevgilim beni yaşattığın yüzyıl
kumpasa geldiğimdendir
bakma, overdoz halinde kesiyorum ağaçları
atların hüznü
onlar durmadan sana doğru.

tirenler geçiyor, geçecekler yıllardan da
rakılar içtik içinde, üstelik karşılıklı hüzün direklerinden geçtik
durdurdu bizi bazı peronlar, indik.
açılırken bir öykünün başlangıç cümlesi, okuduk sabahlara kadar
ağladık; ne garip belimizdeki silah, kuşattığımız ayasofya hüznü
tarihine bakan genç kızların rayban gördüğü de doğru
ama sigaramı dağlara doğru ateşliyorum

Devamı »

0

hasaRRaporu III

çiçekteki telaş kellenin gövdeden ayrılmasıyla aynı
gidiyorum! sen taze kal eskime
yağmurlara güvenme makyaj bozar.
koş hasaRRaporu veriyorum
enkazım tamam yerli yerinde dağınıklığım
tahribine güveniyorum
biraz daha içimi hançerle, dağıt
değiştir her şeyin yerini
ama kış
giderken bereni almayı unutma.

ruhunu avuçlayan yol
tenini sıyıran su
jiletlerin içinde kalan bileklerimi de al
korkma; kimse sormuyor demokrasinin son durumunu

Devamı »

1

LEKE

bir yurttu sinir pasından, altı yön ömrün sığdığı. adresini arıyorduk yüzümüzdeki düşüğün, dil üstünde gezdirilen kızgın demir buğularını aralayarak.

 

doğa’nın dönük olduğu nokta hangimizdeydi? birbirimize ölüyorduk, bulunmuyordu. güneş küçük hayvan ölüleri halinde derimizin altına birikirken, “ben” diyorduk, “hepimizin aynı yerinde kardeş beni; gelin üst üste getirip uçalım…”

 

insan sütünü demleyen eldeğmedik mimariye adanan bakışlarda kur da aramıştık: a e ı i o ö u ü. uğrum çığırıp duruyor keman koyusu, memeleri budanmış bir çingeneden cama vuran kuş seslerinde.

Devamı »

0

FETÜS AŞKI

kendi payına düşer rahim
hayatı yaşar derinlerde
geç gelmek korkusu sarar
yalnız ve bensiz kara sulara
ardı arkasına çevrilmiştir oysa
bir kendi bir de aynası kalır
bakire düşlerin
gece döner dolanır gerisinde
dar alan üzülür genişlemekten
hep sıcak olur kış içerde
dışarıya korkar çıkmaktan
donar diye belleği
tuzsuz bir yaz yaşanır düzlükte
doğmak üzere ayrılır bağ
gözden duvağa

0

KİLİT

 

Kilidin kırılmış yanıydın sen

boşlukta sallanan

anahtarsız dönerdin içimde

şifresi kan

 

0

UYSAL ÇAĞ DEMEÇLERİ



sitenin gönyesi yok
kalbim, topla kendini
ve dağıt bu yaşamak kentini


I.
oysa
bir ağacın taşmasından diyorum mesela
bir boşluğun Allah´a bakmasından
taraçalardan da taraçalara
ölü konmasından diyar Rum kuşların
bahsedelim zamana aşktır insan
ve insan bir yara

Devamı »

0

KûN

beni geçiniz,
ağzına kadar dolmuş yarayı
sünen günlerden sarkan sözleri
bulutların parmak izinden başlayalım mesela
açık seçik dokunmayı ağrıya

beni geçiniz
boynu bükük uçurtmadan
insan yutan kavşaklardan devam ediniz
sokağın çıkmazından mesela
yıldızlara asılan

Devamı »

0

öğretmen masalı

uçurum

tek anıya sayısız ân istiflemiş öğretmen
kendine yettiremiyor zamanı, tırpanlı paylaşım
hiçbir sokak onu tanımıyor
ağlamadıkça inanmıyor bulut
onu anlatmayan bir gök var
yaban ördekleriyle dolu
yıllar yollardan daha yüklü levhadan yana
düz ovadan ters uçuruma dağ derinliği
hiçbir şey yazılamıyor sevdanın cezasına
korkulardan başka

öğretmenin gözünde ev sahibi çığlık
bir de ters gelen ne varsa aşka…

Devamı »

0

Gölete İtiraf (ya da “Şeytanın Göleti ile Bir Diğeri”)

Çeviren: Tamer Gülbek

Dr. Szygeti’ye

Yusufçuk mavi bir ışındır öğle sıcağının altını çizen. Ovaların huzurunun sonucudur. Devinen ve devinmeyen yusufçuk! Bakire gökyüzüne paralel ani hareketler yapıyor; sonsuz üçgenin tabanını biliyor sanki. İltihaplı şu gölet için ne soyutlama dersi ama! Havada çizdiği yol balığınki gibi, ama daha düz. Bir üniversite felsefecisinin zihni kadar alçakgönüllü bir halde süzülüyor. Ne erkek kurbağaların obur vıraklamalarını, ne de dişi kurbağaların mesanelerindeki hışırtıyı duyuyor. Küçücük ve kısacık bir çimen yaprağına konup dinleniyor ve onunla bütünleşiyor yusufçuk. Sessizlik, sessizlik!

Yusufçuk, sen benim kız kardeşimsin. Önünde gizli bir anahtarla başka bir gölet açılıyor, siyah arafı gördüm işte ben orada, hayatımda ilk kez.

Devamı »

Toplam 25 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.123451020...Son »