
çocukluğumu aramamı sağlayan gönülsüz fotoğraflara, bilmeden buna neden olanlara, beynimde dolaşan yılana, o büyük duvara, kirpiklerime sevgiyle dokunan herkese ve her şeye, en son gördüğüm düş/es/e, çevirmenin nefis dostluğuna…
***
Ormanın kenarına geldim, ağaçlardan göremedim onu. Islak yaprakların üstüne oturup düşündüm, beni hangi hayvanın doğurduğunu. Bilmek istemiyorum benden önce neler oldu, ben yaşarken neler oldu ve neler olacak benden sonra. Görebildiklerimle bile tutuştum, bir de Cathay’ı emdim. Ey okuyucu! Dilersen çıkart at bütün italikleri. Gene de sağlam durmalı ve selamlamalısın kalanı. Yakın olandan başlayacağım anlatmaya, tufandan ve uçurumdan. Uzak olanı anımsamaya çalışacağım, aşkı, hayatı ve düzenli kırları. Tersini yapamazdım. Korkmadığımı söyleyemem.
Ey okuyucu! Hakikatse istediğin
Tersinden ısır bir de bu kanlı Narı.
***
kucaklayın beni Yağmur, yağmur gibi acılar.
bağışlayın beni Giden acılar, dönen, dönen acılar.