Latest Headlines
0

Ayakkabı Teki

Otobüsün üst katında en öndesinizdir. Yaşadığınız şehrin, hatta ülkenin eğlence merkezine doğru yol alıyorsunuzdur. İçiniz kıpır kıpır, umut ve arzu doludur. Uzayıp giden yol, bir gün öncesinin yağmuruyla ıslaktır. Birden otoyolun ortasında bir işçi çizmesi teki görürsünüz, sarıdır. Öylece orada durmaktadır, hızla üzerine gelen arabalara aldırmaksızın… Belki de sahibi gibi kaybedecek bir şeyi kalmadığından öyledir diye geçer aklınızdan. Henüz beş dakika bile geçmemiştir ki, bu defa siyah bir erkek ayakkabısı teki görürsünüz. Demek ki ıslaklıkta sadece solucanlar çıkmazmış ortaya, bunu düşünürsünüz. Ama bu içinize sinsice sokulan hüznü dağıtmaya yetmez. Bilmeseniz de hissedersiniz: hazırlıksız ve acele biten yaşamdır ayakkabı teki, yersiz ve kesin ayrılıktır.

Devamı »

1

Yeni Sinsiyet Tipolojisi’nin “Biz” Söylemi ve Retorik Arsızlığı

Yeni Sinsiyet olarak kavramlaşan tavrın projelendirdiği birliktelik görüngüsü, hayret verici bir biçimde “tipoloji” tanımıyla çelişmektedir. Yeni Sinsiyet ve Bazı Enstrümanları* adlı yazımda bu durumdan kısaca bahsetmiştim. Şu an okumakta olduğunuz yazıda ise söz konusu “kök çelişki”nin ya da “kök yanılsama”nın salınımlarından, Yeni Sinsiyet’in sentetik yüzlerinden ve haysiyetsizlikle çoğalan, yaygınlaşan “biz” söyleminden bahsetmeye çalışacağım.
Yeni Sinsiyet’in çeşitli enstrümanlarını kullanarak “cehalet alanı”nda icra ettiği girişimler ve bu enstrümanların işlediği çürük değer yargılarıyla ateşlenen yandaş-paydaş etkileşimleri, söz konusu alanın bir ortama dönüşüm sürecini tamamlamıştır. “Cehalet ortamı” şeklinde ifade ettiğimiz bu oluşumun tamamlanmasının hemen ardından -kendi tanımıyla çelişen- yeni bir tipolojinin çerçevelenmesi de kaçınılmazdı.
Yeni Sinsiyet’in oluşturduğu -şimdilerde belirgin bir şekilde niceliksel geçerlik kazanmaya başlayan- tiplojiyi incelediğimizde söz konusu birliktelik biçiminin zihinsellik boyutunun olmadığını görürüz. Ortamdaki tüm etkileşimler cehalet ve türevi tözsüz söylemlerle yapay bir şekilde hızlandırılmıştır.  Bu nedenle Yeni Sinsiyet’in uygulayıcılarının ağzına dolanan “biz” söyleminin niteliksel bir derinliğinin olmadığı aşikârdır.  Yeni Sinsiyet tipolojisinin “biz” söylemi -her şeyden önce- liyakata dayalı değildir. “Kifayetsiz bir muhteris” olmak, Yeni Sinsiyet’in aradığı, cehalet ortamına katabileceği en elverişli ve yaygın karakter olumsuzluğudur, kullanım potensiyelidir.

Devamı »

0

Ölü Kanatlar

pas tadının altında
kanın ve yosunun
kırmızı yeşil karışımı yazılır
derinin üstüne
his yitirir kimliğini
mekanik bir sese bozar
ani bir titreme konar
omurgasına gecenin
terk ediş başlar sabahı
kulak çınlaması
çığlıksız susar

Devamı »

0

Hafif Bir Esinti Gibi

Çeviren:
Hasan Ağan Karaduman

Çırılçıplak duruyor karşında öylece
seyredebilirsin onu, tadabilirsin de
ama o sana gelir
hafif bir esinti gibi
içebilirsin onu, alabilirsin de şefkatle kollarına
nasıl tapındığın da önemsiz
dizlerinin üstüne çöktüğün sürece.

Böylece diz çöktüm orada, deltada
alfada ve omegada
nehirlerin ve denizlerin beşiğinde
göklerden gelen bir kutsama gibi
bir anlığına
iyileştim ve kalbim huzur içinde.

Devamı »

0

Çağırmak

çağırmak sesi duvarlarda
yükselen bir aşk kadar sen
aynadaki karanlık
yüzünün kanatlarına dönüşmeden orda;
tanrı’nın yaralarını gizliyor
zaman kuyusunun kuraklığı
çatlıyor ayaklarından
sokaklardan koparılmış sahipsizliği
bir kedi dikkatinden alınma veya
bir köpeğin gelişi gibi;
sadece bakışla…

Devamı »

0

Kestirme

zamana atılan adımların
kaybolurken seni gördüm karasında

hep önce geçersin ya karşıya
bir elimde bekler gibi sesin
susar gibi bir sahil ötesinde
yeni çoğalmış bir denizin ilk dalgasını

hemen bakarsın ya arkana
gözünde açar gibi bir gözüm
kanar gibi bir yara ötekinde
toprağa ilk saplanan mızrağın kesik titreyişini
0

MOROKYANUS


kül ve dans; trans, bir ölüler açıklanışı zaman

düşer yüz kitaplarla şairîn gecesinde tanrının

oğullar kızlar tahliye departmanları dünyanın


. . .

paşa kart kadınların da oh tutup okşayacak zar aranıp geldiği

rakılar sürahiler ve türlü üleş masalarında felekten bir geceleri


külhanbeyidir bir baba açılır saraylarında tek düşn-ü paranteze

(–olacak teşvikini mütevellit pekiyi ödüllendirmemiz oğul şaire!)

Devamı »

0

Kış Olgunu

Sarkaç keskin mevsime benziyor biraz şimdi
Hiç acımadan tümleçlerinden kırdığım zamanlar
Ve kendinden alacaklı o köstek
Duyunuz diye çömeliyor dizlerimde

Zaman niye çoğul konuşur ki

Nefese odaklı tüm dakikalarım
Gerdeksiz soyunduğum hayata yaşama isteği
Bir devriklik sergileniyor damarlarımda
Mahvolmuş havalardan biraz ayaz
Portede güz akıyor
Tuvalde yaz

Devamı »

1

KAHKAHADA SAKLI HIÇKIRIK: SÜRGÜN

Can dostum Erol’a…

Sürgün, doğduğun, ana dilinde ağlayarak büyüdüğün, denizinin dalgasını gözlerinde, yeşilinin canlılığını damarlarında, dağlarının çetinliğini kişiliğinde taşıdığın yerden, yüreğini yumuşatan sevdiklerinin kokusundan sırf ceza olsun diye, zorla sökülüp atılmaktır. Seni sen yapan, bütünleyen her şeyden kopartılmaktır.

Olduğun şeyin dışında, olmadığın şeyin içinde olmaktır.

Sürgün onulmaz bir tamamlanmamışlık duygusudur.

Ruhuna bir türlü söz geçirememektir. Bulduğu en ufak bir fırsatı bile değerlendiren ruhunun bedeninden sıyrılıp kopartıldığın yerlere gitmesidir.

Sürgün hiçbir şekilde avutulamayan ve inceden inceye insanın bütün hücrelerine sızan bir acıdır.

Devamı »

2

EKSİK SABAHLAR ANTOLOJİSİ

Bu sabah da ağladın aynanın karşısında
Gözlerinin şişliği gitsin diye suyu bol vurdun yüzüne
Havluyla her kurulamanın ardından yeni bir dalgaya engel olamadı kirpiklerin
Bu sabah da dün sabah olduğu gibi ağlayarak kapattın banyonun kapısını. Dönüp sana baktım, yorgun güzelliğine. Saçma ‘günaydın’ tonunu duymadım. Başımı öne eğdiğim an suçlu sayılmam. Her sabah, bu sabahki gibi olmak zorunda mı?

Aynı evin içinde bile bir yerlere yetişme telaşındasın. Tek düşüncen uzaklaşmak benden. Elimden geleni yapmama rağmen bana alışamadın. Ne annen gibi içimden çıkarabildim seni ne de oğlun gibi ruhlar aleminde sürdürebildim yaşamını. Gece “Işıkları kapatma” dediğimde “Oğlum” dedin; alnım göğsünde ilk sevişme gibi beyazken annenden nefret ettin. Eksiktin, yeteneksizdin, kusurdun.

Devamı »

Toplam 31 sayfa, 11. sayfa gösteriliyor.« İlk...9101112132030...Son »