dün ırmağın bir kıyısı
nili kuşlar çarpık kanat
yarayla dönen felekleri mavinin
camda dolu
bilyalar söğütleri görür mü
-
Mors Metehan KaradumanEkleyen Ussuz | 5 Şubat 2009 | 00:32 | Yorum yok
-
zaman hikâyeleri Aziz Kemâl HızıroğluEkleyen Ussuz | 2 Şubat 2009 | 19:27 | Yorum yok
yokediş sarmalının derinliklerinde
uzakla beslenen dokunuş simleri
kalesiz burçlarda tsunamiler
iç güdük geçmiş hikâyeleriyorgun denizlerin sığlıklarında
darmadağın antlaşma defineleri
labirenti dikine çevirmiş gök adalar
kül içre gelecek hikâyeleri -
Taş Uçak Şiir Sergisi, Zafer Yalçınpınar EditörEkleyen Ussuz | 31 Ocak 2009 | 20:35Teleskopla Bir Gece Daha Leonard CohenEkleyen Ussuz | 28 Ocak 2009 | 14:52 | Yorum yok
Dön bana
acımasız boş oda
İnce Bizans yüzü
bu yeni oruca hükmet
yaralıyım zahmetsiz merhametle
Ne baba olayım
ne de oğulÇıplak Elle Av I Özgür TemizEkleyen Ussuz | 26 Ocak 2009 | 20:06 | 2 Yorum
dilimin ucunda
dikenli bir sarmaşık büyüdü
ben ki dilimle getirirdim,
ağır ıslak geceleri,
iki nokta yan yanahantalsın uyukum! rüya bitti, ne diye sen ..
Aşktan İçin Dedi ki Dedi Bir İbrahim AzarEkleyen Ussuz | 26 Ocak 2009 | 06:41 | Yorum yok
kendine uzanır tanrıeller bakışı,
yıldızlar büyüdü kadınım
koynunda her gece göğü´nünbağdaş bir lacivert koyu, orası:
—köküne dur dilek kipi insan-fiil,
ama ki Sokağı’nda ölücü zaman!
Varışsız I… İbrahim AzarEkleyen Ussuz | 23 Ocak 2009 | 19:54 | Yorum yok
uzanır, tutarı elleriyle bir kol; "—kapıdan
pembevî ya, düş bir mendil!" için, uzanır
O çarpıntısıyla kalbinin MİNİK, V parmakları
(tutabilme isteği midir güvercinleri melek:
-kokla, öp!) açılıp kapanır sevişler keresi
çekil perdeleriyle tüm-pencerelerine odanın
durarak boyunca geceler boyu yıldızlara ah!
Doğu Kalpli Bir Sencil Çocuk, Kat’î Büyümez Çirkinkent! İbrahim AzarEkleyen Ussuz | 23 Ocak 2009 | 19:49 | Yorum yok
"Değil katregil bir deniz düşer şimdi düşmavi:
—Orda’sına kendinin şehirlersiz göklerle var!"
IYapay sevinç ve mut, yontma ya ki taşbiley
adam ve kadınlar;
bir insaniyetsiz çağ düşümü! Orada
ve her yerde, her şeyde kalaba canlısı;
kendilerine secde tap, öküz:Altın ve put!
Kesafet ve İrtifa César VallejoEkleyen Ussuz | 23 Ocak 2009 | 10:44 | Yorum yok
Yazmak istiyorum ama çıkan sadece köpük,
Çok şey söylemek istiyorum ama saplanıyorum çamura;
nasıl söylenirse söylensin yoktur rakam, bir toplam olmadan,
nasıl yazılırsa yazılsın yoktur piramit, köksüz.Yazmak istiyorum ama bir puma gibiyim,
defne olmak istiyorum ama benim pembeleşen soğan;
nasıl ses verirse versin yoktur öksürük,
sisin içinde yitmeden,
ne tanrı ne de tanrı’nın oğlu vardır,
tecellisiz.Geceydi, ateşe verdim… Leonard CohenEkleyen Ussuz | 23 Ocak 2009 | 10:06 | Yorum yok
Geceydi, ateşe verdim sevdiğim evi
Parladı eşsiz bir halka
Gördüm bir anlığına ayrık otlarını, taşları
Ötesi — yokluğu her şeyin.Geceden ürken kimi gök mahlûkları
Geldiler yine dünyayı görmeye
Ve yitip gittiler ışıkta.Solo Piano İbrahim AzarEkleyen Ussuz | 13 Ocak 2009 | 21:09 | Yorum yok
"Kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum
Yeniden doğmak için çıkardığım yangından."E.CANSEVER
Ben nasıl tuttuysam seni, kutsalına inanmak gibiydi bu sevginin; sunakları helal kadındın isterdim -Allah bilir ya, isterim yine doluca- tek, yüreği savurca bir adamsam da genç… (O’nu, benim kadar tanımadılar; biliyor musun İbrâhim?) Ne varsa iyiden ve güzelden yana, değil olsun kötü-çirkin sahipsizliğin; kalbimizindir işte bu hepsi değil öte, söylen kalabilmekse şu da aşk: Evrenyılı kıvanç duyduğumuz, gıpta gözlerinden adam ve kadınların!
…Ve çokbir adamın yapmadığıydı; ben
Tuttum masaya sakınmaları koydum
-Kıskandığımsa, sakladığımdan kendimi;
Edipbilmez, Cemalbilmez -pek
Allah da bilmezdim hâlbuki…Ölüm Vaazı César VallejoEkleyen Ussuz | 9 Ocak 2009 | 21:28 | Yorum yok
Ve sonunda girilir artık ölümün hükümranlığına
sahnededir manga, geçmişin parantezi,
paragraf ve ayraç, devasa el ve ayrılışı iki sesli harfin;
- nedendir Asur masası? Nedendir kilise minberi,
gürültüyle sürüklenen vandal möble,
hatta sonlara doğru şiddetlenen inziva?Baykuşî ya da Kuşlar Türküsü İbrahim AzarEkleyen Ussuz | 9 Ocak 2009 | 04:12 | Yorum yok
I
Deli ırmak gözlerimse akıtmalardan bir gece
Sevdanızdı büyük ölümlere ıslanırım için
O en genişinde insan göğümüzün
Kuşlar türküsü yüzyıllardır 21.(Allah bilir ya Cemal Abi de kan atlıydı öyle
yalınel ateş çocuklarındandı Tanrı’nın)Kuşak senfonisini yürürken bir gülün de!
lirik vadi Aziz Kemâl HızıroğluEkleyen Ussuz | 9 Ocak 2009 | 02:35 | Yorum yok
hayat bir bağevi küsüp gitme dost
konakla salkım büyütaynalarda devinen zamanı örtme
arada bir sil
komşularına terazili söz ver
susku çiçeklerini konuştur
geceye saçını yıkat
sabaha ses yakıştırKaybolan Öfke Nalân KaradumanEkleyen Ussuz | 9 Ocak 2009 | 02:27 | Yorum yok
İçinde soğuk ve sessiz bir öfke büyüyordu. Oturmuş, ellerini dayamışken koltuğun kenarlarına ve tırnakları avuç içlerini yakarken ve başı boynundan, saçlarından tutulup iyice geriye çekilmiş gibi dimdik durur ve bakarken…
Esna kendini koltuktan kalkmamaya zorluyordu. Karşısında gördüğü her neyse, bir zamanlar belki onu çok korkutmuştu. Oysa şimdi; hiç… Öfkeden kararmış gözlerle boşluğa bakıyor, belli belirsiz dudakları oynuyordu. Dışarıdan bakan biri onun alçak sesle küfrettiğini düşünebilirdi.
Oysa Esna kısık bir sesle, kelimelerin pek de anlamlarını seçemeyerek, unutmamak istermiş gibi, sürekli kendi adını tekrarlıyordu:
“…Esna, Esna, Esna kanın damarlarda kayışı, güm. atışı, güm, oradan yükselirken, güm, güm, Esna, Esna, kanın savruluşu, adaleler arasında incecik çizgiler, kasılmak, hiç açılamamak, tutuluyor her bir kas tek, tek. Esna, dur. Esna kalkma, geçer, geçer. Esna…”


