Logo Background RSS
  • Dans Trans Dans   Erdoğan Kul
    Ekleyen Ussuz | 3 Şubat 2010 | 21:45 | 1 Yorum 1 Yorum Comments

    dansta namlusu ivmenin. başını kovalayan ışın yuvarlağı, burkuk. zamanın rastgele çıkartılmış gömleklerinden, yoksa, hangi birini giyinip kendine gelsindi dünya?

    bir de yağmurun uzunluğuna çakılı çocuk. usulca kalkıp üstünden kanın inceliş çığlığı, yarıyor baştan başa evleri ve gözden göze.

    uzun habercilerinin üstünde çakan son soru: kayaların tuz damarı mı bellek? Devamı »

  • Çukur   Işıl Altınmakas
    Ekleyen Ussuz | 2 Şubat 2010 | 06:31 | Yorum yok  Comments

    Boynunda sallan mai
    Griye dönen taş
    Kesik başı ellerinde
    Kalakalmış gövdesiz
    Siyahın geçişi denizlerden başlar
    Kışın soğuğu bedenden
    Sessiz kalır çukurlar
    Gözün son noktasında Devamı »

  • Dinamik Kaos, Mustafa Atiker   Editör
    Ekleyen Ussuz | 24 Ocak 2010 | 20:05 | 1 Yorum 1 Yorum Comments

    Mustafa Atiker‘in ilk şiir kitabı Dinamik Kaos çıktı.


    Yayıncı : HA Yayınları (Ankara, Şubat 2010) Devamı »

  • Yaş Kırk Sekiz, Ölme Vakti   Sabiha Kötek
    Ekleyen Ussuz | 23 Ocak 2010 | 12:42 | 2 Yorum 2 Yorum Comments

    Yıllar önce modern İran edebiyatının en önemli öncülerinden biri olan Sadık Hidayet’in “ Kör Baykuş” kitabını okurken, kitabıma bir göz atıp da yazarın ilk sayfadaki yaşam öyküsünü okuyan bir arkadaşım, “ Vay canına! Kırk sekiz yaşında intihar etmiş, ne muhteşem! Tam da ölünecek bir yaş!” demişti. O zaman çok da ilgimi çekmeyen bu tepki, geçenlerde okumakta olduğum, gelmiş geçmiş en büyük düşünür- eleştirmenlerden biri olan Walter Benjamin’in kitabındaki yaşam öyküsünde kırk sekiz yaşında intihar ettiğini öğrenmemle olanca netliğiyle beynimde çaktı. Üstelik ikisi de kendi anavatanları olmayan bir yerde, Paris’te intihar etmişti. Biri doğu kültüründen, diğeri batı kültüründen gelen bu iki büyük kalemin ölümü karşılama zamanı, yeri ve şeklindeki böylesi benzerlik, bende kırk sekiz yıllık yaşamlarının benzer yanlarının neler olduğu merakını doğurdu. Ne de olsa, şairin dediği gibi, “ Hiçbir şey ölümünden daha çok benzemezdi insana”. Devamı »

  • YANKININ KEMİKLERİ   Samuel Beckett
    Ekleyen Ussuz | 22 Ocak 2010 | 01:08 | Yorum yok  Comments

    Türkçeleştiren:
    Suat Kemal Angı 

    AKBABA

    yeryüzünün ve gökyüzünün kabuğuna
    açlığını kafatasımın göğüne sürüklüyor

    üstüne pike yaptığı meyyal
    çarçabuk toplamalı hayatını onların ve kaçmalı

    kirli bir mendil ile alınmış alaya
    açlıktan kıvranan yer ve gök çöplük oluncaya Devamı »

  • Deniz Maviyse Martılar İzmirli’dir   Hakan Hakkı Cankatan
    Ekleyen Ussuz | 21 Ocak 2010 | 00:42 | Yorum yok  Comments

    bütün güzellikler geçicidir otobüsü
    geçmeyi unutmaz Eşrefpaşa’dan
    döş uzak bir bakışla evlenir
    bu yüzden günler kısalırsa
    ay incinir karşıdan

    imbat eserse kordon renklenir
    sıcak bir yudumdur aşk Devamı »

  • MARSİLYA’DA ESRAR   Walter Benjamin
    Ekleyen Ussuz | 16 Ocak 2010 | 06:17 | Yorum yok  Comments
    Türkçeleştiren:
    Suat Kemal Angı
     
    Ön Açıklama: Esrarın etkisini göstermeye başlamasının ilk işaretlerinden biri, “kasvetli bir önsezi ve huzursuzluk hissi, tuhaf, kaçılamaz bir şeyin yaklaşıyor olduğu duygusudur. (…) İmgeler ve imgeler silsilesi, uzun süredir gizli kalan hatıralar belirir; tüm görünümler ve durumlar tecrübe edilir.Bunlar başlangıçta ilginçtir, arada bir zevk bile verir, ama sonunda, onları başınızdan defedemediğiniz noktada, yorgunluğa ve eziyete dönüşür. Olan biten her şeyle birlikte, söyledikleri ve yaptıkları da kişiyi şaşırtır ve teslim alır. Kahkahaları ve söylediği her şey kendi dışında oluyormuş gibi gelir. Aynı zamanda, esinlenmeye ve aydınlanmaya varan deneyimler yaşar. (…) Uzam genişleyebilir; zemin inanılmaz dikleşir; atmosferle ilgili şaşırtıcı olaylar meydana gelir: buğu, saydamlığını yitiren ve ağırlaşan hava. Devamı »

  • “WALTER Benedix Schönflies BENJAMIN’LE YAŞAMAK”tan 5 fragman…   Suat Kemal Angı
    Ekleyen Ussuz | 16 Ocak 2010 | 03:58 | Yorum yok  Comments

    16 Kasım 2008. Memleketimizin güzide yayınevlerinin birinin çok değerli editörlerinden birisiyle yayınevine sunduğu dosyası üzerinde tartıştığı bir sırada, elindeki “Siz akraba evliliğinden mi oldunuz?” baltasını kendi edebi yaşantısının tam orta yerine bütün gücüyle indiren –hani dün gece rüyama giren!– bir arkadaşım var. (Başka bir yerde ve uzamda olsa, mizah duyumunun en parlak örneklerinden biri olarak işe yaraması kaçınılmaz olan bu kahramanca soruyu, bu durumda arkadaşımın bazı gizli güdülerle kasten sorduğunu düşünmemem için bir neden yok, ama aynı zamanda, onun artık ikiye bölünmüş bir adam olarak yaşadığını da biliyorum! Olsun. O şimdi Ariadne için iplik eğiriyor. “Beri yandan, içeriden evlenmenin, uygun gen bileşimi bulunduğu zaman, şampiyon yarış atları çıkardığı da bilinen bir gerçektir. Belki getto çocukları arasından hem ahmaklar, hem dâhiler çıkmasındaki neden budur. İnsan ister istemez Chaim Weizmann’ın vardığı yargıyı anımsıyor: Devamı »

  • Kurtçuk ve Çocuk   Erdoğan Kul
    Ekleyen Ussuz | 14 Ocak 2010 | 03:37 | Yorum yok  Comments

    vınlıyor çürüyüşü kurtçuğun
    çürüyüşü sıra kurtçuğumuzun.

    "saydam yaz gecelerimizin içobur
    ayışığına sunmak için
    en uygun simge hayvan o"

    diye düşünüyor, çoktan aynanın karşısında
    yaşamını düzeltirken kaybolmuş çocuk: Devamı »

  • Paradoks   Hüsniye Sakar
    Ekleyen Ussuz | 14 Ocak 2010 | 00:58 | Yorum yok  Comments

    "dingin bir kayık
    kendi kendine konuşan bir göl
    gökyüzü’’

    Kadir Aydemir
    (Jale Kahraman’ın "Botlar" adlı resmi üzerine yaptığı çalışmasından)

    1
    derin bir uykuda
    toprağın karnındaki karınca
    girmek istedim uykusunun hayatına

    2
    bir fısıltı geldi rüzgardan
    yıktı küçük tepeleri
    bozdu rüyasını geleceğin Devamı »

  • -ilk defa kokuna…   Ömer Ediz Yoraz
    Ekleyen Ussuz | 14 Ocak 2010 | 00:39 | Yorum yok  Comments

    -ilk defa kokuna ağladım, şimdi şiirimde yarım sigaran
    saplı durur, kanatırken gökyüzünde yırtık bir parçam,
    öfkeyle sızarım, göğsümde ıslak sen..-

    sıradan korkular değil sahipleniş, kalabalıktan
    şehvetle uzaklaşmak, sonunda aynısı,
    değişmez siyah.. Devamı »

  • Çöl - Malihulya   Metehan Karaduman
    Ekleyen Ussuz | 29 Aralık 2009 | 09:15 | Yorum yok  Comments

    üç şey öğrendim
    hiçbir harfi silemezsin
    hiçbir ok bulmaz hedefini
    arpın çözülen telleri söylüyor
    nefesimle kurumuş otlar
    her avcı kayıptır
    işittiğinde Devamı »

  • Açık Dilde Manifesto   Antonin Artaud
    Ekleyen Ussuz | 26 Aralık 2009 | 06:19 | Yorum yok  Comments

    Çeviren:
    Erdoğan Kul
     

    Eğer Şeytan’a da Tanrı’ya da inanmıyorsam, bunca güçlü bir yıkma eğilimi duyuyorsam içimde, mantıkça kabullenebildiğim ilkelerin düzeninde hiçbir şey yoksa eğer, asıl neden etimdedir.

    Yıkıyorum, çünkü akıldan ortaya çıkan her şey güvenilmezdir benim için. Ben, ancak iliğimi coşturan kanıta inanırım, kendini Aklın yoluna uydurabilen kanıta değil. Düzlemler buldum sinir alanında. Şimdi kanıtları değerlendirmeye hakkım olduğunu düşünüyorum. Benim için, Aklın alanıyla ilgisi bulunmayan saf etin alanında bir kanıt vardır. Akılla kalp arasındaki çatışkı, tam da benim etimde karar kıldı, ama sinirler tarafından sulanan etimde. Ölçüye gelmez etki alanında sinirlerin sağladığı imge, en yüksek zihinselliğin biçimini alıyor -zihinsellik vasfını soyutlamayı reddettiğim. Demek ki ben, içinde şeylerin gerçek ışımasını taşıyan bir kavramın oluşumunu izliyorum, bana yaratma sesiyle ulaşan bir kavramın. Bir imge aynı zamanda Bilgi değilse ve onun açıklığını taşıdığı kadar özünü de taşımıyorsa, beni tatmin etmez. Kopuk kopuk akıl yürütmelerin bitkin düşürdüğü zihnim, yeni, mutlak bir çekim gücünün çarkına kapılmak istiyor. Devamı »

  • Abdal   Mustafa Atiker
    Ekleyen Ussuz | 24 Aralık 2009 | 18:21 | Yorum yok  Comments

    yanına geliyorum seni daha yakından görmek için
    havai fişekler gibi dağılan saçlarını örmek için buradayım
    her yakın geçmiş uzak bir gerçektir
    yalnız kalmayı denemediğin için henüz umutların var biliyorum
    yine bir kulübe aramak dağlarda
    ve ben sislerle örtülüyüm
    kaç kere çarpıyorum ve çınlıyorum hayvanların ağzından
    kaya parçaları
    kuşların ya da uçakların düşüşü bir işaret değildir artık
    başka türlü anlamalıyım seni Devamı »

  • Melal   Ali Yıldızeli
    Ekleyen Ussuz | 24 Aralık 2009 | 01:30 | Yorum yok  Comments

    Ay yorgunu dağlar canlı cenaze
    gibi gülümserken kayalıklardan
    gölgeme baktım.

    Ses veren kaya son kez çınladı
    ve soğumaya başladı
    kül torbası bir düşüncede. Devamı »