Latest Headlines
0

Zaman Zaman

II
Zaman Zaman.

Öğle vakti neminde tutuklu gecenin.
Dört duvarın yorgun tulumbası
tahliye ediyor
zamanı zamanı zamanı zamanı

Devamı »

0

KafEsi

sen düşüreceksin ki yer gülecek
bunun adı yüz geni çocuk
bir çizgiyle birleşecek siyahı gecenin
her işlemin eşiti alnındaki sıfıra

gece ve karanlık yağıyor yağmur
bilmiyor düş üşümelerini sabrın

Devamı »

0

Sonyaza Dipnot:

soluk alıp verişi evlerin balkonlar. hüznün durağı ve bahçesi, sevincin nabzının attığı panayır. sıkıldım kentin dilinden. şuraya bir sandalye yeter. iş stresinden, bankalardan, seçim sonrası ülkeyi bekleyen kaostan…

kaçmalıyım… biraz da kendimden; soyunacakmış gibi gövdemden, dağılıp kat kat…

Devamı »

0

SONYAZDAN KALAN

…kim bilir neden? yitirmişliğin avuntusu kırlar. sevimsiz bir serseriyi oynuyorum günlerdir. kararsız ve sinsi; geçerken alışkanlığın uysal yastığından, bir safsatayı dillendiren; lüzumsuz. güneş biraz daha oyalanacak buralarda, henüz vakti çok. ama ben kapatmalıyım pencereyi. yudumlarken bayat çayımı, son kez göz kırpacağım, balkona ulaşmaya çalışan asmanın dalındaki boş yuvaya…

Devamı »

1

Sendeyim

her şeye bir ip bağladım ve fısıltıyla konuştum
hiçbir şey kaybolmasın diye
yaklaşan ormanın sesini dinledim
serin ve vahşi

tanrım bu güzellik beni öldürecek
hiç kimsenin bu güzelliği beni öldürecek

Devamı »

0

Ütopya

Yepyeni bir ülke kurulmalı; bildiğimiz tanrıların, dualara cevap veren tanrıların uzağında, insan kokusundan uzak bir ülke. Doğamızın tüm karanlığıyla, yalnızız: herhangi birimize atanacak bir ad ya da sıfat bulunabilir mi gerçekten? Bu ışık sızdırmaz yapıdan kurtulmak için, sokakları birbirine çıkmayan şehirler; geri dönüşler ve tekrarlamalar doğasını sıyırıp atmak için, sürekli ‘Sırat’ inşa edilmelidir.

Devamı »

1

ardak

eşyanın ruhuna sığınalım, giz
yalnızlığa, düşünde deli bir fırçanın
eylemsiz bekleyiş, hiçzaman…
çevrilmiş masmavi yorgunluk, hep
uzak ülke gülümsemesi
kaos kuşlarını emziriyor terli cesetler
çürük flamalarında köhnemiş buyurganlık
susboyut, akıl içi varlık
kendimize yalanlar büyütelim

Devamı »

0

Sevmek Gerçekten Olanaklı mı?*

Çeviren: Erdoğan Kul

Sevmek, gerçekten olanaklı mı?

Aşk, yanılsamaların en şehevisidir, çocuğum. Şimdi iyi kulak ver bana: Sevmek, sahiplenmekten başka bir anlam taşımaz.

Peki, seven biri, bu sevgisinin sonucunda neyi sahiplenecektir? Bir bedeni mi? Ona gerçekten sahip olması için onun oluşum ögelerini kendisinin kılması, onu yemesi, kendi bedenine dönüştürmesi gerekmiyor mu?… Bu olanaksız eylem gerçekleştirilse bile, bu ne kadar sürebilir ki? Baksana, bedenlerimiz hep aynı kalmıyor, başkalaşıma uğruyor. Üstelik, gel bakalım bedenimizin mülkiyeti bize mi ait (yalnızca duyularına sahibiz bedenimizin)? Hem, karşımızdakinin bedenine bu yolla sahip olduğumuzu farz etsek bile, o artık bizim kendi bedenimizleşeceğinden, yani başkasının olması artık son bulacağından, aşk için gerekli bir koşul olan öteki varlık ortadan kaybolacak, böylece aşk da yitip gidecektir.

Devamı »

0

bahar’a ağıt

sunağında ağladım
günlerce
sıyrığımdan akan bir damla kanla
ve sesin takılıyordu uyanışıma
kokun terledikçe tenimde
gümüş sepetlerden
kaya diplerine bitiyordu
renklerim
bulutlar da kaldıramıyordu

Devamı »

1

Daldıktan sonra bütün atlar uykuya

daldıktan sonra bütün atlar uykuya

biricik kadınım, sen yürürsün benimle
güçlükle kımıldanırsa şu bir çeşit şehir
kendini önemseten alacakaranlıkta

dokunur musun (şimdi) beklenmedik ve dillenmemiş

bir kıpırdanışla sakince gözlerime?

Devamı »

Toplam 31 sayfa, 20. sayfa gösteriliyor.« İlk...10181920212230...Son »