Logo Background RSS
  • Buz   Işıl Altınmakas
    Ekleyen Ussuz | 11 Aralık 2009 | 12:08 | Yorum yok  Comments

    bekleme
    kırmızı gülen adam
    giden addır sadece
    kalan matem
    geçmiş bir mimoza sarısı
    sen bir tutam mor
    belki
    zamanda kaybolan bin an
    başlamak yeniler mi acıyı
    yoksa Devamı »

  • Kışa Dipnot:   Selami Karabulut
    Ekleyen Ussuz | 9 Aralık 2009 | 08:42 | Yorum yok  Comments

    yatağını değiştiren aşklarım, yazamadığım şiirler, zamana
    uyak arayan kalbim, sonunu beklediğim söz. yaklaştığım son

    çatılara yağan kar mı beyaz kum taneleri mi
    güzle ilkyazın arasındaki sonsuzluk
    kabuğuna çekilen böceğin kalın uykusu

    şehvetle sarmaş dolaş inilen kuyu, çekilen su, yüzü serinleten
    esenlik, damarlardan boşalan kan, emanet bırakılmış döl

    elini üstümden çekince şiir, aşk da bitecek ömrüm de

  • KIŞTAN KALAN   Selami Karabulut
    Ekleyen Ussuz | 8 Aralık 2009 | 10:20 | Yorum yok  Comments

    kendime

    iyi ama nerde? yalın ve yekpare camdan, bir bilyenin dalgınlığı gözleri; çocukların bile uğramadığı bir parkta bulunmuş… soluk soluğa, ki adımları yine de yeryüzüne fazladan bir es… “biraz daha vaktim olsaydı dağları gezecektim.” diyor, kendi kendine. bir safdil denebilir, kim bilir belki de bir şair… uzaktan tanırım onu, yalpalaya yalpalaya çok bilmiş yürüyüşünden. beklediği haberi az önce almışların şaşkınlığıyla dolanıp durur yalnızlığını. geçtiği her sokağın öyküsüyle kararan yüzünü kaçıra kaçıra gölgelerden… Devamı »

  • ORDA - DIETRO CASA*   İbrahim Azar
    Ekleyen Ussuz | 7 Aralık 2009 | 12:00 | Yorum yok  Comments

    belirli bir maviliğini geçiyoruz göğün uçmaklarla
    kaygılar çoğalan bir dünyadaymışız unutalım
    çatlatırcasına gövdeyi bölendir çünkü ikiye bizi bizden
    alıkoymaksa gelip dayanan hep bir zaman
    hep bir zaman oyunlarında geçer saatler kavmi Devamı »

  • Yorum İçin Sararmış Algı Güncesi   Oresay Özgür Doğan
    Ekleyen Ussuz | 7 Aralık 2009 | 11:55 | 1 Yorum 1 Yorum Comments

    Sıradan bakışın ürünü olan sonuçlar, delişmen ortamın salgıladığı hormonlar sayesinde ışıldamaya başlayınca, algı da körleşmeye başlamıştı. Kendine uygun ölçülerle perçinlenmeye doğru sürüklenen sadelik beni korkutuyordu.

    Çoğunluğun, yüreğinin büyük ölüsünü gömdüğü bu bahçede hırçınlaşan dürtüler, dil ve yaratı arasındaki iletişimsizliği de yanına alarak aynanın verimli ovasındaki yangını büyütüyor ve içindeki hazineyi hızla eritiyordu. Devamı »

  • Peşrev   Hakan Hakkı Cankatan
    Ekleyen Ussuz | 7 Aralık 2009 | 11:44 | Yorum yok  Comments

    “sevinmek kendinde değildir
    es us”

    değersizdir çünkü
    sosyal bir yalnızlık içinde çürür
    anlamı törpülenen ilik
    şen bir gönül için zaman nasılsa
    devleşerek yerinden
    ben
    çöplüğünün göğüne gölgesiz güneşler
    döşeyebilir Devamı »

  • Bildiri No:4 (27 Kasım 2009) Denizaltı Edebiyatı   Zafer Yalçınpınar
    Ekleyen Ussuz | 27 Kasım 2009 | 18:21 | Yorum yok  Comments

    1. Yeni yer yoktur. (Oruç Aruoba)
          1.1. Yerler bitmiştir.
               1.1.1. Yeraltı bitmiştir.
               1.1.2. Yeryüzü bitmiştir.
          1.2. Yeni yol vardır.
               1.2.1. Yol denizin altındadır.
    2. Şiir denizin altındadır.
          2.1. Bir denizaltıdır. Devamı »

  • Kabul Günü I   Hasan Ağan Karaduman
    Ekleyen Ussuz | 19 Kasım 2009 | 17:59 | Yorum yok  Comments

    ağaçlar vardı uyuduğum yerde
    ve çağ düşkünü o anlam
    şimdi kendiyle dağılan
    sabahın yaprak sisi
    adım ve yine adım
    eylemsiz rüya çekimi
    bir kare: en yok perde Devamı »

  • Göz ucunda…   Oresay Özgür Doğan
    Ekleyen Ussuz | 17 Kasım 2009 | 04:37 | Yorum yok  Comments

    Sessizlik öfkelendiğinde, anlamın üzerine çöken sözde yeni arayış örnekleri, kelimeleri epeyce örselemişti. Yeni biçimiyle kelimeler, gizemli yaratıkları andırıyordu. En önemlisi yan anlamlar kaybolmuştu.

    Bu boşlukta, sınırlı bir alan içerisinde yaşayan, öngörüsü sınırlı kelebekler tarafından değişime uğratılmış biçimlerden farklı yaklaşımlar doğamayacağını söyledi. Devamı »

  • Orda   İbrahim Azar
    Ekleyen Ussuz | 17 Kasım 2009 | 04:28 | Yorum yok  Comments

    neremi dönsem bir ad çekimi baktığım o yerde
    korkuyorum
    gelip vuracakmışlar gibi beni korkmuyorum ama Odessa
    hayır! kim nereye düşse bir bölge parçasını kalıyordu renklerin
    bir aynı türlüsünü hiç kapanmayan ya da açılan yerlerimizin
    bir ölüm de üstüne sonsuz gizini bırakıyordu usulca
    bir ölüm de avuntular ayartısında uzun mu uzun
    kurup dengesini şaşmaz bir alışkanlığın Devamı »

  • Eski Eflâtun   Latif Köybaş
    Ekleyen Ussuz | 16 Kasım 2009 | 03:56 | Yorum yok  Comments

    Kırmızı bir kiremit bu yalnızlık
    Saçakları buz çığlıklı asmalar yalnızlığı
    Ne zaman gelseler ben ordayım
    Kalabalık kaçkını eski eflâtun
    Zaman süzüyor ellerin bekliyorsun.

    Eskimek, yazgılar günlüğü
    Kurşun gölgeli anılarda Devamı »

  • Saka Loncası   Zafer Yalçınpınar
    Ekleyen Ussuz | 13 Kasım 2009 | 02:06 | Yorum yok  Comments

    bize saka loncası derler
    en yakın gökyüzü bizden geçer

    ellerimizden

    bize saka loncası derler
    evden eve gökyüzü taşırız
    ayaklarımız çıplak
    başımız kabak Devamı »

  • Çöptür Bütün Yazılanlar   Antonin Artaud
    Ekleyen Ussuz | 12 Kasım 2009 | 04:23 | Yorum yok  Comments

    Çeviren:
    Erdoğan Kul
     

    Aklından geçenlerin bir bölümünü dile getirmeye çalışan şu zıpçıktılar,

    domuzdurlar.

    Tüm bir edebiyat sahnesi bir domuz ahırıdır, özellikle bugün.
    Şu, zihinlerinde referans noktaları bulunanların tümü,
    kafalarının belli bir yerinde demek istiyorum,
    beyinlerinin iyi lokalize edilmiş bölgelerinde,
    şu, diline hâkim olanların tümü,
    şu, kendileri için sözcüklerin anlamı olanların tümü,
    şu, sözleri anlam taşıyanların tümü, Devamı »

  • Çöl - Sin   Metehan Karaduman
    Ekleyen Ussuz | 9 Kasım 2009 | 19:06 | Yorum yok  Comments

    beni bu ağacın altında bırakmıştın
    başımı kaldırıp baktım
    ne bulutların geçti üstümden
    ne kuşların uçtu bir daha
    yanmış şehirlerin anlatıldı
    nefesini tutup üç gün dolaştığın
    bana bu ağacın altında söylenmedi Devamı »

  • Ve kesildi yazın boruları…   Georg Heym
    Ekleyen Ussuz | 8 Kasım 2009 | 19:38 | Yorum yok  Comments

    Ve kesildi yazın boruları ölümünde arazilerin,
    Çekip uçtu karanlığa art arda bulutlar.
    Ama küçüldü kenardaki ormanlar böyle bitkin,
    Yasa bürünmüşler, tabutların matem alayları gibi.

    Gür söyledi fırtına şarkısını ağaran tarlaların dehşetinde,
    Girdi kavaklara, eğip büktü beyaz bir kuleyi. Devamı »