Latest Headlines
0

Dejavu

Ne zaman öldüğünü anımsayamıyordu.

Karanlık, kalbini henüz tam kaplamamış, ona son bir anımsama fırsatı vermişti.

Küçüklüğünde öbür çocuklar gibi oyuncakları olsaydı sonraki yolculukları bu denli dalgın geçmezdi. Okul dönüşü kopardığı bir çiçeğin kendisiyle gelmeyip, ellerine gölgesini bırakarak, hiç belli etmeden kaybolduğu günü görüyor şimdi. Gülümsüyor, itirazsız bir uzanış çekiminde. İçinde olmadığı ama yaşanmışlığını ona bitiştiren günü.

Bu, diyor, sorusu olmayan yanıtlardan.

 

0

siyah papatyalar

basit şeylerdi, yürüdüğümüz tarih gerçek mi
istenç dışı koşarak kurduğumuz hayat, tanrı’nın
sesi gürlemişti gökyüzünden yeryüzüne: öldü
tanrı! deyin bakalım “o, artık kimsesizdir!”:
sessiz ve derinden inleyen yaşamın sonu,
sonsuzluğun dirilmesi bilgiye gömülü ölüm.
özgür kıldı beni, hepten rahatsız etti, cismimi
hakikiyyûndan oluşan acılar dünyası: bulunç
ötesi edgü nereye gitti, gider, gitsin gidebilirse!

bana aklım kaldı; ne çok sevindim siyah
papatyalar açtı ve çoğaldılar kafesinde toprağın:

Devamı »

0

Öğretmenim Ölüyor

Çev. Hasan Ağan Karaduman

Martha zariftir diyorlar
Çalışıyosun kuşkusuz bu uğurda
Nedendir hep seni görüşüm
uzanırken dağınık bir yatağa
dolarken elini bir telefon kablosuna  
Nedendir hep seni görüşüm
saklarken kirlenmiş ince çoraplarını
şömineye
Martha konuş benimle
Ölüyor öğretmenim
Çoktan öldü kıkırdak ekleyen gülüşü
kemikleşmiş gerçeklerin arasına
artık çatırdayan gerçeklerin arasına
Martha konuş benimle
Mountain caddesi ölüyor

Devamı »

0

DENK

kalkınca ırak
görünüşünden
sorguya bir pelte bırakan alın
gidip ikinci kez vurur
dün öldürdüğü kendini

boy boy sabahlar yanında
kır yanığının
efendisi koridorlar getirmiş
az açılacak gözüne

Devamı »

1

Ece Ayhan’ın Şiirlerinde Mitolojik ve Masalsı Ögeler*

Özet: Mitoloji, hem Batı edebiyatında hem de Türk edebiyatında şairlerin yer yer yöneldikleri bir alandır. Yalnızca klasik şairlerin değil, kimi modern şairlerin de bu alanın verimlerinden yararlanarak şiirsel anlatımlarına bir tür zenginlik kazandırdıkları görülür. Kuşkusuz, mitolojik ögeler gibi masalsı ögeler de şiirsel imgelem için yeni açılım olanakları sunar. Çağdaş Türk şiirinde bu ögeleri şiirlerine taşıyan adlardan biri olan Ece Ayhan, onları kendine özgü bir tarzda işlemesiyle dikkati çeker.

Anahtar Kelimeler: şiir, mitoloji, masal, Ece Ayhan, Türk şiiri, İkinci Yeni.

Giriş

Bu yazının amacı, İkinci Yeni hareketinin önde gelen şairlerinden Ece Ayhan’ın şiirlerindeki mitolojik ve masalsı ögeleri saptamak, onun bu ögeleri işleyiş biçimindeki özgün yönleri ortaya kaymaya çalışmaktır.

Şiirle mitoloji arasında, temellerindeki zihinsel çabanın niteliği bakımından kendiliğinden bir ilgi olduğu söylenebilir. Mitosların doğuşu evreni, dünyayı, doğa olaylarını “kişileştirerek yorumlama”ya (Necatigil 1995: 7) dayandığına göre, bu edimin bütün süreçleriyle birlikte şiirsel bir özelliğe sahip olduğunu kabul edebiliriz. Şiirle mitoloji arasındaki ilişki, mitosların doğuş ve oluşum süreçlerinin şiirsel nitelikli oluşuyla sınırlı kalmaz; ayrıca mitoslar, “hem sanat yapıtları yoluyla günümüze taşınmış hem de sanat yapıkları için önemli olanaklar sunmuşlardır.” (Afacan 2003: 13).

Devamı »

0

Mühür

zamanın yırtık eti sevgilim,
ağzımı sana eksilten

çiçekbozumu yalnızlık’ın serinliğini yürürken
horlandığım kalabalık
gece’körü düşük dünyanın karnında
yağmurun kemikleriymiş meğer
gözlerimde kırılan

düşün zarafetinden
işgal ediyorum yüzünü
yüzün bir sırrın ayaklanması
sağır kuşların ses bilgisi
ormanı sürüklerken peşinden yaprak uçuşu

Devamı »

0

Çöl – Fark

baktığım yerden
ekinleri ayırmış rüzgar saçlarını ellerin
tepeyi aşan bir yol çıktıkça hafiflediğim

her bir kelimeni kağıttan okudum
durmak dudaklarımı kurutuyor
uzak bir deniz iniyor çıkıyor kanımda

bir adım daha atıyorum
her şey dönüyor bir kez daha
her şey zamanda çözülerek isimsizliğine

Devamı »

0

OLMAK YAĞMURDA

parmaklarımı takıyorum yağmura
dönüyor plak

yerdeki toztop beynin güngeçiği yanıklarında
söylev veren serinlemek duygusu yine
başlatmak diliyor başı sonu eşape
ille kızlı ışıkların ormanında tutuşup
kalayım koşusunu

biliyorlar dokunmayı denediğimde tekrar
yumuşaklığın son içindeki sarışın bulut
giderir parmaklarımdan eti bir bakarım ki ellerim

Devamı »

0

remilci günlüğü

birinci gün
aşkı koyuyorum tuzlu suya
ağlarken kum döküyor

ikinci gün
şaşkın bir anne bırakıyorum
sabır öfkeye bilenme öğretiyor

üçüncü gün
anılar istifliyorum sıralı sırasız
yara yarayı kanatıyor

Devamı »

0

LXXV*

Çeviren: Hasan Ağan Karaduman

………..Sen ölüsün.
Ölmüş olmanın nasıl da tuhaf bir biçimi. Herkes
ölmediğini söyleyebilir. Ama sen gerçekten
ölüsün.

………..Süzülüp gittin sadece o tül perdenin
ardına arştan arza uzanan,
bir görünüp bir kaybolan alacakaranlıklarda
titreşerek senin yaranın tumturaklı
tabutu acı vermezden önce sana. Ben
diyorum ki yaşam aynada olandır
ve sen gerçek olansın, ölümsün.

Devamı »

Toplam 31 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345102030...Son »