Logo Background RSS
  • Bir Zamanlar Sevginle   Emre Küçükoğlu
    Ekleyen Ussuz | 24 Aralık 2009 | 01:20 | Yorum yok  Comments

    Körlük,
    İhtiyatlı sağırlık,
    Ait olduğumuz çoğul hiçlikler havuzunun felçli görüntüsü.
    Sana, ona, buna bulaşan koşulsuzluk direnci.

    (Pencereler kardan buz kaplamış. Yemeği yine sıcak indirmişsin
    ateşten. Dur biraz, bu koku… bir şey mi yanıyor? Ütünün fişini
    çekmeyi unutma. Yaz gelince oraya götüreceğim seni; oraya işte! Hani!
    Bildin değil mi ? Bugün çok güzelsin; sana neden yalan
    söyleyecekmişim ben ? Haydi boş ver artık dışarıdaki sesleri, beni
    dinle sen. Bugün sana hangi gazeteyi okuyayım? Yavaş iç biraz, yine
    üstüne döktün.) Devamı »

  • Titrek Sızı   Latif Köybaş
    Ekleyen Ussuz | 24 Aralık 2009 | 00:53 | Yorum yok  Comments

    Sen ilk o gün geldin
    Sürgüsü mayınlı, kederli kapıma
    Bir yaşamın unutulmuş yırtık sayfasıyla
    Kurumuş bir kelebek kanadında
    İçimin ormanına,
    Umudu yaralı, titrek bir sızıydım
    Külünde eşkıya düşler kovaladığım
    Közleri utangaç mangalımda. Devamı »

  • Büyü   Hilde Domin
    Ekleyen Ussuz | 23 Aralık 2009 | 23:56 | Yorum yok  Comments

    …Ama insanın
    en korkulu karşılaşması
    insandır.

    Alacakaranlıkta
    bize doğru gelen
    bir insan,
    yalnız birisi,
    belki de bir insan kümesi
    tanımadıklarımızdan, Devamı »

  • SESSİZLİK, KADIN, ERK…   Işıl Altınmakas
    Ekleyen Ussuz | 16 Aralık 2009 | 06:46 | Yorum yok  Comments

    kapalı ıslık tutardı kadın
    dilinden uzatılır dökülmez kağıda
    bir izlek tadı dukalarında
    geri düz mü yoksa kıvrılır mı zamana?

    Sessiz geçerdi saatler
    An ve anın bulutu kanardı
    Derken kenar yarası görünürdü uzaktan
    Başlangıç batar
    Susuz geçmiş göğüs kafessiz konuşurdu Devamı »

  • Buz   Işıl Altınmakas
    Ekleyen Ussuz | 11 Aralık 2009 | 12:08 | Yorum yok  Comments

    bekleme
    kırmızı gülen adam
    giden addır sadece
    kalan matem
    geçmiş bir mimoza sarısı
    sen bir tutam mor
    belki
    zamanda kaybolan bin an
    başlamak yeniler mi acıyı
    yoksa Devamı »

  • Kışa Dipnot:   Selami Karabulut
    Ekleyen Ussuz | 9 Aralık 2009 | 08:42 | Yorum yok  Comments

    yatağını değiştiren aşklarım, yazamadığım şiirler, zamana
    uyak arayan kalbim, sonunu beklediğim söz. yaklaştığım son

    çatılara yağan kar mı beyaz kum taneleri mi
    güzle ilkyazın arasındaki sonsuzluk
    kabuğuna çekilen böceğin kalın uykusu

    şehvetle sarmaş dolaş inilen kuyu, çekilen su, yüzü serinleten
    esenlik, damarlardan boşalan kan, emanet bırakılmış döl

    elini üstümden çekince şiir, aşk da bitecek ömrüm de

  • KIŞTAN KALAN   Selami Karabulut
    Ekleyen Ussuz | 8 Aralık 2009 | 10:20 | Yorum yok  Comments

    kendime

    iyi ama nerde? yalın ve yekpare camdan, bir bilyenin dalgınlığı gözleri; çocukların bile uğramadığı bir parkta bulunmuş… soluk soluğa, ki adımları yine de yeryüzüne fazladan bir es… “biraz daha vaktim olsaydı dağları gezecektim.” diyor, kendi kendine. bir safdil denebilir, kim bilir belki de bir şair… uzaktan tanırım onu, yalpalaya yalpalaya çok bilmiş yürüyüşünden. beklediği haberi az önce almışların şaşkınlığıyla dolanıp durur yalnızlığını. geçtiği her sokağın öyküsüyle kararan yüzünü kaçıra kaçıra gölgelerden… Devamı »

  • ORDA - DIETRO CASA*   İbrahim Azar
    Ekleyen Ussuz | 7 Aralık 2009 | 12:00 | Yorum yok  Comments

    belirli bir maviliğini geçiyoruz göğün uçmaklarla
    kaygılar çoğalan bir dünyadaymışız unutalım
    çatlatırcasına gövdeyi bölendir çünkü ikiye bizi bizden
    alıkoymaksa gelip dayanan hep bir zaman
    hep bir zaman oyunlarında geçer saatler kavmi Devamı »

  • Yorum İçin Sararmış Algı Güncesi   Oresay Özgür Doğan
    Ekleyen Ussuz | 7 Aralık 2009 | 11:55 | 1 Yorum 1 Yorum Comments

    Sıradan bakışın ürünü olan sonuçlar, delişmen ortamın salgıladığı hormonlar sayesinde ışıldamaya başlayınca, algı da körleşmeye başlamıştı. Kendine uygun ölçülerle perçinlenmeye doğru sürüklenen sadelik beni korkutuyordu.

    Çoğunluğun, yüreğinin büyük ölüsünü gömdüğü bu bahçede hırçınlaşan dürtüler, dil ve yaratı arasındaki iletişimsizliği de yanına alarak aynanın verimli ovasındaki yangını büyütüyor ve içindeki hazineyi hızla eritiyordu. Devamı »

  • Peşrev   Hakan Hakkı Cankatan
    Ekleyen Ussuz | 7 Aralık 2009 | 11:44 | Yorum yok  Comments

    “sevinmek kendinde değildir
    es us”

    değersizdir çünkü
    sosyal bir yalnızlık içinde çürür
    anlamı törpülenen ilik
    şen bir gönül için zaman nasılsa
    devleşerek yerinden
    ben
    çöplüğünün göğüne gölgesiz güneşler
    döşeyebilir Devamı »

  • Bildiri No:4 (27 Kasım 2009) Denizaltı Edebiyatı   Zafer Yalçınpınar
    Ekleyen Ussuz | 27 Kasım 2009 | 18:21 | Yorum yok  Comments

    1. Yeni yer yoktur. (Oruç Aruoba)
          1.1. Yerler bitmiştir.
               1.1.1. Yeraltı bitmiştir.
               1.1.2. Yeryüzü bitmiştir.
          1.2. Yeni yol vardır.
               1.2.1. Yol denizin altındadır.
    2. Şiir denizin altındadır.
          2.1. Bir denizaltıdır. Devamı »

  • Kabul Günü I   Hasan Ağan Karaduman
    Ekleyen Ussuz | 19 Kasım 2009 | 17:59 | Yorum yok  Comments

    ağaçlar vardı uyuduğum yerde
    ve çağ düşkünü o anlam
    şimdi kendiyle dağılan
    sabahın yaprak sisi
    adım ve yine adım
    eylemsiz rüya çekimi
    bir kare: en yok perde Devamı »

  • Göz ucunda…   Oresay Özgür Doğan
    Ekleyen Ussuz | 17 Kasım 2009 | 04:37 | Yorum yok  Comments

    Sessizlik öfkelendiğinde, anlamın üzerine çöken sözde yeni arayış örnekleri, kelimeleri epeyce örselemişti. Yeni biçimiyle kelimeler, gizemli yaratıkları andırıyordu. En önemlisi yan anlamlar kaybolmuştu.

    Bu boşlukta, sınırlı bir alan içerisinde yaşayan, öngörüsü sınırlı kelebekler tarafından değişime uğratılmış biçimlerden farklı yaklaşımlar doğamayacağını söyledi. Devamı »

  • Orda   İbrahim Azar
    Ekleyen Ussuz | 17 Kasım 2009 | 04:28 | Yorum yok  Comments

    neremi dönsem bir ad çekimi baktığım o yerde
    korkuyorum
    gelip vuracakmışlar gibi beni korkmuyorum ama Odessa
    hayır! kim nereye düşse bir bölge parçasını kalıyordu renklerin
    bir aynı türlüsünü hiç kapanmayan ya da açılan yerlerimizin
    bir ölüm de üstüne sonsuz gizini bırakıyordu usulca
    bir ölüm de avuntular ayartısında uzun mu uzun
    kurup dengesini şaşmaz bir alışkanlığın Devamı »

  • Eski Eflâtun   Latif Köybaş
    Ekleyen Ussuz | 16 Kasım 2009 | 03:56 | Yorum yok  Comments

    Kırmızı bir kiremit bu yalnızlık
    Saçakları buz çığlıklı asmalar yalnızlığı
    Ne zaman gelseler ben ordayım
    Kalabalık kaçkını eski eflâtun
    Zaman süzüyor ellerin bekliyorsun.

    Eskimek, yazgılar günlüğü
    Kurşun gölgeli anılarda Devamı »