Yağmur izlerini aralayıp sokağı seyrettiğim de gördüm ilk. Boş bakışlarımdan kaçan kocaman bir siluetti gelip geçen. Sağanaklara kapılıp giden, gözyaşlarımdan uzaklaşan bir hayalet. Pencere pervazlarına saklanmış, camlara çizilmiş dokunuşlarımda sersemlemiş bakışlarıydı benden kaçırdığı… Saçlarının arasına gizlenmiş, oradan da yüreğine bir yol olmuş ışıltıydı gördüğüm. Islanmış ayakkabıların açılmış kenarlarından fışkıran bir özleyiş…
Ne zaman baksam, bir an dikilirdi karşıdaki salkım söğütün dalları arasında; ve kırbacını savururdu benden yana. Ellerime kurumuş yaprakları dökülürdü. Koşarak kaçardı sonra… Kızardığını gidişinden görürdüm. Utanmış yanaklarının pembeliği vururdu cama…
Devamı »



