Logo Background RSS
  • Sadece bir gülü yaslanacak   Hilde Domin
    Ekleyen Ussuz | 29 Ekim 2009 | 23:35 | Yorum yok  Comments

    Kendime oda hazırlıyorum havada
    canbazlar ve kuşların arasında:
    yatağım duygunun trapezinde
    sanki rüzgârda bir kuş yuvası
    en son ucunda dalın.

    Bir yorgan satın alıyorum en yumuşak yününden
    güzel ve özenle taranmış koyunların Devamı »

  • Çıplak Elle Av IV   Özgür Temiz
    Ekleyen Ussuz | 27 Ekim 2009 | 01:02 | 2 Yorum 2 Yorum Comments

    kurumuş bir göl gibisin yanılmış gönlüm
    tanınmaz dinlenmez sanrılarla gelir sesin
    ve bu kırık bir ok gibi dururken ortasında
    çığlıklar, öfke dolar dilime
    dilime dilimde türkülerden bir pas

    ben ki dilimle getirirdim.. ne diye bu sevdayı. boş. Devamı »

  • geri dönüp içeri girdiğim…   Ömer Ediz Yoraz
    Ekleyen Ussuz | 24 Ekim 2009 | 23:26 | Yorum yok  Comments

    -geri dönüp içeri girdiğim terli tarih, mayısına kaçtığım
    deniz yapıştı yakama, linç ediliyorum,
    soruyorlar… bataklık gözler…-

    duvar yarıyorum, öcümden dizili, önüme
    kalın ve gereksiz ücra, hayalin terbiye ediyor,
    fit taşan kiralık, uhde, kalabalık aşk Devamı »

  • gün delik Gülizar   Serkan Engin
    Ekleyen Ussuz | 23 Ekim 2009 | 10:21 | Yorum yok  Comments

    günün deliğini kalbinle yamar gündelikçi Gülizar
    yoksulluğun bodrum katında üşür düşleri
    rakı rampasını tırmanırken gün boyu kocası
    akşam dayak dağları karşılar gündelikçi Gülizar’ı

    mülkiyeti aklayamaz silmekle
    açlığa barikat avuçları Devamı »

  • Susmak Gerekmişti   Hakan Hakkı Cankatan
    Ekleyen Ussuz | 20 Ekim 2009 | 19:55 | Yorum yok  Comments

    boşluğun sonsuzluğunda yıkanan tanrıların
    bittiği yerde başlar yolculuğu suyun

    koklayıp ilkelliğin sızısını
    kavganın olmadığı bir yel bulmaktı
    huyum
    yaprağın gizlediği iklime eklenmedi Devamı »

  • Spinoza Üzerine Reda Bensmia’ya Bir Mektup   Gilles Deleuze
    Ekleyen Ussuz | 16 Ekim 2009 | 07:49 | Yorum yok  Comments

    Çeviren:
    Erdoğan Kul
     

    Bu dergide şahsıma ithafen yayımlanan son derece yüksek düzeyli makalelerden çok etkilendiğimi ve Lendemanis’nin bu gözü pek davranışından kendi adıma onur duyduğumu belirtmeliyim. Ben de, elimden geldiğince, başından beri ilgimi çekmiş olan Spinoza’ya ilişkin bir sorunu açarak -tüm cesaretimle onun koruyucu kalkanının ardına sığınıp- bu gözü pek davranışınıza bir karşılık vermek istiyorum. Bu, aynı serüvende “yerimi almam” için bir fırsat da olacaktır ayrıca. Büyük filozofların aynı zamanda büyük üslupçular olduğunu düşünüyorum. Felsefenin sözvarlığı üslubun bir ögesiyken; bir yandan ortaya yeni sözcükler sunmakla, bir yandan da sıradan sözcüklere alışılmadık anlamlar yüklemekle üslup, her zaman sözdiziminin bir konusu olmuştur. Ama sözdiziminin kendisi, dizimsel hatta dilsel olmayan (dilin dışında yer alan) şeylere doğru bir tür tazyiktir. Devamı »

  • hayır   Hayati Baki
    Ekleyen Ussuz | 14 Ekim 2009 | 19:57 | 2 Yorum 2 Yorum Comments

    bu sonsuz dönüş bu yollar:
            dağların ağırlığı altında
            büyüyen bu istenç, aklın
            gönlünü çelen yanan rüzgâr
            yorgun soluma: sonrasızlık
            içinde lirik güneş.

    yazıyorum: içimde ateşle Devamı »

  • Sadık Hidayet Alaylı Bir Aldatmaca: Yaşam   Sabiha Kötek
    Ekleyen Ussuz | 14 Ekim 2009 | 19:53 | Yorum yok  Comments

              Modern İran edebiyatının en önemli öncülerinden biri olan Sadık Hidayet 17 Şubat 1903 tarihinde Tahran’da aristokrat bir ailede dünyaya gelir. Altı yaşına kadar sevimliliği, cana yakınlığı ve konuşkanlığıyla ailenin ilgi ve sevgi odağı olmasına rağmen altı yaşında birden sessizleşip içine kapanır. O andan sonra yaşamı boyunca iflah olmaz bir münzevidir artık o. En sert, en radikal eleştirilerini bile sessizce, odasına kapanarak, oyun arkadaşlarından kaçarak ve yazarak haykırır bundan böyle. Devamı »

  • Orda   İbrahim Azar
    Ekleyen Ussuz | 14 Ekim 2009 | 19:19 | Yorum yok  Comments

    ´´uzasın; bir duruşmak sonrası çatlayacak sabır
    ve dağılacak sıvası ev ve ev ellerimizin de.´´

    park boylu bir yalnızlık ilk kimde görmüştüm onu
    gezinen kendi içinde hep aynı varışın şarkısı
    -benim ayaklarım da geçişlerdi, anahtarlardı-
    ve hep aynı yere çıkmanın şaşı sabırsızlığı Devamı »

  • Tesettürlü Cümleler   Emre Küçükoğlu
    Ekleyen Ussuz | 14 Ekim 2009 | 19:16 | 3 Yorum 3 Yorum Comments

    Saat beş.

    Güneşin doğmasına hâlâ saatler var. Yatağın içinde küçük kızımla yatıyorum. O uyuyor, bense televizyonda dün gece canlı yayınlanan tartışma programının banttan kaydını izliyorum. Hükümetin sosyal güvenlik reformu taslağını eleştiriyorlar. Kel profesör, zaman zaman sol kulak memesini çekiştirerek burnuyla oynayarak bir de gözlerini sık sık kırparak söz alıyor. Devamı »

  • Kıyıma Vur   Latif Köybaş
    Ekleyen Ussuz | 14 Ekim 2009 | 18:56 | Yorum yok  Comments

    Gazete yırtıkları ve kirli zaman
    Kıyıma vur
    Çamur ve yapışkan bir ilk olsun bu
    Ölümler tutunurken
    Zorba sancılar pas tutsun ufalansın.

    Yangınlar dağılsın Devamı »

  • Zaman Zaman   César Vallejo
    Ekleyen Ussuz | 13 Ekim 2009 | 21:12 | Yorum yok  Comments

    II
    Zaman Zaman.

    Öğle vakti neminde tutuklu gecenin.
    Dört duvarın yorgun tulumbası
    tahliye ediyor
    zamanı zamanı zamanı zamanı Devamı »

  • KafEsi   Hakan Hakkı Cankatan
    Ekleyen Ussuz | 7 Ekim 2009 | 19:42 | Yorum yok  Comments

    sen düşüreceksin ki yer gülecek
    bunun adı yüz geni çocuk
    bir çizgiyle birleşecek siyahı gecenin
    her işlemin eşiti alnındaki sıfıra

    gece ve karanlık yağıyor yağmur
    bilmiyor düş üşümelerini sabrın Devamı »

  • Sonyaza Dipnot:   Selami Karabulut
    Ekleyen Ussuz | 7 Ekim 2009 | 19:38 | Yorum yok  Comments

    soluk alıp verişi evlerin balkonlar. hüznün durağı ve bahçesi, sevincin nabzının attığı panayır. sıkıldım kentin dilinden. şuraya bir sandalye yeter. iş stresinden, bankalardan, seçim sonrası ülkeyi bekleyen kaostan…

    kaçmalıyım… biraz da kendimden; soyunacakmış gibi gövdemden, dağılıp kat kat… Devamı »

  • SONYAZDAN KALAN   Selami Karabulut
    Ekleyen Ussuz | 7 Ekim 2009 | 19:34 | Yorum yok  Comments

    …kim bilir neden? yitirmişliğin avuntusu kırlar. sevimsiz bir serseriyi oynuyorum günlerdir. kararsız ve sinsi; geçerken alışkanlığın uysal yastığından, bir safsatayı dillendiren; lüzumsuz. güneş biraz daha oyalanacak buralarda, henüz vakti çok. ama ben kapatmalıyım pencereyi. yudumlarken bayat çayımı, son kez göz kırpacağım, balkona ulaşmaya çalışan asmanın dalındaki boş yuvaya… Devamı »