Latest Headlines
0

Sonrasız

Durdum.

Gece terliyordu avuçlarımda.
Gövdesi sus işlemeli  yalnızlığın sırtına tırmanıyordu,
gözlerine deniz kaçmış bir çocuk.
Kedi gölgesi geçiyordu saçlarından.
Yüzüne kangren olmuş gürültüler çiziyordu,
ağzının çukuruna gömülürken düşlerinin cesedi.

Yürüdüm.

Tırnağım etinden kopuk.
Sızlıyordu sokağın adı, ah kalabalığın kanserli ağrısı!

Devamı »

0

Aziz Kemal Hızıroğlu, “Şiir, Aşk ve Devrim”

“Şair ile şiiri arasındaki en önemli ilişki etik-estetik yakışmasıdır. Yaratıdaki estetik, yaratıcıdaki etikle uyum halinde değilse, şiirin güzelliğinin bir rastlantı ya da intihal becerisinden ibaret olduğu zamanla anlaşılır.” (s. 8 )

Devamı »

0

Kıyı II

ben bir sınırın taşı değilim
ben bir mezar taşıyım
kim dikti beni buraya
benim için biten bir savaş yok
benim içinde kaybolduğum
hep aklımda ve yanı başımda
kumrallaşmış şehir ahlakına açılan dar bir patika
dolaşıyorum dağlarda
yalnızlık değil bu yavrum
yalnızlık benden uzaklarda
benim hiç bir şeyim yok ve hiç bir şey olmadı bana
benim hiç bir şeyim yok tapındığım mezar taşlarından başka
ve hiç bir şey dokunmadı bana bu taşlardan başka

 

0

Kıyı

geriye ne kalır deme
bir yosun parçası da bulsan getir bana
bir yıldız çiçeği olur mu
bu dünyada olmayan bir sen kaldın
bu rüzgarda yetişmeyen bir yıldız çiçeği gibi kaldın
bir yelkenli geminin küpeştesinde paramparça bir pusula
bir şehir gibi kaldın bir liman gibi bir dağ gibi
boynu bükük  bir papatya sonsuz bir elvada gibi
deniz gibi bir şey
sallanıyor
ama varolmuyor
bu bir dünya

Devamı »

0

yarım yazılara prelüt

eşiklerden dön rüzgâr
ormanında dulda bul
avcını kaçırma av
kendini unuttur şafak
gelmemek için diren
defneyi geceye giydir

yolu bekleme yolcu
duraklardan geç git varış
düşünce günlerini yık

Devamı »

0

Ol’ma

 

Geceyi öptüm, karanlığımdan uzun. Gün tümsekli bir yalan,
bakışlarımın görmezliğinde
ahraz yüzünün hamağı
düşlerimin uykusu

Doğma. Her oluş üveyliğin.
Kendini denize gömüyor, orada
bir martı.

0

suyla boşluk arası

- sakar’lığı saygın bir kum çocuğa -

kimbilir ne zordur kum yalnızlığıyla doğmak
koca çölün ortasında sessiz bir çığlık olmak
kimsesiz kaktüslerin türkülerine bulanmadan
kök salma arzulu nilüferlerden uzak
öykülere girmeden denizdekine dokunmadan
umarım zordur düşlere teyelli kalmak

bir türlü geçmek ve değişmek bilmeyen
dost sokuluşlu şeytan-zaman soloları
alabildiğine can sıkıntısı kafilelerle hüzün
çatılmış süngülü sevdalar ve kan içinde gölge
sonrası karınca sürüleri ve fosilleşmiş balık
unutturulan uzaklığı hangi yakınına çekeceksin
yoo hayır  bana sorma
henüz doğmadım çocuk

Devamı »

0

Ay Deniz’e düştü. Adı’m; Su!

Planlanmış bir cinayetin kurbanlarıydık,
intihar mektubumuz yazıldığında…
Çığlıklarımızı duymayacak kadar sağırdı kalabalıklar,
sürüle sürüle sürgünleri aşındırmış yollardık.

Yüzünü gömerdim içime,
ne zaman sus(a)san yarına.
Sözlerimi soyuyordun sevgilim
güneşine yasladıkça başımı
çırılçıplak kalıyordum karşında
göğüs kafesimden güvercinler havalanıyordu
dudağındaki emek kırıntılarına doğru…

Şehirler zil zurna sarhoş,
sokaklar iliklerine kadar sırılsıklamdı aşktan!
Ayazın güne kesik olduğu gecelerde,
ağlarına takılırdın yalnızlığımın.
Gök yıldızları kovardı kucağından,

Devamı »

0

çöl – orak

baktığında bir
yüzünden geçer ırmak
eğilip suya ver saçlarını  
bakışı kuş
okurken yazısını saçlarının
dalgalanır yüzün
çekilip kaybolduğun
yer
gözlerimden
derin

baktığında bir
buğday tarlasında elim

Devamı »

0

Metinlerarası İlişkiler Bağlamında Ece Ayhan Şiiri

Özet: Bu yazıda, genel olarak “metinlerarasılık” teriminin tanım ve belirli biçimlerinden hareketle Ece Ayhan’ın şiirleri incelenmeye çalışılmıştır. Metinlerarası ilişkilerin yalnızca yazılı metinlerle sınırlı olmadığı, bu terimin çok daha geniş bir ilişkiler ağını imlediği göz önünde tutularak, mevcut kuramsal yaklaşımların yanı sıra, seçilen örneklerin de gerekli/olanaklı kıldığı ölçüde bir sınıflandırmaya gidilmiş; konuya ilişkin terimlerin, yapılmaya çalışılan tanımlar doğrultusunda yeterli sayıda örnekle desteklenerek somutlanması amaçlanmıştır. Konu Ece Ayhan özelinde irdelenmekle birlikte, aynı zamanda “bir şair”in/“şair”in imgelem ve söylem evrenini belirleyen, ona kaynaklık edebilen metinsel arka planın işlevine de dikkat çekilmek istenmiştir.

“Metinlerarasılık” (intertextuality), “metnin özerkliği” düşüncesinin benimsenmesinden sonra, özellikle 1960’lı yıllarla birlikte kimi eleştirmen ve kuramcıların metni tanımlama çabalarına bağlı olarak kullanımı yaygınlaşan bir terim olmuştur.[1] Bununla birlikte, çalışmalarını bu alan üzerinde yoğunlaştırmış olan Mikhail Bakhtin, Julia Kristeva, Roland Barthes, Michael Riffaterre, Laurent Jenny, Gerard Genette gibi belli başlı kuramcıların genellikle birbirlerinden farklı yöntemler izledikleri, bu terimin kapsam ve temel niteliği açısından farklı yönleri öne çıkararak daha çok öznel tanım ve terimleri doğrultusunda kendi kuramlarını geliştirmeye çalıştıkları görülür. Bunları ayrı ayrı ele alıp karşılaştırmak, ortak ve farklı yönlerini tek tek göstererek işlevselliklerini tartışmak bu çalışmanın kapsam ve amacını aştığı gibi farklı bir araştırmayı gerektirir.  Kubilây Aktulum’un konuyla ilgili yapıtının “Sonuç” bölümünde vurguladığı gibi, denebilir ki yapılan “onca tanımlamaya ve çalışmaya karşın bu kavramın tam olarak sınırları çizilememiştir.”[2]

Devamı »

Toplam 31 sayfa, 6. sayfa gösteriliyor.« İlk...45678102030...Son »