bırakmadığın için değil bırakamadığın için

başının altına bir taş koy
ver iğnelenen yüzünü
yüzünden okuyana

gözlerini aç
üzerine bir kabuk bir deniz koy
zaman içine çekilip etraf tozuşurken
yeni bir dilsizlik kurulur

bırak
ne ellerinle topladığın yıldızlar çiçek
ne uzayıp uzayıp bir basamak eksik kaldığın
ne iç denizlerden dış çöllere çıkan iğri yol

taşlar içinden
insan taşların içinden sarılır

bırak
uçtuğun uçmak değil
tuzun acısı
gözlerinde iğrilenen