About Emre Küçükoğlu

Bu Üye henüz herhangi bir bilgi doldurmadı.
So far Emre Küçükoğlu has created 8 blog entries.

Şiirlerini Çekmecelerinde Saklayanlar

|2010-11-01T17:12:53+03:001 Kasım 2010|Öykü|

Şiirlerini çekmecelerinde saklayan kadınlar sevdim.

Her ay sonu maaşları tükenirken annesi ve kız kardeşiyle kavga edenler. Oysa çok bir şeyler almazlardı kendilerine. Nemlendirici krem, çorap, yazları ve ay başı günlerinde fazladan iç çamaşırı hepi topu. Kız kardeşleri okuyordu hala. Bitiremedikleri fakültelerde veremedikleri dersler vardı. Hocalarına istediklerini veren […]

Çağırmak

|2010-08-02T03:08:55+03:002 Ağustos 2010|Şiir|

çağırmak sesi duvarlarda
yükselen bir aşk kadar sen
aynadaki karanlık
yüzünün kanatlarına dönüşmeden orda;
tanrı’nın yaralarını gizliyor
zaman kuyusunun kuraklığı
çatlıyor ayaklarından
sokaklardan koparılmış sahipsizliği
bir kedi dikkatinden alınma veya
bir köpeğin gelişi gibi;

EKSİK SABAHLAR ANTOLOJİSİ

|2010-07-12T04:26:04+03:0012 Temmuz 2010|Düzyazı, Öykü|

Bu sabah da ağladın aynanın karşısında
Gözlerinin şişliği gitsin diye suyu bol vurdun yüzüne
Havluyla her kurulamanın ardından yeni bir dalgaya engel olamadı kirpiklerin
Bu sabah da dün sabah olduğu gibi ağlayarak kapattın banyonun kapısını. Dönüp sana baktım, yorgun güzelliğine. Saçma ‘günaydın’ tonunu duymadım. Başımı […]

Yağlı Üstübü

|2010-03-06T06:21:18+03:006 Mart 2010|Şiir|

tinerci çocuklara…

üzerimde eylül tozu görüyorsanız
hazirandan beri saklıyorumdur
kandırdım

kırmızı bültenle arananlar
listesinde resminiz
yağlı üstübüde patlayan güneş […]

Bir Zamanlar Sevginle

|2009-12-24T01:20:06+03:0024 Aralık 2009|Deneme, Düzyazı, Öykü|

Körlük,
İhtiyatlı sağırlık,
Ait olduğumuz çoğul hiçlikler havuzunun felçli görüntüsü.
Sana, ona, buna bulaşan koşulsuzluk direnci.

(Pencereler kardan buz kaplamış. Yemeği yine sıcak indirmişsin
ateşten. Dur biraz, bu koku… bir şey mi yanıyor? Ütünün fişini
çekmeyi unutma. Yaz gelince oraya götüreceğim seni; oraya işte! Hani!
Bildin […]

Sabaha Karşı

|2009-11-07T22:58:55+03:007 Kasım 2009|Öykü|

Gece son demlerini yaşıyordu dağların üzerinde. Sabaha karşı dinginlik ile hareketin henüz çakışmadığı saatler… Çiğli bulutlar seferden dönüyor, küçük çıkınlarında yağmur gizleniyordu. Rüzgârdan saklanan yağmur, ansızın görünür kılıyordu kendini ormana. Ağaçlar etrafa mis kokular yayarak damlalara kucak açıyordu.

Eski geceler gibiydi bu gece de. Huzurlu, zaman zaman […]

Tesettürlü Cümleler

|2009-10-14T19:16:07+03:0014 Ekim 2009|Öykü|

Saat beş.

Güneşin doğmasına hâlâ saatler var. Yatağın içinde küçük kızımla yatıyorum. O uyuyor, bense televizyonda dün gece canlı yayınlanan tartışma programının banttan kaydını izliyorum. Hükümetin sosyal güvenlik reformu taslağını eleştiriyorlar. Kel profesör, zaman zaman sol kulak memesini çekiştirerek burnuyla oynayarak bir de gözlerini sık sık kırparak […]

Cecile

|2009-10-02T20:26:54+03:002 Ekim 2009|Öykü|

Kendi etrafında döndü.
Bir güzelliğin şekillenişi…
Saçlarındaki beyaz kurdelenin çözülüp uçacağını gördüm.
Saçlarının kurdeleyi kanatlarından yakaladığını…
Şaşkınlık içinde sanki, gözlerini kırpıştırdı ve ellerini sevinçli bir
haber almış gibi heyecanla birbirine vurdu. Yerinde duramıyordu.

"Ah, bu renkler! Baharın huzurlu seslenişi. Çok seviyorum bu
çiçekleri, şu yeşil suyun üzerindeki […]

Go to Top